Selanik Gezi Rehberi

 

İtiraf etmek gerekirse en başında bizi Selanik’e götüren tek bir sebep vardı, o da Ata’mızın evini ziyaret etmekti. Bize güzel ülkemizi kazandıran bu yüce insanın doğduğu evi görebilme ihtimali o kadar güzel geldi ki bu kadar zaman boyunca bu fırsatı yaratamamanın verdiği hayıflanma ile birlikte yola koyulup Selanik’e gitmeye karar verdik. İyi ki de gitmişiz!

Gittiğimizde bir de ne görelim, aynı İzmir! hahsahjd

İnanıyorum ki bu şehre ayak basan her Türk vatandaşı burayı İzmir’e benzeterek bir Türk klişesini yerine getiriyordur. Bu sefer bu güruh içerisinde biz de yer alıyoruz. Evet kabul etmeliyiz ki şehrin sahili İzmir Kordon’a çok benziyor, sahil boyunca sıralanan binalar bile benzer mi ya! Sırf bu da değil, restoranları ile de bize İzmir’i epey bi hatırlatıyor.

Selanik; restoranları, barları, sosyal hayatı seven eğlenceli insanıyla birlikte tam bir eğlence şehri olmasının yanı sıra aynı zamanda tam bir UNESCO şehri. Yunanistan’ın değil de UNESCO’nun en büyük 2. şehri desek doğru olur. UNESCO’nun Dünya kültür mirası olarak bünyesine kattığı yapıları o şehrin kapladığı alana oranlarsak, Selanik ilk beşte kendisine yer bulacaktır, çünkü şehirde Atatürk’ün Evi haricinde 5 tane gezilecek yer varsa bunun 4 tanesi Dünya kültür mirası listesinde yer alıyor. Hal böyle olunca şehrin önemi biraz daha artıyor. Buraya ilk geldiğinizde bunu hissetmeyebilirsiniz ama burası tarihi açıdan önemli bir şehir ve bu konuya yazının devamında anlatacağımız tarihi yerleriyle devam edeceğiz.

Selanik için çok sert şekilde yapılan ‘’beton yığını abi bu ne böyle’’ betimlemesi var. Öncelikle şunu açıkça belirtelim. Selanik’e gelmeden önce beklentileri çok yukarıda tutmayın. Çoğu insana göre şehir bir beton yığını olarak adlandırılsa da bunun böyle olmasının altında trajik bir hikaye yatıyor ve adamların başlarından geçeni öğrendikten sonra hem biraz üzüldük hem de bu şekilde yermek doğru olmaz diye düşündük. Şöyle ki; 1917 yılında şehir çok büyük bir yangın felaketi geçirdikten sonra üçte ikilik kısmını yangın sebebiyle kaybediyor. İmkansızlık nedeniyle müdahale yetersizliği, su sağlanamaması ve rüzgar etkisi gibi nedenlerin bir araya gelmesiyle birlikte tek bir evde başlayan ufak bir yangın bütün şehri sararak yaklaşık 70.000 kişiyi evsiz bırakıp 32 saat boyunca sürüyor. Yangından sonra ise apar topar bir şeyleri gelişigüzel yerine koymak yerine Yunan hükümeti Ernest Hebrard isimli Fransız bir mimarı göreve çağırarak şehrin yangından zarar gören kısımları için yeni bir şehir planlaması yapmasını istiyor. Mimarımız ise bazı şeyleri elinden geldiğince yapıyor fakat şehrin beton yığını halinde değerlendirilmesinin tek sebebi aslında bu dramatik olay değil. Bir diğer sebep ise Osmanlı faktörü. Osmanlı yönetiminde geçen 500 yıllık süre boyunca, Avrupa mimarisinin herhangi bir etkisinin burada görülmemiş olması da şehri tamamen meydansız, dar sokaklardan oluşan ve dış cephelendirmesine özen gösterilmeyen binalardan oluşan bir halde bırakmış. Sonuç itibariyle bugüne baktığımızda Selanik, meydanlarını ve sokaklarını tek bir kişiye borçlu.

