Viyana

Viyana Gezi Rehberi

Viyana için ‘kadın kadar baş döndürücü, aşk şarkısı kadar romantik, gizemli bir mektup kadar anlaşılamaz’ deniyor. Bizce haksız da sayılmazlar; sayısız sanat, tarih, doğa ve bilim müzeleriyle, görkemli saraylarıyla ve kiliseleriyle, her keşfettiğiniz sokakta karşınıza çıkan müzisyenleriyle, üst üste tam 7 kere Dünya’nın en yaşanılabilir şehri olma ünvanını başka bir şehir hak edemezdi herhalde.

Viyana, ‘hayal şehri’ ve pek tabii tahmin ettiğiniz üzere ‘müzik şehri’ olarak anılıyor. Müzik şehri olarak anılmasındaki en büyük payı, kimi Viyana doğumlu kimi de Avrupa’nın başka bir şehrinde doğmuş ama ömrünü Viyana’da geçirmiş; Wolfgang Amadeus Mozart, Ludwig van Beethoven, Joseph Haydn, Johann Strauss, gibi müzisyen ve bestecilerine aittir. Büyük bir müzik şehri olarak kabul edilen Viyana’da önemli müzik üniversiteleri yer alır. Müzik pencerelerden sokaklara akar, şehrin her köşesinde müziği hissedersiniz. Burada kendinizi sanata kaptırmakta özgürsünüz ve emin olun ki bunun için pek bi çaba sarfetmeden zaten kendinizi içinde bulacaksınız. Bir diğer ünvanı olan, hayal şehri tanımıyla anılmasının sebebi ise Sigmund Freud’un geliştirdiği Psiko Analiz tekniğidir.

Bu kadar övgünün art arda yağmasında, Viyana’nın çok güzel ve yaşanabilir bir şehir olmasının yanında (Ekin’in) Viyana’da yaşıyor ve okuyor olmasının da elbette önemli bir payı var. Bu yüzden bu seferki şehir anlatımımıza yanlı bir gözle bakıyoruz. :)  Yaşadığımız şehirlerdeki anılarımızı yorumlamanın, seyahatlerde deneyimlediğimiz keşfetme heyecanı ve yeni anılar biriktirme hevesinden farklı olduğunu düşünüyoruz. Sizce de öyle değil mi?

Viyana’yı anlatırken mesleki deformasyonlara da uğrayabiliriz. Bir mimarlık öğrencisinin gözüyle yorumlayacağız :) Tabi bunda Viyana’nın mimari olarak büyük bir çeşitliliğe sahip olmasının da epey payı var. Barok, Rokoko ve Gotik mimari izlerini şehrin belli bölümlerinde görebilirsiniz. Viyana, modern şehir seviyesine ek olarak zengin bir tarihe, bu tarihin yarattığı izlere ve kalıntılara sahiptir. Şimdi gelin bunu detaylandıralım ve Viyana gezi rehberi yazımıza başlayalım;

Viyana 23 farklı bölgeden oluşan bir şehirdir. Özellikle 1. Viyana kısmı Roma mimarisinden etkilenerek inşa edilmiştir. 1. Viyana’da görülen bu zenginliği, buradan uzaklaştıkça bulmak çok mümkün değildir. Viyana, günümüzdeki halini 19.YY’ın ortalarında almıştır. Bu döneme kadar şehir surlarla çevriliymiş ve hızla artan nüfus ile büyüyen şehir bu surların içerisinde kalmıştır. Taa ki 1850 yılında surlar yıkılana kadar. Bu tarihten sonra sur hizası boyunca, şehrin en görkemli binalarının bulunduğu Ring Strasse planlanmış ve bu cadde üzerinde meşhur Opera Binası, Hofburg Sarayı, Sanat Tarihi ve Doğa Müzeleri, Parlamento Binası, Rathaus (Görkemli Belediye Binası), Tiyatro, Viyana Üniversitesi gibi önemli yapılar birbiri ardına sıralanmış. Viyana büyük bir şehir olmasına rağmen, bir düzen içerisinde yer alan turistik yerleri sebebiyle, sizi harita kullanmaya zorlamıyor. Hem gezmesi zevkli, hem de kompakt bir alandan bahsediyoruz.

Tarihsel olarak bakarsak, Avrupa Rönesans tarafından kuşatılmışken Viyana ise düşmanlarca kuşatılmıştır. (Hello Turkey, en önemlisi de biziz) Bu nedenden dolayı Rönesans’ın bu şehre merhaba demesi çok mümkün olmamıştır. Fakat bunun yerine, göze daha şatafatlı, detaycı ve bir o kadar da kibirli gözüken Barok tarzı bu şehrin çehresini değiştirmiştir.

O halde;

 

Viyana’ya Nasıl Gidilir?

THY ve Pegasus‘un her gün tarifeli seferleri ile İstanbul’dan Viyana’ya gelmek mümkün. Hem AHL SAW üzerinden seferler yapılıyor. İzmir’den gelmek için ise Sun Express‘in her gün seferi var.

Genellikle ortalama bilet fiyatları tek gidiş 60 euro civarında oluyor. Tabii bunun çok daha altına da bilet bulmak mümkün. Hatta şunu da eklemekte fayda var, Schengen ülkeleri arasında en uygun fiyata uçak bileti bulabileceğiniz destinasyonların başında Viyana geliyor. Tecrübe ile sabittir :)

İçinizdeki gurbetçi çocuğu öldürmediyseniz aracınızla da gelebilirsiniz. İstanbul’dan 1563 km. dedi Google. Biz gidiş gelişlerimizde uçağı tercih ediyoruz.

