Sevilla Gezi Rehberi

İspanya’nın Endülüs bölgesinin başkenti olan Sevilla, ülkenin nüfus olarak 4. en büyük şehridir. 500 yıldan fazla süre Araplar tarafından yönetilen Sevilla, tarih boyunca önemli bir merkez olmuştur. Hristiyan yönetimine girdikten sonra, Yeni Dünya keşiflerinin başlangıç noktası olan şehir, zaman içerisinde ekonomik önemini yitirse dahi günümüzde sahip olduğu kültürel ve tarihsel mirası ile tüm dünyaca tanınır bir yer haline gelmiştir.

500 yıldan uzun süre Arap etkisi altında olan şehirde iki farklı kültürün birleşmesinden doğan etkileri bir çok yerde ve özellikle mimarisinde görmek mümkün oluyor. Dönemin İslam mimarisinin özellikleri olan çeşme, avlu ve herbaje gibi özelliklerin Rönesans mimarisi ile buluşmasıyla ortaya çıkan yapılar şehre farklılık katarken, 700’lü yıllarda şehir Araplar tarafından alındığında yapılan eşsiz eserler ise tarihte bir yolculuğa çıkmanıza neden oluyor. İspanya’nın klasik şehir düzeni olan bitişik nizam binalar ve arabanın dahi giremeyeceği kadar dar sokakların varlığı zaten İspanyol şehirlerine şirinlik katarken bir de Endülüs bölgesine ait karakteristik özellikleri görünce her şey çok daha güzel bir hale geliyor. Balkonlarından begonvillerin sarktığı bu güzel sokaklarda adet bir labirentin içerisindeymişsiniz gibi sonunu kestiremeden yürürken karşımıza çıkan meydanlar ise şehrin keyfini ikiye katlıyor. Bu durumun bizde yarattığı en büyük haz ise her sokağın sonunda yeni bir yer keşfetme hissi oluyor. Bu bazen bir meydanken bazen bir restoran veya bir cafe veya durup incelemek isteyeceğimiz gösterişte bir Katedral oluyor.

Apayrı bir kültüre sahip olan ve Flamenko dansının bir yaşam tarzına dönüştüğü Sevilla; şehri keşfetmeye başladıkça aşırı keyif alacağınız, insanların rahatlığını ve yaşamlarını gördükçe burada yaşamak isteyeceğiniz, her köşe başından çıkan Palmiye ve Portakal ağaçlarını gördükçe doğanın yarattığı ize hayran olacağınız ve aynı zamanda tarihiyle merak içerisinde bütünleşeceğiniz türden şehirlerden bir tanesi olarak hafızanızda yer alacaktır. Bizim için İspanya’nın yeri her zaman ayrıdır ama Sevilla’ya kesinlikle torpil geçmeden bu güzel şehre hakkını veriyoruz. O halde gelin ve neden bu şehir bu kadar özel anlatalım.

Sevilla’ya Nasıl Gidilir

Sevilla’ya İstanbul’dan direkt uçuş bulunmamaktadır, bu yüzden en yakın havaalanı olarak Malaga’yı seçebilirsiniz. Malaga’ya ise THY’nin düzenli seferleri bulunmaktadır. Malaga havalimanından Sevilla’ya ulaşım için araba kiralayabilir veya havalimanının hemen önünden kalkan otobüsleri kullanabilirsiniz. Araba kiralarsanız yolculuk yaklaşık 2 saat sürüyor. Araba kiralamak için öneri sitemiz ise rentalcars.com olacaktır. Uçak biletleriniz için de skyscanner veya turna.com gibi uçak bilet fiyatı karşılaştırma sitelerini kullanabilirsiniz.

Sevilla’da Nerede Kalınır

Sevilla’da kalacak yeri Old Town’da ayarlamanızı öneriyoruz. Biz bu seyahatte Airbnb’yi tercih ettik ve Old Town’un göbeğinde gecelik kişi başı 15 Euro ödedik. Özellikle grup olarak seyahat ediyorsanız ev kiralamak otel karşısında ciddi anlamda hesaplı kalıyor. Derin booking.com araştırmalarımız neticesinde bu sonuca vardık. Üstelik kaldığımız evin sahibi o kadar tatlı bir insandı ki bize yazarsanız size direkt evin linkini de gönderebiliriz. Gönül işi yapıyoruz vallahi çıkarımız yok :)

Sevilla’da Ulaşım

Biliyorsunuz ki bir şehri keşfetmenin en iyi yolunun yürümek olduğunu söyler dururuz. Bu durum Sevilla’da iki katına çıkıyor diyebiliriz. Sokakların güzelliklerinden de bahsettiğimize göre tavsiyemiz yeterince açık : ) Yürüyelim arkadaşlar!