Selanik’i başından geçenlerin yanında bir de Yunanistan özelinde değerlendirirsek iyi yönleri fazla. Mesela bir şehirde ne olmasını istersiniz? Yemekleri güzel olsun, sosyal hayatı hareketli olsun, denize girme imkanı şehrin dibinde olsun, İstanbul’dan ulaşım kolay olsun, e bir de tarihi olsun. Var mı başka ekleyeceğiniz? Bunların hepsi için Selanik’te mevcut. Ayrıca duyduk ki Selanik’in bir diğer özelliği ise bu şehir Yunanistan’ın mural sanat merkeziymiş. Şöyle ki; Yunan sokak fotoğrafçıları tarafından, Selanik sokakları, Yunanistan’daki en popüler sokak fotoğraf çekim destinasyonu olarak gösteriliyor. Special thanks to Mural Art diyoruz. Biz bu konuda pek şanslı değildik ve bu sokakların çok azını görebildik çünkü gezmemiz gereken yerler sayesinde vaktimiz epey azdı. Eğer siz denk gelirseniz belki bizimle fotoğraflarınızı paylaşırsınız.

Gittiğimiz bir şehri övme konusunda her zaman çok bonkör olmuyoruz fakat Selanik için bu sefer pek bi pozitifiz. Burada bir Atatürk etkisi olabilir. Yanındayız Selanik! Peace Bro!

 

Selanik’e Nasıl Gidilir?

Selanik’e gitmek için tahmin edeceğiniz üzere çeşitli alternatiflerimiz var. THY ile Aegean Airlines’ın her gün İstanbul’dan Selanik’e seferleri var. Fiyatlar 2018 başı itibariyle ortalama 500 tl civarında değişiyor.

Bir diğer ihtimal ise arabayla gelmek. İstanbul’dan Selanik 600 km. uzaklıkta ve her şey normal giderse ve ortalama hızla gitme şansına sahip olursanız 6 saatte gidebilirsiniz. Tabi burada İstanbul’un neresinden yola çıkacağınızın çok önemli bir etkisi var. Anadolu yakasından yola çıkıyorsanız +2 saat ekleyip 8 olarak düşünebilirsiniz. Bahçeşehir’den filan çıkıyorsanız o zaman şanslısınız -2 saat olarak hesap edin :) Ah İstanbul.. çok güzel şehirsin ama senden bazı sebeplerden ötürü deli gibi nefret ediyoruz.

Selanik’e arabayla gitmek ve sınırı arabayla geçmek düşünüldüğünün aksine çok kolay ve inanın bize yapılabilir bir şey. Bu konuyla alakalı olarak geniş kapsamlı bir yazı hazırlıyoruz ve çok iddialıyız, günün sonunda sizi arabayla yola çıkartacağız.

 

Selanik’e Ne Zaman Gidilir?

Selanik öyle çok soğuk bir şehir değil. Balkanlardan gelen şu meşhur soğuklar Selanik üzerinden gelmiyor desek bence içinizi rahatlatmış oluruz. Bu yüzden çok fazla düşünmeye gerek yok.

Şöyle etraflı düşününce diyoruz ki; buraya yazın arabayla gelirseniz sadece şehri gezmekle kalmayıp deniz tatilinizi de 2 günlük Selanik tatiline ekleyerek daha uzun bir seyahat yaratmış olursunuz. Şayet yazın gelirseniz hem Selanik’in Agia Triada bölgesini keşfedebilir, hem de Thassos ve Halkidiki gibi yerlere gidecek ortamınız olur.

Uçakla gelirseniz yine bu planı yapabilirsiniz. Havalimanından paşalar gibi kiralayacağınız aracınız ve Türkiye ehliyetinin verdiği yetki ile yolları alt üst edebilirsiniz. Yunanistan genelinde ekonomik sınıfta yer alan herhangi bir araba için günlük kirasına 40 euro’dan fazla ödeyeni dövüyorlar. Unutmayın ki pazarlık Türklüğün şanındandır!

Benzinin litresi ise 2018 başı itibariyle 1.10 euro civarı. Bu şekilde bir hesap çıkartabilirsiniz.

Hazır konuyu açmışken biraz daha ileri giderek araba kiralama için faydalı linkimizi bırakıp sizi düşünmeye sevk ediyoruz.

http://www.rentalcars.com

O halde biz diyoruz ki yazın gelin, düşünmek için yeterince vaktimiz oldu!

 

Selanik’te Nerede Kalınır?

Herkes gider Mersin’e biz gideriz tersine lafını biliyorsunuzdur. Biz bu seyahatte tam olarak bunu yaptık. Dedik ki madem arabamızla geldik ve şehirde park problemi üst seviyede, o halde araba ile cebelleşmeyelim ve merkezde kalmayalım. Bu düşünceler içerisindeyken, mevsimsel durumdan ötürü daha uygun fiyatlar bulduğumuz Selanik’in sayfiye bölgesi olan Agia Triada bölgesinde kalmayı tercih ettik.

