Stockholm sokaklarında dolaşırken gördüğünüz büyük mavi renkte ”T” harfleri metro duraklarıdır ve genel isimleri Tunnelbana‘dır. Ana metro istasyonu T-Centralen’dir. Stockholm metrosunu özel yapan şey; Dünya’nın en uzun sanat galerisi özelliğini taşımasıdır. Metro hattı toplamda 110 km. uzunluğunda olup 1950’li yıllardan beri bu istasyonlar 150 den fazla sanatçıya açılmıştır. Bu kişiler tarafından heykeller, mozaikler, resimler ve oymalar ile donatılan Stockholm metrosunda yer alan 100 istasyonun 90 tanesinde plastik sanatların izlerini görebiliyorsunuz.

Stockholm’de metro seyahati yapmak adeta 1950’li yıllardan günümüze uzanan bir yolculuk yapmakla eş değer. Tarihin o döneminde yapılan sanat ile günümüz deneysel modern sanatına uzanan bu yolculukta uğranacak görülmeye değer durakların birkaç tanesini aşağıda sizin için listeledik.

Blue line:
Kungsträdgården
T-centralen
Rådhuset
Solna Centrum
Tensta

Green line:
Hötorget
Thorildsplan
Bagarmossen

Red line:
Tekniska Högskolan
Stadion

Kungstradgarden Station

Metro’nun Tarihi

Stockholm metrosunun geçmişi 1950’den öncesine uzanıyor. 1933 yılında Slussen ile Skanstull tünelleri arasında 2 adet raylı sistem hattı vardı. Slussen ile Hokarangen arasındaki ilk düzgün metro hattı ise 1950 yılında açıldı. Bu tarihten itibaren sanatçılara açılan Stockholm metrosundaki aşağıda göreceğiniz ilk sanat çalışmasının ortaya çıkması için 7 yıl daha gerekiyordu;

1950’li yılların Stockholm’ünde yaşayan sanatçılardan Vera Nilsson ve Siri Derkert metroda sanat akımını başlatan öncüler oldular. 1955 yılında ise bu hareket resmi başarıya ulaşarak Stockholm şehir meclisi tarafından kabul gördü. Peter Celsing ise sanat akımını fiili olarak harekete geçiren ve bir çok metro istasyonunda imzası bulunan mimardır.

1960’lı yıllarda ise bir çok metro istasyonu yerin altına inşa edildi. Çok azı yerin üstüne inşa edilmişti. 1960’larda yapılan beton üzerine kaya döşeme yaklaşımı yerine, 1970’lerde uygulanan ve kayaları, sprey ile boyanmış 7-8 cm kalınlığındaki beton tabakasıyla kaplama yaklaşımı hakim olmuştur. Su betondan tamamiyle arındırıldı ve sprey boyalı beton kayanın şeklini alarak istasyona mağara ilüzyonu verilmeye çalışıldı. Bu şekilde ilk yapılan istasyon ‘Masmo’ oldu. Burası yapıldığında 1971 yılıydı.

1970’li yıllarda yapılan tasarımlarda istasyonlar bir uyum içerisinde tasarlandı. Bütün sanatçılar, mimarlar ve mühendisler ile uzun süreli ve koordineli bir biçimde çalışarak bireyselliği bir kenara bırakmışlar.

Stockholm metrosunda gelişen sanatın odak noktası, ortaya konulan sanatın bugüne ait olmasıdır. Ayrıca yeni istasyon açılmamasına rağmen daha fazla sanatçıya kendilerini göstermeleri için bir fırsat verilmek istenmiş. Bu nedenle istasyonlardan 6 tanesinde 1 ile 4 yıl arasında değişimler olmuştur.

Büyük Britanya’da yer alan Stonehenge anıtına atıfta bulunarak aşağıdaki çalışma ortaya çıkmış;

Stockholm metrosunu gezebilmek için düzenli turlar düzenleniyor. Her hafta bir metro hattındaki 4 veya 5 durağı dolaştıran turlar var. Bu turlar esnasında rehberler uygulanan sanat ve yapan sanatçılar hakkında detaylı bilgiler paylaşıyor. Bu turlara katılmak tamamen ücretsiz fakat bir metro kartınızın olması gerekiyor. Turlar sadece yazın İngilizce yapılırken diğer zamanlarda İsveççe olarak yapılıyor.

Pin It on Pinterest

Share This