Fakat yine de acil bir durum olursa şehirde bir metro olduğunu belirtelim. Eğer taksi kullanmanız gerekirse de mutlaka Uber kullanın. Fiyatlar taksiye göre neredeyse yarı yarıya daha uyguna geliyor. Bir de İspanya taksilerinde bagaja konulan eşya başına ek ücret alma olayı vardır ki pek bi sinir bozar.

Eğer geziniz sadece Sevilla ile sınırlı kalmayacak ve Endülüs turu yapacaksanız Araba kiralamak en mantıklısı. Hele ki seyahate grupça çıktıysanız direkt kiralayın ve özgürce dolaşın. Tek düşünmeniz gereken şey otopark olacak çünkü İspanya’da öyle gönlünce istediğin yere park edemiyorsun ve özel otoparklara da biraz fazlaca para ödüyorsun. Bununla beraber tabii ki ücretsiz park edeceğiniz yerler de mevcut. Örneğin Sevilla’da nehir boyunca park etmek ücretsiz fakat sabah erken saatte gidip yer kapmak gerekiyor. Ee ne demişler, kovalamayana ekmek yok! Tavsiye bizden, uygulaması sizden.

Sevilla Gezilecek Yerler

Sevilla, gezilecek yer bakımından kültür anlamında İspanya’nın en doyurucu şehirlerinin başında gelir. Gotik, Rönesans, Barok, Rokoko dönemleri zaten Avrupa’nın bir çok noktasına uğramış mimari üsluplardır. Bunlara ek olarak bu şehri farklı kılan şey ise, bir çok yapıda aynı zamanda Magrip mimarisine (710-1492)  ait özelliklerin görülmesidir. Magrip (Moorish) mimarisiden kısaca bahsedersek bu üslupta yapılarda mukarnas, at nalı kemerleri, kemer taşları, kubbeler, renkli seramik fayanslar, deveboyunları, geniş bahçeler ve çeşmeler ön plandadır. Sevilla’daki yapılar da tamamen iki farklı dini kültürün özelliklerini barındırdığı için daha özel ve güzeldir. Bu farklı yapısal özelliklerini daha iyi kavrayarak gezmenin önemine vurgu yapıyoruz ve mümkünse bir rehber ile, veya öncesinde iyice araştırma yaptıktan sonra bilerek gezilmesi gereken bir şehir olduğunu düşünüyoruz. Rehber konusunu ise TripAdvisor üzerinden araştırabilirsiniz, bir çok tarihi mekan için TripAdvisor üzerinden rehberli turlar yayınlanıyor.

Sevilla’da gezilecek yerleri bulmak konusunda sıkıntı yaşamazsınız çünkü çok kompakt bir şehirdir. Alcazar Sarayı, Sevilla Katedrali, Plaza España meydanı gibi yerler birbirlerinin çok yakınında olduğu için biraz yoğun bir tempo ile 1 günde hepsini gezebilirsiniz. Şehir merkezini gezme süreniz ise güzelliğinden bahsettiğimiz sokakları ne kadar sevdiğinizle alakalı bir durum. Eğer başına girince sonunu kestiremediğiniz bu karışık ve sıkışık sokakları seviyorsanız şehir merkezini de ayrı bir günde keşfedebilirsiniz. Bizce çok keyifli olduğunu düşündüğümüz Old Town’ın sizin için de çok keyifli olacağına eminiz. Bonus olarak Plaza del Salvador, Plaza de San Fransisco ve Plaza Nueva meydanlarına da uğramadan Old Town turunuzu tamamlamayın. O halde tura başlayalım!