Yazının başında Selanik’i överken burasının deniz tatili elverişli bir şehir olduğundan bahsederken Agia Triada bölgesini kastediyorduk. Tekrar hatırlatmakta fayda var, Selanik bir körfez şehri ve Agia Triada bölgesi körfezin ucunda yer alıyor, şehir merkezine ise 30 km yani 30 dakika uzaklıkta. Ayrıca temiz bir denizi ve orta halli bir kumsalı var. Eğer yaz sezonunda Selanik’e gelmeyi düşünürseniz, öğrendik ki buradaki tesislerin gecelik konaklama fiyatı oda başına ortalama 50 euro oluyormuş. Bizim orada bulunduğumuz dönemde ise fiyatlar ortalama 20 euro idi. Otelimiz ise gerçekten epey başarılıydı. İsmi: Hotel Pithari

Diyeceksiniz ki uzağa gittiğinize değdi mi neden merkezde kalmadınız! Merkezde otel fiyatları 2 katıydı arkadaşlar! Bütçe bütçe bütçe diye bas bas bağırırken bunu bize ve size yapar mıyız??? Sonuçta bu tip gezilerde otel sadece uyumak için kullanılıyor. Bu yüzden bütçeyi otel yerine şehir aktivitelerine harcıyoruz!

Selanik’te kalacak yer arayışınızda Booking yine en yakın dostunuz olacaktır. Booking.com üzerinde yer alan bir çok seçenek arasından ‘genius’ fırsatlarını kaçırmamaya özen gösterin. En güzel indirimleri yakalayarak seyahatinize avantajlı başlayın. Eğer ev kiralayıp kalmak isterseniz bir diğer seçenek ise Airbnb olabilir.

 

Selanik’te Ulaşım

Eğer arabanız ile geliyorsanız sahil tarafında park yeri bulamama ihtimalini göz önünde bulundurmanız gerekir. Biz arabayla gelerek bu riski aldık ve özellikle hafta sonu park sıkıntısı yaşadık. Parası neyse verip de park edemiyorsunuz çünkü alayı dolu oluyor. Şehri dolaşırken arabaya ihtiyacınız oluyor mu diye sorarsanız cevabı hayır.

Gezilecek yerler ile ilgili yazının devamında size birkaç tavsiye vereceğiz. Gidince bize hak vereceksiniz çünkü yürüyerek gayet güzel her yeri göreceksiniz.

Eğer Selanik’e uçak ile gelirseniz havaalanından şehre ulaşım epey kolay. Çıkış kapısı direkt olarak otobüs durağının karşısında kalıyor. Buradan 78 ile 79 numaralı otobüsler gündüz seferlerini yaparken 78N otobüsü ise gece seferlerini yapıyor. Tek yön gidiş için 2 Euro ödüyorsunuz ve ortalama 15-20 dakikada bir otobüs kalkıyor. Şehir merkezinden havaalanına geri dönerken de yine aynı yolu izleyebilirsiniz

Bu arada şehirde bir metro sistemi bulunmuyor ve her daim trafiğimiz baki, arada polis tarafından kapanan yollar ise bonusu.

 

Selanik’te Gezilecek Yerler

Selanik’te gezilecek yerler için 1 günlük bir vakit ayırmanız yeterli olacaktır. Sabahından akşamına kadar her yeri gezip bitirebilirsiniz fakat müze gezmekten hoşlanıyorsanız bu süreyi 2 gün olarak düşünebilirsiniz. Atina seviyesinde müzeler bulunmasa da Selanik de boş değil hani!

Selanik ile alakalı bilgi sahibi olmadan önce bu şehre dair gördüğümüz ilk şey bu şemsiyeler olmuştu. Öğrendik ki şehrin simgelerinden biri haline gelen bu şemsiyeler Yunan Heykeltraş Giorgos Zogolopoulos tarafından tasarlanmış. Sahile ilk indiğimizde direkt bu şemsiyeler karşımıza çıkacak diye düşünüyorduk fakat ulaşmak düşündüğümüzden daha uzun sürdü. Nerede olduğunu tam olarak söylemeyelim ki size de bize olduğu gibi sürpriz olsun!

 

Atatürk’ün Evi

Selanik’e gelir gelmez ne yaptık biliyor musunuz? Direkt olarak Atatürk’ün evinin önüne park ettik ve yıllardır yapmadığımızı yaptık. Ata’nın evi, aynı ilkokul kitaplarımızda hatırladığımız haliyle orada duruyor ve Selanik Konsolosluğu ile yan yana aynı bahçede bulunuyor. Giriş için ise herhangi bir ücret ödemiyorsunuz.