 

Viyana’da Nerede Kalınır?

Viyana’da nerede kalınır sorusu için direkt bir otel önerisi veremiyoruz fakat lokasyon olarak önerimiz var. Şunu da söylemekte fayda var ki Viyana kesinlikle bütçe dostu ucuz bir şehir değildir. Bunun yansımasını kalacak yer arayışınızda da göreceksiniz. Viyana’da kalacak yer arayışınızda booking.com yine en yakın dostunuz olacaktır. Booking.com üzerinde yer alan bir çok seçenek arasından ‘genius’ fırsatlarını kaçırmamaya özen gösterin. En güzel indirimleri yakalayarak seyahatinize avantajlı başlayın çünkü birçok Avrupa başkentine kıyasla pahalı bir şehre geliyorsunuz. Eğer ev kiralayıp kalmak isterseniz bir diğer seçenek ise Airbnb olabilir.

Lokasyon olarak ise İnneren Stadt (1.Viyana) tarafını merkeze yakın olmanız açısından öneriyoruz.

Viyana’ya Ne Zaman Gidilir?

Viyana’ya veya burası gibi parklarla dolu başka bir Avrupa şehrini ziyaret etmenin en güzel dönemi Bahar dönemidir. Bu şehre gelirken de bu döneme plan yapmanızı tavsiye ederiz. Kış mevsiminde yeterince soğuk olduğunu söyleyelim. Çok yoğun kar yağışı olmasa bile ayazı epey yoğun oluyor ve güzel Viyana parklarının tadını çıkarmak için kış mevsimini tercih etmeyin. Uyarıldınız.

Eğer kış gezginiyseniz ve soğuğu seviyorum diyorsanız Christmas zamanı gelin ve Christmas pazarlarının ve yeni yıl süslerinin güzelleştirdiği şehri görün. Sıcak şarabınız yanınızda olduğu müddetçe keyifle hayatta kalabilirsiniz :) Viyana Christmas marketleri için ayrıca bir yazı da hazırlıyoruz.

 

Viyana’da Ulaşım

Viyana’da geniş bir Metro, Tramvay ve otobüs ağı var. Bir çok gezilecek yere giderken metro ile tramvay yeterli olacaktır. Ulaşım geniş imkanlarla yapılıyor.

Buraya geldiğinizde qando uygulamasını indirerek bütün ulaşım imkanlarını dakika dakika takip edebilirsiniz. Çok faydalı ve sürekli kullandığımız bir uygulama.

Metro çalışma saatlerine gelirsek, hafta sonları 24 saat boyunca aralıksız çalışırken hafta içleri gece 12.30 civarı son bulur. Sabahları ise 5 civarı tekrardan çalışmaya başlar.

Metronun tam gün çalıştığı yerlerde tramvay tam gün çalışmaz. Tramvayın bittiği noktada ise gece Otobüsü çalışmaya başlar. Aslında bu bir döngü içerisindedir ve bir şekilde ulaşırsınız :) qando uygulamasını indirmeyi unutmayın!

Metro ücretleri ise tek gidiş 2.20 Euro fakat 24, 48 ve 72 saatlik kartlar ile haftalık kartlar mevcut. Şöyle bir absürtlük var, haftalık kart 72 saatlik karttan daha ucuz.  Ücretler için daha detaylı bilgi almak üzere linke buyursunlar. http://homepage.univie.ac.at/horst.prillinger/ubahn/english/fares.html

Bu arada metro istasyonlarındaki makinelerden aldığınız bu kartlar aynı zamanda tramvay ve otobüs için de geçerlidir. Şu bilgiyi de araya sıkıştıralım, biz Türkler kaçak iş yapmayı severiz ve kaçak işi başarıya ulaştırınca kendimizi zafer kazanmış sayarız ya, metroda giriş çıkışları kimse kontrol etmiyor diye kaçak binmeyin. Vallahi bir kontrole yakalanırsanız cepleri 103 Eurocuk kadar boşaltırlar haberiniz olsun.

Gelelim havaalanından şehre nasıl ulaşacağınıza, eğer taksiye binerseniz şehir merkezine ulaşmak için asgari 35-40 Euro ödemeniz gerekir. Viyana’da taksicilik mesleğinin tamamen Türk’lere teslim edildiğini söyleyebiliriz. Pazarlık sünnetimizi yerine getirmeniz için size fırsat!. Bu arada Über kullanımı epey yaygın olduğu için tavsiye ederiz.

Fakat buna gerek yok çünkü tren ile ki bunun adı ‘S Bahn’ olarak geçer, kişi başı 3.70 Euro ödeyerek şehir merkezine ulaşabilirsiniz. Eğer Viyana metrosu için geçerli bir biletiniz varsa bu tutar 1.70 Euro olacaktır.

S bahn ile hava alanına giderken de Wien Mitte durağından her saatin 19 ve 39 geçe vakitlerinde yapılan 2 seferlerinden biriyle gidebilirsiniz.

Tren ile gidişte bir diğer alternatif ise özel bir tren firması olan ‘CAT’ ı kullanmak. Yine Wien Mitte’den kalkar ve eğer THY yolcusu iseniz tren istasyonundaki CAT ofisinde yer alan makinelerden check in imkanınız vardır. Yeter ki low cost airlines ile uçmuyor olun, geri kalanlar için check in imkanınız CAT ofislerinde! Reklam koktu dimi! Fakat CAT’ın Vip hizmetinin x3 bedeli var. 3.70 Euro olan bilet fiyatı burada 12 Euro seviyesine çıkıyor.