Casa de Pilatos

Yukarıda anlattığımız mimari etkiyi göreceğiniz en güzel örneklerden bir tanesi bu saraydır. Rönesans mimarisi ile Magrip mimarisinin birleştiği bu saray Medinacelli Dükü için yapılmıştır. Rengarenk seramik fayansları bir çok yapının en güzel unsuru olurken sayıca en fazla seramik fayansı bu sarayda göreceksiniz, adeta bir görsel şölen! Ana avlusunda bir de çeşme yer alan Saray’ın güzelliğine rağmen tek sıkıntısı giriş ücreti olan 8 Euro. Fakat Pazartesi günleri saat 3 ile 7 arası girişler ücretsiz. Mimariyi övdükten sonra girmeyin demiyoruz ama Pazartesi gününe denk getirirseniz iyi olur diyoruz :)

Konum için tıklayın

Santa Maria Katedrali

Dünya’nın en büyük Gotik katedrali ve Avrupa’nın da en büyük 3. Katedrali olan Santa Maria, 12. YY’da Araplar tarafından inşa edilen Camii’nin bulunduğu yerde 15.YY sonlarında inşa edilmiştir. Şu an Katedralin Giralda ismindeki çan kulesi de minareden çevrilmedir ve uzaktan bakınca katedralin bağımsız bir parçası gibi durmaktadır. Katedralin hemen arkasından bir avlu yer almaktadır ve bu avlu aslında eskiden orada bulunan Camii’nin giriş avlusudur. Bir de ortasında çeşme yer almaktadır.

Kristof Kolomb’un mezarı bu Katedral’de yer alır ve Yeni Dünya’ya açılan İspanya Kraliyet ordusunun 16.YY’da Amerika’dan getirdiği altın ve gümüş bu katedralin bir duvarını oluşturmaktadır. İnsan burayı görünce, sömürge imparatorluğunun zamanında ne kadar zengin olduğunu bir kez daha anlıyor. Bizce Katedralin en heyecan verici noktası burası, geriye kalan kısımları tipik bir Gotik Katedral özellikleri taşıyor.

Katedrale giriş için kapıda 9 Euro, öğrenciyseniz 4 Euro ödeniyor. Biletleri online olarak satın almak da mümkün. Açılış-kapanış saatleri ise 11 ile 5 arası ve kapıda genelde kuyruk oluyor. Katedral’e girmenin yanında Giralda’yı da gezme imkanı ile Katedral çatısına çıkmak gibi geziler de mevcut. 9 Euro’luk bilet ile hepsini yapabiliyorsunuz. Bunun haricinde Pazartesi günleri giriş ücretsiz!

Online rezervasyon için tıklayın

Konum için tıklayın

Alcazar Sarayı

Magrip döneminden kalma en değerli yapılardan bir tanesi Alcazar Sarayı’dır. Buranın yapımına Arap döneminde başlanmasına rağmen Hristiyan döneminde tamamlanmıştır ve Hrıstiyanların Sevilla’ya geri dönmesiyle birlikte o güne kadar yapılan bölümlerinin bir kısmı yıkıma uğramıştır. İki farklı kültürün dokunuşlarıyla oluşmasından dolayıdır ki Alcazar iki farklı kültürü temsil eden en güzel saraylardan bir tanesidir ve günümüzde Kraliyet Ailesi tarafından hala kullanılmaktadır.

Sarayın içerisindeki avlu ve çeşme gibi öğeler Arap mimarisini temsil ederken kullanılan seramiklerde bulunan desenler de yine dönemin İslami geometri anlayışını temsil etmektedir. Arap eli değmiş eserlerin en değerlilerinden bir tanesi olan Alcazar Sarayından etkilenmemek mümkün değil. Renkli seramik fayansların detaylı şekilde incelemeye sunulduğu bir de ufak müzenin yer aldığı sarayımızda el işçiliğinin en güzel örneklerini göreceksiniz.

Alcazar girişleri eğer online bilet satın almazsanız hemen git gir kolaylığında olmuyor ve her daim sıra beklemek gerekiyor. Tabii ki sıra beklemeden de giriş ihtimali var fakat bunun için ekstra para ödeyerek tur rehberli rezervasyon yaptırmak gerekiyor. Bu giriş hakkını oraya gittiğinizde de yapabilirsiniz, 25 Euro ücreti var. Eğer sıra beklerim param cebimde kalsın tur rehberi de uzakta kalsın derseniz kapıda giriş ücreti 11.5 Euro. Biz online bilet olayına o an vakıf olamadığımız için sıra bekleyenlerden olduk ve rehberin yeterince kişi toplayıp içeri sokması derken bizden sadece 10 dakika önce içeri girdiklerini anladık. Bu yüzden aradaki farkı rehber için ödeyeceğinizi düşünün. En güzel haber ise, eğer Alcazar ziyaretinizi Pazartesi gününe bırakırsanız giriş ücreti sadece 1 Euro