Buraya gelmeden önce evdeki eski eşyaların artık yerinde olmadığını, orijinal parçaların değiştirildiğini vb. daha bir çok şey duyduk. Biz bunlara alışkınız ve o kadar çok şey zaten yerli yerinde değil ki.. Neyse, bizce yapılması gereken şey; hazır buraya kadar gelmişken bütün bunlara kulakları tıkayarak, Gerçek mi? Ona mı ait? sorularıyla meşgul olmak yerine, Ata’mızın Dünya’ya merhaba dediği yerde dolaşma fırsatını yakalamışken biraz olsun onu hissetmeye çalışmak.

Adres: Apostolou Pavlou 17

Konum için tıklayın.

 

Rotunda

UNESCO Dünya kültür mirası listesinde yer alan ve Roma İmparatorluğu döneminden kalma bir yapı olan Rotunda, çeşitli spekülasyonlarla birlikte kimilerine göre şehrin en eski dini noktası olma özelliğini taşıyor. Dikkat ederseniz dini nokta dedik çünkü burasının tarih boyunca geçirdiği tek evre kilise hali değil. Her ele geçirilen dini yapıya uygulanan muamele buraya da uygulanarak önce çok tanrılı dinler için bir tapınağa dönüştürülmüş, sonrasında sırasıyla bazilika, camii ve günümüzde kilise haline gelmiş. Zaten camii minaresi hala günümüzde ayakta olduğu için bu çeşitliliği kolaylıkla ayırt edebilirsiniz.

Yapısal olarak bakarsak bu kilise gerek taş duvarlarıyla gerek mermerleriyle ve gerekse bir göz olarak tarif edebileceğimiz yapısıyla Roma Pantheon’unun bir benzeri olarak düşünülebilir. Rotunda’dan aşağıya doğru yürürken ise İmparator Galerius’un yolu ve yolun sonunda kemerini (Arch of Galerius) göreceksiniz. Halen üçte ikisi sapasağlam ayakta duran bu kemer o dönemde Rotunda’nın girişini sağlıyormuş. Bu bölgeyi daha iyi anlayabilmek adına o dönemi tasvir eden bir de harita ekliyoruz.

Bu arada Rotunda, Atatürk evine 5 dakika uzaklıkta olduğu için evi ziyaret ettikten sonra buraya gelebilirsiniz.

 

Hagios Demetrios Kilisesi

UNESCO Dünya kültür mirası listesinde yer alan Aya Dimitri kilisesi 5 YY.’dan kalma bir kilise olup burası da 1917 yangınında zarar gören yerlerden bir tanesidir ve yeniden yapılmıştır.

Bu kilise de yine Osmanlı tarafından camii’ye çevrilen bir yapı olup Yunan egemenliği sonrası eski haline kavuşturulmuştur.

Adres: Agiou Dimitriou, Thessalonik

 

Hagia Sophia Kilisesi

Bir UNESCO Dünya kültür mirası listesinde yer alan yapı ile daha karşınızdayız. Burası Selanik’te bulunan en eski kiliselerden biri olup adından da anlaşılacağı üzere bizdeki Aya Sofya ile bir alakası var.

İnşa edildiği 3.YY’daki şekli üzerine Aya Sofya örnek alınarak 8.YY’da günümüzdeki haline kavuşturulmuş. Zaman içerisinde Osmanlı egemenliğine geçen şehirde burası 1430 yılında camii’ye çevrildikten sonra 1912 yılında Yunanistan tarafından geri kazanılmasıyla birlikte tekrar Katedral haline geri getirilmiş.

Adres: Agias Sofias, Thessaloniki

 

St. Gregory Palamas Orthodox Church

Kiliseler bunlarla sınırlı değil, gezerken şöyle bir kiliseye denk geldik ve bizce Selanik’te gördüğümüz en güzel kilise buydu. Burası Selanik’in günümüzde en yoğun kullanılan kilisesiymiş.

 

Ladadika

Burası Selanik’in yeme içme merkezi. Bir sürü restoran ile akşam mekanının bulunduğu ve iki sokaktan oluşan minik bir mahalle olan Ladadika en keyifli Selanik akşamlarını ve en güzel Yunan lezzetlerini vadediyor. Akşam yemeği önerimizi nereden vereceğimizi az çok belli etmiş olduk dimi! Yeme içme kısmına geldiğimizde tam isabeti yakalayacağız.