Şehri dolaşırken ise bunu yürüyerek yapmanızı öneririz. Yine tecrübelerimize dayanarak söyleyebiliriz ki 15 km. lik bir yürüyüş performansı gösterirseniz bütün merkezi dolaşmış olursunuz. Adımsayarınızı açıp yürüyüşe başlayın!

Diyorsanız ki biz yoruluyoruz bizi yürütmeyin, o halde en güzel seçenek olan metroyu kullanın.

 

Viyana’da Gezilecek Yerler

Viyana pek çok turistik imkanı ve görülmesi gereken yeri içinde barındıran bir şehir olduğu için gezi planınızı yaparken önceliklerinize göre karar vermenizi öneririz. Örneğin park mı daha çok istiyorsunuz yoksa müze mi gezmek istiyorsunuz? Viyana sokaklarında kaybolarak mı şehri keşfetmek istiyorsunuz yoksa direkt olarak popüler turist noktalarına mı gitmek istiyorsunuz? Eğer hepsini birden yapmak istiyorsanız bu şehre 4 gün ayırmanız gerekebilir.

O halde, ne istediğinizi bilmediğimiz için size genel bir rota çizeceğiz ve aşağıda bütün gidilecek yerleri detaylandıracağız. Eğer uyarsanız mutlu ayrılacağınıza inanıyoruz, yıllardır burada boşuna dirsek çürütmedik :)

Bizce Viyana’ya başlamak için en güzel nokta olan Karlsplatz, metro ve tramvayın da merkezidir ve her yere buradan ulaşmak mümkündür.

Turunuza Karlsplatz’dan başladınız, burada meşhur Opera binasını göreceksiniz şaşırmayın. Sonrasında Kärtner Straße boyunca ilerleyerek Viyana’daki Sthephans Meydanına ulaşabilirsiniz. Burada Meşhur Sthephans Dom (Katedral) yer alır. Burası aslında Viyana’nın gerçek anlamdaki merkezdir ve Viyana’nın 1. bölgesidir. Katedralin yanındaki evin numarası ise 1 dir.

Katedrali gördünüz. Sonrasında sola dönerek Graben’den geçip meşhur Hofburg Sarayına ulaşabilirsiniz. Sarayın bulunduğu meydanda roma kalıntılarını, Sisi müzesini, İspanyol at okulunu göreceksiniz. Bu meydana çıkan yolda ise meşhur Demel pastanesini gördüğünüzde bir molayı hak ettiniz demektir. Bir Apfel Strudel (elmalı turta) yiyerek bizi anın.

Bu meydanın sol tarafında ise ulusal kütüphane yer alır. Kütüphanenin hemen karşısından ilerlediğiniz zaman ise Sanat tarihi ve doğa müzesine ulaşırsınız. Zaten bunları gördüğünüzde ikiz bina oldukları için direkt ayırt edeceksiniz. Yazımızın başında bahsettiğimiz Ring Strasse üzerindesiniz ve görmeniz gereken birçok yer burada yer alıyor. Sağ tarafa ilerleyerek, Parlamento, Tiyatro, Rathaus ve Üniversiteyi göreceksiniz.

Bu kadar turistik ortam yeter diyerek bayarsanız, her şeyi geride bırakın ve bütün müzelerin toplandığı alan olan Museum Quarter bölgesine gidip birçok müzeyi gezebilirsiniz. Museum Quarter dedğimiz zaman buranın sadece müzeden ibaret bir nokta olduğunu kesinlikle düşünmeyin. Çünkü burasının meydanı aynı zamanda insanların vakit geçirmek için gittiği yerlerden bir tanesidir.

Eğer sakin bir gezi planlıyorsanız ve yeterince vaktiniz var ise Viyana parkları size aradığınız huzuru verecektir. Bunun için Stadtpark, Prater parkı, Augarten, Volksgarten gibi seçenekleriniz var. Bizim favorimiz ise Stadtpark. Burası hem şehrin merkezi olan Karlsplatz’a yakın hem de insan kendini kısa süreliğine şehirden soyutlanmış hissediyor. Bu saydıklarımız arasında ise en genişi ve en meşhuru Prater parkıdır. Ha tabi bir de Schönbrunn sarayının bahçesi var ki buna yazının devamında değineceğiz. O halde şimdi teker teker gezilecek yerleri anlatalım:

 

Viyana Opera Konusu

Mozart’ın doğduğu, Beethoven’ın kaldırımlarında yürüdüğü şehirdesiniz. Daha önce Opera görmemiş ve bu kültürle yoğrulmamış ve buna tamamen yabancı bünyelerimizin Opera ile tanışması gerektiği yer Viyana’dır.

Opera biletlerine ulaşmak ve gösterilerde boş yer bulmak ise bazen probleme dönüşebiliyor. Bu yüzden erkenden bilet almakta fayda var. Aşağıdaki linki kullanarak etkinliklere göz atabilir ve önceden biletlerinizi satın alabilirsiniz.

Online Opera Biletleri

Bilet fiyatlarının yüksek olduğu aşikar. Fakat ayakta izlemeye razıysanız, bir kaç saat erken giderek gişeden biletinizi alıp çok komik rakamlar ödeyerek de bir Opera izleyicisi olabilirsiniz. Komik rakamdan kastımız 3-5 Euro ve civarı. Fakat oturarak ve sahneye yakın konumdaki biletler için çok yüksek rakamlar dönüyor.