Online rezervasyon için tıklayın

Konum için tıklayın

General Archive of the Indies

İspanya’nın sömürge imparatorluğu dönemine ve Yeni Dünya’ya ait en değerli bilgilerin toplandığı bu bina Unesco Dünya Kültür Mirası listesinde yer almaktadır. Alcazar ile Katedral arasındaki meydanda yer alan bu binada yaklaşık 80 milyon sayfa bilgi yer alıyor ve 9 km. uzunluğunda rafa sahip olduğu söyleniyor. Girişi ücretsiz olan bu arşivdeki bilgilerin tamamına yakını İspanyolca olduğu için çok turistik bir yer olduğunu söyleyemeyiz fakat dil probleminiz yoksa içeri girip zamanında sömürgeci abilerin neler yaptığını görebilirsiniz. Pazartesi günü kapalı olup diğer günler ziyarete açıktır.

Konum için tıklayın

Torre del Oro

Türkçesi Altın Kule anlamına gelen Torre del Oro, bir zamanlar Alcazar’ın surlarının bir parçasıyken şimdilerde saraydan tamamıyla bağımsız bir konumda yer alıyor. Eski bir askeri gözetleme kulesi olan Altın Kule, nehri gözetlemek için Muvahhid Arap Devleti tarafından 13.YY’da yaptırılmış. Kule, 18.YY’da depremden dolayı zarar görmüş olsa da günümüzde hala dimdik ayakta duruyor. Eğer manzarasını merak ederseniz en üst noktasına çıkmak mümkün. Giriş ücreti ise 3 Euro.

Konum için tıklayın

Royal Tobacco Factory (University of Sevilla)

Yeni Dünya’yı keşfeden İspanyol sömürge imparatorluğundan günümüze kalan bir hatıra olan meşhur Tütün fabrikaları günümüzde Sevilla Üniversitesi olarak kullanılıyor. Dönemin Küba kaynaklı tütün hasılatını İspanya’ya getirip Avrupa’nın ilk Tütün fabrikasını kurmak için bu binayı inşa etmişler. Burası aynı zamanda Avrupa’da kurulan ilk ticari kurum binası olma özelliğini de taşıyor.

Tütün Fabrikası; Sevilla Katedrali ve Alcazar turlarından sonra Plaza España meydanına giderken yolunuzun üstünde yer alıyor. Ayrıca bu yol üzerinde bir de San Telmo Sarayını göreceksiniz, şaşırmayın. Bu saray ise günümüzde Endülüs hükümet binası olarak kullanılıyor.

Konum için tıklayın

Plaza España

İspanya genelinde bir çok şehirde Plaza España isminde meydanlar bulunmaktadır. Bizce bunların arasında en güzeli Sevilla’da olanıdır. Art Deco, Rönesans, Barok tarzı kullanılan ve Maria Luisa parkının içerisinde bulunan bu meydan bir Expo için inşa edilmiştir. Gördükten sonra dedik ki o dönemde iyi ki Expo varmış ve böyle güzel bir yapı ortaya çıkmış.

Meydan yapılırken ülkeyi temsil eden bir çok öğe kullanılmış. Örneğin 4 tane köprüsü eski İspanyol krallıklarını temsil ederken, duvarlarında göreceğiniz seramikler de farklı bir İspanya bölgesini işaret ediyor. Burayı gezmeye gelirken Maria Luisa parkının içerisinden geçmenizi  öneriyoruz çünkü bu park da en az sarayı kadar ihtişama sahip ve kendi halinde bir düzen içerisinde oluşturulmuş. Bu yüzden aşağıya konum olarak Maria Luisa parkının konumunu bırakıyoruz. Ayrıca San Telmo sarayının hemen arkasında yer alan bu park eskiden San Telmo’ya ait olup bu sarayın bahçesi olarak kullanılıyormuş. Şu an parkın içinde Sevilla Arkeoloji Müzesi ile Sevilla Sanat ve Gelenekler Müzesi yer alıyor.