 

White Tower

Şehrin sembolü olarak görülen Beyaz Kule’yi görmemenize ihtimal vermiyoruz. Sahil boyunca yürürken gözünüze çarpacak tek sıra dışı olarak burayı söyleyebiliriz. Osmanlı döneminde yapılan bir kule olup neden beyaz kule ismi verildiğini anlayamadığımız yerdir. Belki barışı temsil eden bir anlamı vardır kim bilir!

 

Roman Forum

Burasının da UNESCO Dünya kültür mirası listesinde olduğunu söylersek hanginiz şaşırır haydi bize söyleyin?

Ailemizin mimarı Ernest şehri planlarken, Roma Forumundan düz bir yol çıkarıp Aristo meydanına indirerek önemli yerleri aynı eksende tutmak istemiş. Aristotelous meydanının hemen yukarısında yer alan Roman Forumu tabii ki bi Roma’daki forum değil fakat direksiyonu o tarafa kırarsanız şöyle bir göz atıp usulca yanından geçebilirsiniz. İçeride bir adet tiyatro ile iki adet Roma hamamı bulunuyor. Burası bir Agora olarak nitelendirilse de günümüzdeki haliyle Agora olarak hayal edemedik. Geri kalan her şey için sizin hayal gücünüze güveniyoruz.

 

Aristotelous Meydanı

Bu arada Selanik’e Christmas dönemi geldiğimizi söylemiş miydik? O da güzel bir tesadüf oldu fakat şehrin bir Orta Avrupa ülkesinde yaşanan Christmas coşkusuna sahip olmadığını söyleyelim. Gelelim meydanımıza,

40 yıllık Selanik’li değiliz ama burası için Selanik’in ana meydanı desek yalan olmaz. Bu meydan, büyük Selanik yangını sonrasında 1917 yılında yapılmış. Osmanlı yönetimindeki şehirleşme düzeninde hiçbir meydanın bulunmaması nedeniyle mimarımız Ernest Hebrard böyle geniş bir meydan yapmayı teklif ederek burayı oluşturmuş ve şehrin simgesi olan Büyük İskender’in heykelini meydanın ortasına konduruvermiş.

Günümüzde ise bu meydan epey popüler ve bir çok etkinlik burada düzenleniyor. Festivaller, yılbaşı kutlamaları, konserler ve daha bir sürü organizasyon için insanlar bu meydanda bir araya geliyorlar.

 

Ano Poli

Burası şehrin en yüksek noktası ve aynı zamanda Osmanlılardan geriye kalan tek bölgesi. Hatta yangının zarar vermediği ve o günden bugüne değişmeden kalan ender yerlerden bir tanesi de diyebiliriz. Atatürk’ün evi de aslında bu bölgede sayılıyor fakat esas Ano Poli’ye ulaşmak için evin de epey yukarısına tırmanmak gerekiyor. En tepede ise Osmanlı’dan kalma şehir duvarları ile Yedi Kule(Heptaprygion) bulunuyor.

Eğer vaktiniz bolsa gidin deriz fakat aksi halde çok uğraşmanıza değecek bir şey yok.

 

Selanik Arkeoloji Müzesi

Atina’daki Arkeoloji müzesi kadar etkileyici olmasını beklemeden gitmek lazım. Arkaik döneme ait bir çok eser yer alıyor. Buna ek olarak Helenistik dönem, Yunan Klasik dönemi ve Roma imparatorluğuna ait az da olsa eser var.

Giriş ücreti 4 euro olup giriş ve diğer bilgilere buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Adres: Manoli Andronikou 6, Thessaloniki

 

Şu ana kadar önerdiğimiz yerlerde gezerken zaten mutlaka geçmiş bulunacağınız bazı popüler caddelerden özellikle Tsimiski ve Egnatia da bir çok ünlü mağaza ve restoran göreceksiniz. Bu caddeleri Aristo meydanının bir alt ve bir üst caddeleri olarak düşünebilirsiniz.

 

Selanik Yeme İçme Konusu

Adetimizi bilirsiniz. Gezdiğimiz bir şehri bütün detaylarıyla ve özellikle tarihiyle anlatıp üzerine bir de ayrıca beyaz sayfa açıp yeme içme rehberi hazırlarız. Selanik de bunu fazlasıyla hak eden bir şehir, bu yüzden bir rehber de Selanik için hazırlıyoruz.