Opera dedik, meşhur dedik ama yerini söylemedik. Tam olarak Karlsplatz’da yer alıyor ve zaten kime sorarsanız gösterir. Hatta Karlsplatz’da boş boş bi 10 dakika kadar takılırsanız Opera bileti satıcılarının zaten üstünüze çullanmasıyla her şeyin farkına varacaksınız. Bu konu ile ilgili önemli bir hatırlatma yapalım, pazarlığa her zaman açıklar. Hele ki akşam pazarı indirimi yapan çok oluyor o yüzden ilk fiyata hemen tamam demeyin.

Bu arada havalar güzel olduğunda ise dışarıya da dev ekran kurarak içerdeki operanın dışarıdan da izlenmesini sağlıyorlar. Aklınızda bulunsun.

 

Sthephans Dom

Viyana’nın simgesi olan Sthephans katedrali şehrin tam olarak göbeğinde yer alıyor. En turistik ve en hareketli bölgesinde yer alan Katedrali gözden kaçırmanız pek mümkün değil. Hem gündüz hem de gece ışıklandırmalarıyla güzel bir görselliği var.

Burayla ilgili enteresan bir inanış var. Katedrale geldiğiniz zaman bir kısmında yenileme çalışmalarının devam ettiğini ve inşaat iskelesini göreceksiniz. İşin kötü tarafı bu iskele hiç bir zaman kalkmayacak ve en fazla yer değiştirecek. Çünkü her şey tamamlanır ve renovasyon durursa bunun uğursuzluk getireceğine inanıyorlar. Çok mantıksız dimi? Bu arada katedral yaklaşık 900 yıldır orada ve Katedralden daha yüksek başka bir yapının inşa edilmesi yasak. Avrupa geneline baktığımız zaman bu tip dini simgelerden daha görkemli yapıların inşa edilememesine dair pek çok yerde benzer yasaklar mevcut. Örneğin Milano’daki Duomo katedrali.

Sthephans Dom’un içerisine girdikten sonra 5.5 Euro ödeyerek asansörle yukarı çıkabilirsiniz. Burada şehrin panaromik manzarasını görebilirsiniz. Ayrıca buraya çıktığınızda göreceğiniz dev kilise çanının bizi ilgilendiren bir hikayesi var.  Osmanlı kuşatması sonrasında bu topraklarda kalan yeniçeri askerlerinin zırhı güllesi vb. gibi metal eşyalarının eritilmesiyle bu çanın yapıldığı söylenirken çanın ismi dahi Türk çanı olarak anılıyor. Çanın ağırlığı ise 20 tondan fazla. Nasıl bir azimle ne kadar metal kullandıklarını siz düşünün.

Osmanlı etkileri bununla da bitmiyor. Osmanlı zaferini temsil eden bir heykel de katedralin hemen arkasında yer alıyor. Bu kısımda, Osmanlı kuşatmasının başarısızlığa uğratılmasından sonra yapılan vaiz kürsüsü yer alıyor. İtalyan fransisken Giovanni abinin 1451 kuşatmasına buradan karşı vaaz verdiği söyleniyor. Bunu temsil eden barok heykelde ise Osmanlı askerleri ayaklarının altına aldığı bir an temsil ediliyor. Çan konusuna gelirsek bu çanın bir diğer özelliği ise yaklaşan Osmanlı askerlerinin gelişinin habercisi olarak kullanılmış. Çanı çalması için yaklaşık 400 yıl boyunca bir kişi görevlendirilmiş ve 1950’li yılların sonuna kadar bu görev durumu devam etmiş. Fakat bu tarihte artık bir Osmanlı tehlikesinin olmadığı kabul edilerek bu mevzuya bir son verilmiş.

Ne çektirmişiz be!

Bu arada katedralin çatısına da çıkılabiliyor. Bunun için 5 euro ödemeniz gerekiyor. O çatıya çıkınca ama saygı duruşuna geçilmeli. O gördüğünüz rengarenk çinilerden yapılan çatıda çeyrek milyon parça çini kullanılmış. Respect!

 

Anker Saati

İki binayı birbirine bağlayan ve her saat başı hareket eden bir sokak saatidir. 1911 yılında sanatçı Franz Matsch’ın yaptığı bu saat Viyana’lılar için özeldir. Aynı zamanda Prag’da da bir benzeri yer alan ve her saat başı kukla showu izlettiren saat kadar aksiyonlu olmasa da güzel bir görüntü sunuyor.

 

Hundertwasserhaus

Viyana ile ilgili yapılan 10 paylaşımdan 1 tanesi mutlaka burası olur. Sevgili mimarımız Hundertwasser burayı yaparken şehre bir farklılık getirme amacı gütmüş ve bu işten hiç para almamış. Burası aslında belediyenin uygun kira karşılığı halka kiraladığı bir bina olup 52 tane daireden oluşmaktadır. Yapılışında para almamasının sebebi ise abimizin idealist olması. Düz bir bina yerine bu şekilde bir tasarımla ortaya çıkan bir binanın paradan daha değerli olduğunu savunmuş.

Burada hiç bir düz öğe bulunmuyor. Binanın önündeki sokak kaldırımları dahi düz değil ve dalgalı bir biçim verilmiş. Geldiğinizde şaşırıp etkileneceğinize eminiz.

Dışarıdan böyle bir yapı görünce haliyle insan içerisini merak edip kim bilir daha ne güzellikler vardır diye düşünüyor. Fakat içerisi ev olarak kullanıldığı için giriş şansımız maalesef bulunmuyor. Özellikle terasından sarkan ağaç dallarını görünce daha da bi fazla merak ediyorsunuz. Denilene göre 250 civarında irili ufaklı ağaç dikilmiş.