Buna ek olarak şu anda Endülüs bölgesinin diğer Hükümet binaları bu meydanda yer alıyor ve Sevilla’ya ait en güzel fotoğraflarınızı bu meydanda çekeceğinizi de belirterek muhakkak gitmenizi öneriyoruz.

Konum için tıklayın

Metropol Parasol

La Encarñacion meydanında yer alan ‘’Metropol Parasol’’ veya diğer adıyla ‘’Setas’’, mantar şeklinde ahşap iskeletten oluşan modern bir yapı olup şehrin simgelerinden birisi olmuştur. 2011 yılında yapımı tamamlanan Setas’ın tepesine çıktığınız zaman 360 derece şehir manzarasına ulaşıyorsunuz. Ayrıca bu denli büyük ahşap bir yapı olduğu için dünyada alanında tek olma özelliğine de sahiptir. Bu yapının inşa edilme fikri ortaya çıkmadan önce buraya bir otopark yapılması düşünülüyormuş. Fakat yapılan kazılar beraberinde ortaya çıkan arkeolojik eserler sebebiyle belediye bu meydanı sosyal bir alana çevirme kararı almış. Bu karar sonrasında inşa edilecek yapı için mantar fikri hangi zihinde belirmiş bunu bilmiyoruz ama kafası kırık bir mimarın Dünya üzerindeki en büyük ahşap yapıyı yapacağım dediğini varsayıyoruz.

Setas’a geldiğinizde doğru olan haliyle terasa çıkmak oluyor fakat bu noktada insanları terasa yönlendirme konusunda neden bu kadar yetersiz kalmışlar anlamadık. Nereden çıkacağımızı çözebilmek için çevresinde 2 tur atıp sonunda fark ettik ki -1. kata inmemiz gerekiyormuş. Giriş katında süpermarket ve birkaç tane dükkan yer alırken -1. kata indikten sonra fark ettiğimiz asansörü gösteren bir tabela da bulunmuyordu. Bu önemli tavsiye ile artık nereye gideceğinizi biliyorsunuz ve 3 Euro karşılığında biletinizi alıp asansör ile yukarı çıkıyorsunuz.

Yine meşhur -1. katta, meydandaki kazılar esnasında çıkan kalıntıların toplandığı bir adet müze yer alıyor.

Konum için tıklayın

Flamenko Müzesi

Flamenko’nun Flamenko olduğu topraklarda bir de bu kültürün müzesi olmalıydı, dimi ama? Sevilla’ya geldiğiniz zaman kuru kuru Flamenko gösterisi izleyip dönmeyin diye bir de Flamenko müzesi yapmışlar. Bahsettiğimiz bu mekana girdiğiniz zaman 1 saatlik bir gösteri için 22 Euro ücret ödeniyor. Müze gezisi de dahil edilirse bu ücret 26 Euro oluyor. Bu gösteri esnasında da herhangi bir yiyecek veya içecek fiyat dahilinde ücretsiz verilmiyor ki normalde gösterilerde giriş ücreti dahilinde böyle şeyler verilir.

Show izlemek yerine sadece müzeyi gezmek isterseniz de giriş ücreti 10 Euro oluyor ve her iki ihtimal için önceden rezervasyon yapmanız öneriliyor. Biz gösteriyi izlemedik çünkü çok turistik olacağını düşündüğümüz için Flamenko işini Cordoba’ya devrettik. Siz yine de bir göz atmak isterseniz konumunu ve online rezervasyon linkini aşağıya bırakıyoruz. Müze için ise kullanılan teknoloji ve anlatım tarzı bakımından gayet iyiydi yorumunu yapabiliriz. Flamenko kültürünün gelişimini ve günümüzdeki halini görmek mümkün oluyor.

Konum için tıklayın

Rezervasyon için tıklayın

Bütçe

İspanya diğer Avrupa ülkelerine göre her daim daha ucuz olmuştur. Sevilla ise bütçe dostu şehirlerden biri olarak bize kendini her daim hatırlatmaya devam edecek. Örneklendirirsek, konaklama için ödediğimiz para Türkiye’deki bir motele ödediğimiz paradan daha azdı. Bir akşam yemeği için ödediğimiz para Türkiye’deki bir balık veya kebap restoranına ödediğimiz paradan daha az tuttu. Günlük ihtiyaçlar için de aynısını söylersek pahalı olarak geriye kalan tek şeyin su olduğunun altını çizelim. Bu kelimeleri yazarken Euro 7.30 ve bir suya o parayı vermek insana epey koyuyor fakat diğer bütün harcamalar bu büyük çarpana rağmen Türkiye’deki herhangi bir tatilden daha ucuza veya kafa kafaya geliyor. Ekstra harcama olarak gezilecek yerlere verilen giriş ücretleri yüksek kalıyor fakat bunun da çözümü bu gezileri Pazartesi günü yapmak, böylece girişler ya ücretsiz ya da ücretsize yakın.