 

Bütçe

Selanik özellikle Türk turistlere çok alışkın bir şehir. Burada gireceğiniz bir çok restoran ve mağazada Türkçe konuşan çalışanlar göreceksiniz. Menüler Türkçe olacak, mağazalarda uyarılar Türkçe yapılacak, dükkanlarda pazarlık Türkçe yapılacak ve daha nice ilginçlikler sürprizler…

Son olarak, bu seyahatin ne kadar mal olacağını kestirebilmek adına aşağıda bazı fiyatları verelim istedik.

Güzel bir akşam yemeği için kişi başı ortalama: 20-25 Euro

Kahve: 1,75 Euro

Bira: 2.5 Euro

Şarap: 2 Euro

 

*Eğer araba ile gelirseniz yol boyunca birden fazla defa Jumbo isimli gross marketi görmeniz olası. Eğer bütçenizi sarsmak istemiyorsanız buraya girmeyin. Fakat söylememiz gerekir ki içeride çok güzel şeyler var.

 

Yazının başında da söylediğimiz gibi, Selanik’in misyonu bizim için Atatürk’ün eviydi ve şehirden ayrılırken iyi ki geldik dediğimiz bir seyahat daha geçirmiş olduk. Hafta sonundan tertemiz 2 gün ayırarak Selanik’in keyfini çıkartabilirsiniz. Şehrin hem tarihi hem de genel vaziyeti hakkında bilgi vermek istedik, umarız yardımcı olabilmişizdir.

İyi tatiller :)

Bilinmesi Gerekenler

 

*Yunanistan’a gelebilmek için Schengen vizesi almanız gerekmektedir. Yaz sezonu istisnalarıyla bazı Yunan adalarına kapı vizesi ile gidilmesi mümkündür. Vize için: http://www.vfsglobal.com/greece/turkey/

*Yunanca, Hint Avrupa dil ailesinde kendi başına bir koldur ve başka bir dil ile kök kardeşliği paylaşmaz. Modern Yunanca ise Antik Yunanca’dan farklıdır.

*Türkçe’deki meyve, sebze, balıkçılık ve denizcilik terimlerinin çoğu Yunanca’dan dilimize girmiştir.

*Atina, Yunanistan’ın başkentidir.

*Yunanistan’da geçerli para birimi Euro’dur.

*Selanik, Yunanistan’ın Atina’dan sonran en büyük 2. şehridir.

*Selanik’te yılın en sıcak ayı ortalama 25 derece ile Temmuz ayı olup en soğuk ayı 6 derece ortalama ile Ocak ayıdır. En fazla yağışın olduğu dönem ise Kasım ayıdır.

*Bazı Yunan kaynaklarınca Rotunda Dünya’nın en eski Hıristiyan kilisesi olarak iddia ediliyormuş.

* Selanik, Yunanistan’ın ikinci en büyük şehri ve 1430 yılından 1912 yılına kadar Osmanlı yönetiminde kalmış. Ayrıca tarih boyunca şehir bir çok tarihi figürle özdeşleşmiş. Bunların arasında yer alan en önemlilerinden birisi Atatürk haricinde Büyük İskender olmuş ve şehre Büyük İskender’in kız kardeşinin ismi (Thessaloniki) verilmiş.

*1917 yılındaki büyük yangın ‘Great Fire’ olarak adlandırılıyor. Bu yangının verdiği zararla birlikte şehirde Osmanlı’dan geriye kalan Türk nüfusuna dair mülklerin tamamına yakını zarar görüyor ve bu insanlar Türkiye’ye dönmek zorunda kalıyor.

*Şehrin en büyük nüfus değişimi mübadele döneminde değil, büyük yangın döneminde gerçekleşmiş. Yangın sebebiyle 50.000 Musevi şehri terk etmek durumunda kalmış.

*Atatürk 10. Yıl nutkunda diyor ki; Keşke Selanik’i misak-ı milli sınırları içerisine alabilseydik.

4 Comments

  1. dunyayigezerken

    Bize hafif serin bir hava ve Ladadika gibi bir yer lazım. Oldukça güzel gözüküyor.

    Reply
    • Yol Kure

      Akşamları çok güzel ve eğlenceli bir bölge, mutlaka vakit geçirin :)

      Reply
  2. Çiğdem

    Selanik bu kadar güzel anlatılamazdı çok güzel😍😍

    Reply
    • Yol Kure

      Güzel yorumunuz için teşekkür ederiz >3

      Reply

Submit a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Pin It on Pinterest

Share This