Adres: Kegelgasse 34-38

 

Kunst Haus Wien

Sevgili mimarımız Hundertwasser’in bir diğer tasarımı olan bu bina bu sefer müze olarak kullanılan bir yapı. Müzeyi ziyaret ederek mimar hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz.

 

Parlamento Binası

Parlamento binaları her zaman mükemmel olmuştur. Burası da onlardan biri. Budapeşte’deki Parlamento binası kadar olmasa da yeterince ihtişamlı bir yapı.

Ringstrasse’de Rathaus’un hemen yanında yer alıyor. Eğer dışarının ihtişamı sizi içeriye girmeye teşvik ediyorsa 1 saatlik bir tur ile içerisinde yer alan odaları gezebiliyorsunuz. Tur ise Almanca guide ile yapılıyor.

 

Rathaus

Ben neo-gotik mimariyim diye bas bas bağıran bir yapı olan belediye binasını özellikle akşam vaktinde görmek lazım. Çok güzel bir ışıklandırması olan bu bina, Stephans Dom gibi Viyana’nın bir çok noktasından kolaylıkla tanınıyor. Eğer Christmas döneminde buraya gelirseniz hemen önünde kurulan Christmas Pazarına da mutlaka uğramalısınız. En güzeli burada kuruluyor.

Aslında Rathaus’un en büyük özelliği binanın bahçesinde sürekli bir etkinlik düzenlenmesi. Christmas dönemi kurulan christmas marketi, Paskalya dönemi kurulan Paskalya marketi, dönemsel buz pateni pistleri ve konser etkinlikleri düzenleniyor.

 

Hofburg Sarayı

Avusturya’ya ve Avrupa’nın birçok ülkesine hükmeden Habsburg Hanedanlığını az çok tarih bilgimiz sayesinde birçoğumuz biliyordur. 11. YY’da ortaya çıkıp 18.YY sonlarına kadar söz sahibi olmuş bir hanedanlıktan bahsediyoruz. Böyle bir gücün karşılığı olarak saraylar size az bile!

Neyse gelelim sadede, bu arkadaşların Viyana’da 1 de değil tam 2 adet sarayı mevcut. Hofburg ise bu sarayların kışlık olanı. Yazlık olanından aşağıda bahsedeceğiz. Sanmayın ki bu hanedanlığa ait sadece 2 saray var. Yo hayır, bir liste çıkartabiliriz.

Kışlık sarayımız olan Hofburg sarayı 13.YY’da inşa edilmiş olup günümüzde Avusturya Başkanına ev sahipliği yapıyor. Sarayda gezebileceğiniz bir müze de mevcut. Ayrıca Avrupa’nın zengin Habsburg tarihini gözler önüne seren İmparatorluk hazinesi de bu sarayda sergileniyor. Meşhur Kraliçe Sisi’ye ait bütün özel eşyaların sergilendiği Sisi müzesi de mevcut. Buna ek olarak, İspanyol binicilik okulu, (National Bibliothek) Ulusal kütüphane ve Tiyatro da Sarayın etrafında yer alıyor.

 

National Bibliothek

1368 yılında kurulmuştur ve Hofburg İmparatorluk Sarayı içerisinde bulunan millî kütüphanenin günümüz arşivinde yaklaşık 7,5 milyon eser olduğu söyleniyor. Burası aynı zamanda İmparatora ait ilk kütüphane olup Avrupa için bir ilktir.

Bir de burada müze yer alır. Müzeye girdiğinizde göreceksiniz ki İçerisi kesinlikle görülmesi gereken bir ihtişama ev sahipliği yapıyor. Kendinizi fimlerdeki kütüphanelerden birindeymiş gibi hissedersiniz. Büyük raflar bir kapıya dönüşebilir veya alakasız bir odada kendinizi dört duvar kitaplarla çevrili bulabilirsiniz.

 

Schönbrunn

Sıra geldi Habsburg hanedanlığının yazlık sarayına. Schönbrunn, Viyana’da yer alan sarayların arasında en geniş ve ihtişamlı bahçeye sahip olanı ve Avrupa’nın en eski saraylarından bir tanesidir. Bahçenin içerisinde, labirent, hayvanat bahçesi, ormanlık alan, Palmen Haus(Sera) gibi yerler vardır. Gezmek için epeyce vakit ayırmak gerekiyor. Bahçesi öyle güzel ki Türk mantığı devreye girecek ve Piknikçi ruhlar diz çöküp tövbe isteyecek!

Dışarıdan bakınca içeriye girilesi durmasa da içine girince çok ihtişamlı bir saray ile karşılaşıyorsunuz. Sarayın içerisinde 1441 adet oda yer alıyor ve meşhur küstah kraliçemiz Sisi’nin en favori yeri olduğu söyleniyor. Hanedan sahibi olmak böyle bir şey olsa gerek. Kış için ayrı, yaz için ayrı sarayın var!

Eğer şanslıysanız Schönbrunn’da yılda 1 defa düzenlenen yaz açılış etkinliğine mutlaka katılın. Yazın başlangıcını karşılamak için her Haziran başında Viyana Filarmoni Orkestrası burada gösteri düzenliyor. Çok ciddi bir kalabalık oluyor ve erken saatlerde gidip yer kapmak gerekiyor. Bahçesinin genişliğinin az geldiği tek etkinlik bu özel günkü olsa gerek.

Bu etkinlik harici normal zamanda giderseniz Sarayda, Imperial tour ve Grand tour olarak iki adet tur düzenleniyor. Imperial tour kapsamında imparatorlara ait bölümleri görürken Grand tour’da ise birçok yeri görebiliyorsunuz.