Kısaca yapılan harcamalara örnek verirsek;

Kahve: 1 – 1.5 Euro

Bira: 1 – 3 Euro

Sangria: 3 Euro

Su: 60 cent market fiyatı, restoran fiyatı 1 Euro

Güzel bir akşam yemeği: 18 Euro

Ortalama bir akşam yemeği: 10 Euro

Ucuz bir akşam yemeği de mümkün! 7 Euro

Bu harcamaların çok üstünde sürpriz ile karşılamazsınız. Eğer tutup da Michelin yıldızlı restorana giderseniz ona bir şey diyemeyiz. Daha makul alternatifler için bir yeme içme rehberi hazırlayacağız.

Son olarak, eğer niyetiniz Endülüs turu yapmak ise Sevilla başlangıçlı bir tur öneriyor ve her bakımdan çok doyurucu bir tatil olacağını garanti ediyoruz. Fotoğraf anlamında çok bonkör bir şehir olduğu için bolca güzel ve fotoğraf çekip bolca tapas yiyerek dönmelisiniz!

Sevgiler :)

Bilinmesi Gerekenler

* İspanya’ya gelebilmek için Schengen vizesi almanız gerekmektedir. Vize için şu adresten randevu alabilirsiniz. İspanya vizesi

*İspanya’da geçerli para birimi Euro’dur.

*Madrid, İspanya’nın başkentidir.

*Sevilla, İspanya’nın Endülüs bölgesinde yer almaktadır ve 700.000 nüfusu vardır.

*Sevilla Batı Avrupa’nın yazları sıcaklık ortalaması en yüksek şehridir ve ortalaması 35 derecenin üstündedir.

*Sevilla şehir merkezinde 3 adet UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde bulunan mekan yer almaktadır. Bunlar: Alcazar Sarayı, Santa Maria Katedrali ve Batı Hint Adaları Genel Arşivi.

*İspanya genelinde kapkaç son derece yaygındır bu yüzden eşyalarınızı yanınızdan ayırmayın.

*Sevilla Santa Maria Katedrali inşa edilene kadar Dünya’nın en büyük Katedrali Aya Sofya idi.

*Game of Thrones dizisinin bazı bölümleri Alcazar Sarayında çekilmiştir.

Temel İspanyolca Kelimeler

  • Si – Evet
  • No – Hayır
  • Buenos Dias – Günaydın
  • Buenas Tardes – Tünaydın
  • Buenas Noches – İyi akşamlar
  • Mucho Gusto – Memnun oldum.
  • Adios – Hoşçakal
  • Como esta? – Nasılsın
  • Gracias – Teşekkürler
  • De Nada – Bir şey değil
  • Disculpe – Pardon!
  • Socorro! – Yardım!
  • Por Favor – Lütfen
  • No entiendo – Anlamıyorum
  • Cuanto cuesta? – Bunun fiyatı kadar?
  • La cuenta por favor – Hesap lütfen
  • Que es esto? – Bu nedir?
  • Donde esta el bano? – Tuvalet nerede?
  • Puedo fumar? – Sigara içebilir miyim?
  • De donde viene usted? – Nereden geliyorsunuz?
  • Que hora es? – Saat kaç?
  • Que me recomienda para comer? – Yemek için ne tavsiye edersiniz?
  • Como puedo ir a …. ? – ….. nasıl gidebilirim?

4 Comments

  1. Behiye

    Fotolar ve anlattıklarınız harika tabii siz de…

    Reply
  2. Figen

    Harikasınız…

    Reply
  3. Feridun

    Gracias;))

    Reply
  4. Rümeysa

    Tam anlamıyla bilgilendim teşekkürler fotoğraflar için de ayrıca tebrikler

    Reply

Submit a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Pin It on Pinterest

Share This