Schönbrunn sarayına gelmek için metroda U4’e binip Hütteldorf istikametine giderek Schönbrunn durağında inmelisiniz.

 

Hayvanat Bahçesi

Yetmez ama evet Schönbrunn’da bir de hayvanat bahçesi ve içinde Pandası bile var!

Tiergarten Schönbrunn, yani hayvanat bahçesinin giriş ücreti ise 18.5 Euro’dur. Açılış ve kapanış saatleri için ise buradan bilgi alabilirsiniz.

Hayvanat Bahçesi Biletleri

Hayvanların kapalı bir ortamda tutulup doğal yaşam alanlarından uzaklaştırılmasına kesinlikle karşıyız fakat ilgisi olanlar veya çocuklu aileler için güzel bir vakit geçirme imkanı olabilir.

 

Volksgarten Gül Bahçesi

Yeşile doyacağınız bir şehir olan Viyana’da parkların sayısı da epeyce çok. Bunlardan en popüleri ise girişinde yer alan Mozart heykeliyle sizi karşılayan gül bahçesidir.

Bu bahçedeki güllerin özelliği, her birinin bir anlam ifade etmesidir. Özel bir gününüzü hatırlamak amacıyla gelip siz de buraya bir gül dikebilirsiniz. Böyle bir konsepti olan ve kimsenin bunu bozmadığı bir bahçe burası.

 

Belvedere Sarayı

Burada Yukarı ve aşağı Belvedere olarak 2 tane saray yer alır. Belli ki Avusturya’da saray yaptın mı 1 tanesi kurtarmıyor illa 2 tane olacak. Ne yazı kışı, ne de aşağısı yukarısı ayrı kaldı. Burası da Prens Savoy Eugene için yapılan iki palastan oluşur. Prens dediğimize bakmayın bu kişi aslında Habsburg Hanedanlığının en ünlü generalidir ve meşhur Viyana kuşatması dahil bir çok savaşta ülkesini başarıyla savunmuştur.

İlk inşa edilen Belvedere 1716 yılında, Yukarı Belvedere ise 1724 yılında inşa edilmiştir. Sonrasında yapılan bir bahçe ile bu iki saray birbirine bağlanmıştır. General öldükten sonra ise bu saray her şeyin sorumlusu Franz Ferdinand’a satılmıştır. Her şeyin başlamasından kastımız ise biliyorsunuz ki bu şahıs 1. Dünya Savaşının başlamasına neden olmuştur.

Her neyse diyelim, aynı zamanda burada bir de Belvedere müzesi yer almaktadır. Müzede göreceğiniz binlerce eserden en popüleri ise Gustav Klimt‘in Der Kuss (öpücük) isimli tablosudur.

Yukarı Belvedere sarayı klasik ve romantik döneme ait birçok sanat eserine ev sahipliği yapmaktadır. Burada özellikle tavanlara ekstra özen gösterilmiştir. Geniş merdivenler ve duvarlardaki freskler dikkatinizi toplamanızda size epey engel olacaktır. Görecek o kadar çok detay var ki!

Diyeceksiniz ki Aşağı Belvedere Sarayı çok mu farklı, hayır tabii ki! Duvarlarından tavanlarına uzanan zengin freskler, ihtişamlı avizeler, barok döneme ait pek çok heykeliyle, mermer galerisi, grotesk salonu ve daha bir sürü şey. Geri kalanlar da sürpriz olsun!

Yukarı ve Aşağı Belvedere’ye ek olarak bir de burada Kış sarayı, sera ve ahır yer alır. Bütün bunlara ek olarak 2 saray arasında yer alan Belvedere Bahçelerinde ise birçok çeşme, heykel ve süs havuzu yer alır. Bütün buraları gezdikten sonra ise Yukarı Belvedere’nin en yüksek noktasına çıkın. Güzel bir Viyana ormanları manzarası sizi bekliyor olacak.

Belvedere Saraylarını gezmek isterseniz hepsini kapsayan biletten satın alabilirsiniz. Eğer iyi bir sanat sever iseniz Aşağı Belvedere’de yapılan Restorasyon ve Muhafaza workshoplarına katılabilirsiniz. Sanat eserlerini bir sonraki nesle taşımak için ne yapılması gerekir temalı eğitimler düzenlenmektedir.

Buraya gelmek için ise 71 numaralı Tramvayı kullanabilirsiniz. Burası Avusturya kültürü için çok büyük önem taşır ve bu konuya ilgisi olanlar bizce bu sarayları mutlaka ziyaret etmelidir.

Gitmeden önce online bilet satın alıp etkinliklerden haberdar olmak isterseniz buraya bir tık. 2 saray arası bahçelerde zaman zaman etkinlikler yapılmaktadır.

Belvedere Biletleri

 

Prater

Park ve bahçeler müdürü olarak parklara karşı özel ilgimiz var. Viyana’nın en güzel parklarından biri burasıdır. Eğer vaktiniz olursa yürüyüş yapmak için Prater parkına gelebilirsiniz. Özellikle Ekim ayında dökülen yapraklar ile burası efsane bir hal alıyor, bizden söylemesi.

Burada bir de 2. Dünya Savaşında yapılmış bir dönme dolap yer alır. Buranın en ilginç tarafı ise savaştan bu yana sürekli dönerek hiç durmaması. Dönme dolapta 15 adet vagon yer alıyor ve bunlardan bir tanesi romantik akşam yemekleri için kullanılan özel bir vagon olarak hizmet veriyor. Dönme dolap ücreti kişi başı 8 Euro.

 

Viyana Müzeleri

Viyana müze bakımından çok fazla seçeneğe sahip bir şehirdir ve hemen hemen hepsinin girişleri ücretlidir. Bu müze bolluğunda bu konuyla alakalı ayrı bir yazı oluşturalım istedik. Viyana’nın Museum Quarter bölgesinde yer alan müzeler için buraya tık tık.

 

Viyana’da Alışveriş

Viyana alışveriş yapmak için en makul şehirlerden biri değil maalesef. Fakat buraya gelmişken Alışverişe de bakayım diyorsanız Mariahilfer caddesine gidebilirsiniz. U6 westbahnof ile U2 museum quarter arasında yer alan Mariahilfer epey uzun bir cadde ve cadde boyunca birçok mağazaya bakabilirsiniz.

Ucuzluk peşindeyseniz ve vaktiniz genişse Parndorf Outlet’e gidebilirsiniz. Burası merkeze 40 dakika uzaklıkta yer alan bir outlet ve gidiş için Opera binası önündeki otobüse binmeniz gerekiyor. Gidiş ücreti kişi başı 20 euro olup dönüşte bir ücret ödenmiyor.

 

Viyana Eğlence Hayatı

Viyana’da eğlence hayatı yazları daha hareketli oluyor. Havanın güzelleşmesiyle birlikte mekanların açık alanları devreye giriyor ve bolca keyifli mekan ortaya çıkıyor. Kış boyunca siz nerededeydiniz diyesi geliyor insanın. Özellikle Tuna nehrinin Schweden kısmında bir çok mekan yer alıyor. Yazları insanlar buraya güneşlenmeye ve nehir boyunca sarhoş olmaya geliyor. Gün içerisindeki boş vakitleriniz için bu bölgeyi kesinlikle tavsiye ediyoruz. Gelmek için U4 ile Schwedenplatz durağına gelip nehre doğru 5 dakika kadar yürüyorsunuz.

Burada göreceğiniz barlardan bazılarını ise Tel aviv Beach ve Strand Bar olarak söyleyebiliriz. Şezlong, kum ve güneş, OK! fakat serinlemek için kokteyllere başvurmak gerekiyor. Avrupa’nın ortasında olunca böyle fakirliklere alışıyorsunuz.

Viyana gece hayatı konusunu sorduğunuzun farkındayız. Bu kadar öğrencinin olduğu bu şehirde gece hayatı seçenkleri de bolca mevcut. Eğer klasikleşen leş commercial müzik seviyorsanız Schweden’daki Bermuda Dreieck (Bermuda Şeytan Üçgeni) sokağında bolca bu tarzda mekan bulunuyor. Elektronik müzik severler için ise seçenekler yeterince var. Yine Tuna kenarında yer alan Grelle Forelle, Flex, Das Werk gibi yerleri tercih edebilirsiniz. Bunların haricinde ise en popüler mekan olarak Prater’de yer alan Pratersauna’yı söyleyebiliriz.

 

Bütçe

Yazımızın başlarında Viyana’nın ucuz bir şehir olmadığından bahsetmiştik. Bunu biraz daha detaylandıralım.

Viyana’ya kadar gelmişken güzel bir meydandaki şık bir restoranda yemek yemeyi hepimiz isteriz. Bu dürtüye karşı gelmemeliyiz ve kendimizi bir akşam şımartmalıyız. Buraya kadar her şey güzel fakat bunun maliyeti kişi başı ortalama 30 Euro civarında olacaktır. Bir ana yemek ve şarabıyla birlikte bu rakamın altında masadan kalkmak zor.

Burada kahve dahi ucuz değil. İsterseniz metro’daki ayak üstü cafelerden take away usulü alın, isterseniz ortalama bir cafeye oturup kahvenizi ısmarlayın. Her halükarda ödeyeceğiniz para 3-5 euro arasında olacaktır. Ah neredesin güzelim İtalya, hem kahvenin hasını içersin hem de 1 euro ödersin! Her ne kadar pahalı olursa olsun bu şehirde apayrı bir kahve kültürü var. Hatta Viyana kahve kültürü ayrıca laflar hazırladık. Buraya tıklayarak okuyabilirsiniz ve en güzel 15 Viyana kahve evi için bilgi alabilirsiniz.

Viyana’nın en güzel tarafı ise çeşme suyunun içilebilir olması. Bu yüzden burada su maliyetimiz olmuyor.

Barlarda kokteyl ve biralar da ucuz değil. Genelde kokteyller 10-16 Euro arasında değişiyor. Bira ise ortalama 4 Euro.

Yukarıda bir sürü müze ve gidilecek yerden bahsettik. Bunları en hesaplı şekilde yapabilmek adına Wienkarte ile ViennaPass isimli kartlar var. Bu kartları önceden satın alarak toplu giriş avantajlarından faydalanabilir ve daha ucuza gezebilirsiniz. Vienna Pass ile müze girişlerini de ucuza getirebiliyorsunuz. Bilgi için;

Vienna City Card

Vienna Pass

Viyana’da yaşayan birisi olarak ‘ ya Viyana pahalı yaa ‘ isyanını gönül rahatlığıyla edebiliriz. Genellikle Türkiye’den buraya Viyana-Budapeşte-Prag turu ile ziyaretçiler gelirler. Fakat Viyana’yı gezmek için bu turlarda ayrılan zaman yeterli olmayacaktır. Viyana en azından 3-4 gün ayırmanız gereken bir şehirdir. Aslında bu biraz da müze ve sanat sevginize göre belirlenebilir. Eğer ilginiz varsa bir kaç fazladan gün iyi olacaktır. Hatta Viyana harici vaktiniz kalırsa mutlaka Hallsttat’a da gitmelisiniz. Hallsttat yazımızı okumak isterseniz linki burada.

İlk bakışta Klasik bir Avrupa şehrinden farksız gibi görünen Viyana, içine girdikçe sanatın ve tarihin çok iyi harmanlandığı bir yer kaşımıza çıkıyor.

Viyana yeme içme rehberi yazımız için buraya tıklayabilirsiniz.

İyi tatiller, gelirseniz bizi de haberdar edin :)

Sevgiler!

Bilinmesi Gerekenler

*Avusturya’ya gelebilmek için Schengen vizesi almanız gerekmektedir. Vize randevusu almak için: http://www.vfsglobal.com/austria/turkey/

*Viyana, Avusturya’nın başkentidir.

*Viyana’da geçerli para birimi Euro’dur.

*Viyana’ya gitmeden önce Sigmund Freud, Mozart, Gustav Klimt gibi isimler kimdir, nedir, ne yemişler ne içmişler şeklinde bir araştırma yapmanızda fayda var.

*Gitmeden önce size ulaşım kolaylığı sağlayacak ‘qando’ uygulamasını indirmeyi unutmayın.

*Viyana 7 yıldır üst üste, BM tarafından, Dünya’daki yaşam standartı en yüksek şehir seçiliyor.

*Viyana’da musluk suyu içiliyor ve sokaklarda trink wasser noktaları bulunuyor. Buralardan şişenize gönlünüzce su doldurup güvenle içebilirsiniz. Ne güzel değil mi!

*Viyana’nın içinden geçen Tuna nehrinin sadece %10’luk kısmı Avusturya topraklarından geçmektedir.

*Viyana’nın merkezi mezarlığı olan Zentral Friedhof 1874 yılında açılmış ve günümüzdeki Viyana nüfusunun yaklaşık 1.5 katı kadar nüfüse sahip olduğu söyleniyor. Ludwig van Beethoven, Franz Schubert, Johannes Brahms ve Johann Strauss gibi kişiler de burada.

*Eğer Viyana’ya evcil hayvanınızla gelirseniz size ayak bağı olmayacaktır. Burada gireceğiniz mağaza, restoran veya bineceğiniz toplu taşımada evcil hayvan kısıtlaması yoktur.

*Souvenir dükkanlarının vazgeçilmezi olan kar küreleri ilk olarak 1900 yılında Viyana’da yapılmıştır. Fabrikası hala Viyana’da aktif olup Dünya’nın dört bir yanına gönderim yapıyorlar.

*Viyana metrosunu kullanırken giriş çıkışlarda kartınıza her seferinde bir işlem yaptırmıyor olmanız sizi kartsız yolculuk yapmaya sevk etmesin. Ummadığınız anda metro çıkışlarında bilet kontrolü yapılabiliyor ve biletsiz binmenin cezası 103 euro olarak ödetiliyor.

* Schönbrunn Sarayı ve Bahçesi 1996 yılında UNESCO tarafından Dünya Mirası olarak ilan edildi.

*Şu meşhur Vals müziği var ya hani, işte o müzik ünlü besteci Johann Strauss’a ait. 1800’lerde çok meşhurdu.

Temel Almanca Kelimeler

  • Ja – Evet 
  • Nein – Hayır
  • Guten Morgen – İyi günler
  • Guten Tag – İyi öğleden sonrası
  • Guten Abend – İyi akşamlar
  • Gute Nacht – İyi geceler
  • Ich freue mich, Sie kennenzlernen – Memnun oldum
  • Auf Wiedersehen – Hoşçakal
  • Wie geht es Ihnen? – Nasılsınız?
  • Danke schön – Teşekkürler
  • Nein, danke – Hayır, teşekkürler
  • Bitte schön – Birşey değil
  • Entschuldigen Sie, bitte – Pardon?! (müsade anlamında)
  • Entschuldigung – Pardon
  • Hilfel – Yardım!
  • Bitte – Lütfen
  • Sprechen Sie Turkisch? – Türkçe konuşuyor musunuz?
  • Nein, ich kann nicht – Hayır, konuşamıyorum.
  • Ich verstehe nicht – Anlamıyorum.
  • Wieviel kostet das? – Bunun fiyatı ne kadar?
  • Was ist das? Bu nedir?
  • Wo ist die Toilette? – Lavabo ne tarafta?
  • Darf ich rauchen? – Sigara içebilir miyim?
  • Wie heissen Sie? – Adınız nedir acaba?
  • Ich heisse… – Adım…
  • Woher sind Sie? – Nereden geliyorsunuz?
  • Ich komme aus Italien? – İtalya’dan geliyorum.
  • Wie spat ist es jetzt? – Saat kaç?

6 Comments

  1. Filiz

    Cok guzel yazi dizisi hazirlamissiniz cok begendim Avusturya’ya gitmemize son iki hafta kala sizin blogunuza rastladim ve iyi ki dedim… Cok tesekkurler

    Reply
    • Yol Kure

      Beğenmenize çok ama çok sevindik :) Güzel tatiller olsun :)

      Reply
  2. Deniz

    Çok detaylı ve güzel bir yazı olmuş. Viyana’ya yazının çıktısını alıp gittim ve çok yararlı oldu. Çok teşekkürler. Ellerinize sağlık…

    Reply
    • Yol Kure

      Harikasınız! :) Teşekkür ederiz, umarız seyahat güzel geçmiştir :)

      Reply
  3. Davut

    Çok begendim

    Reply
    • Yol Kure

      Beğenmenize çok sevindik! :)

      Reply

Submit a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Pin It on Pinterest

Share This