Milano

Milano Seyahat Rehberi

Cinque Terre gezimizden sonra gördük ki ilk defa gideceğimiz bir yer için kesin bir kalış süresi önerenler olursa kulak asmamalıyız. Bunun yerine gidip şehri hissederek karar vermeliyiz. Milano’nun da bu düşünceyle gidilmesi gereken şehirlerden bir tanesi olduğunu düşünüyoruz. Bu duygularla ayak bastığımız Milano, bize bunu fazlasıyla yaşattı. Nasıl mı? Gitmeden önce duyduğumuz olumsuz şeylerden dolayı Milano’ya az vakit ayırmıştık fakat günün sonunda daha fazlasını hak ettiğini anlayınca bi pişmanlık kapladı. Neyse dedik işte bunlar hep alınması gereken dersler!

İtalya’nın kuzeyinde bulunan Milano şehri, Lombardiya bölgesinde yer alıyor ve Roma’dan sonra en büyük 2. İtalya şehri olma özelliğini taşıyor. Yaklaşık 2 milyon nüfusu olan şehrimizin favori göçmenleri ise Roma’da olduğu gibi açık ara Çin menşeili. Şehirde sürekli bir hareket var. Hem turistik olması nedeniyle hem de İtalya ekonomisinin ağır yükünü taşıdığı için şehri canlı kılan bir çok faktör var. Sizi bu detaylara boğmadan turistik konularla yazımıza devam ediyoruz.

Milano ile alakalı olarak muhtemelen en çok duyduğunuz şey bu şehrin gerçekten İtalya‘nın diğer popüler şehirleri gibi olmadığıdır. Biz de buna kısmen katılıyoruz ve bazı durumlarda İtalya’dan kafa olarak epey uzaklarda olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü bu şehirdeki tarih ve sanatı Roma ile Floransa’daki ile kıyaslamak doğru değil ve şehrin yapısı nedeniyle şu İtalya’nın meşhur dar sokaklarının sayısı da epey az. Evet bu yorumu yapan 9438. kişi olduk farkındayız fakat şehri gezmeye başlayınca bu yorumların neden yapıldığını daha iyi anlıyorsunuz. Gelin biraz daha derinine inelim. İtalya’dan ne bekliyoruz? Geniş tarih, bir dünya sanat ve bolca rönesans eseri, havada uçuşan pizzalar ile ağızlardan sarkan makarnalar. Di mi?  Bu saydıklarımız Milano’da sınırlı sayıda var. Bu saydıklarımız kısmen daha az diye de bu şehri farklı olarak değerlendiriyoruz fakat sıkıcı olarak nitelendirmek mantıksız olur. Burada da Barcelona’daki veya Paris’teki çeşitlilikte keşfedilecek kafe, bar ve restaurant var. Yani bu şu anlama geliyor ki lokal ile daha fazla tanışma şansı var. Restoran demişken şu bilgiyi de paylaşalım; İtalya’da en fazla Michelin yıldızlı restoran Milano’da yer alıyor. Ayrıca sayısız modern sanat galerisi var fakat çok azı göz önünde duruyor ve pek turistik değil.

Burası yaygın şekilde bir moda şehri olarak anılıyor. Sokaklarında dolaşırken neden böyle anıldığını anlamakta fazla zorlanmıyorsunuz. Burada insanlar daha bakımlı ve daha güzel giyiniyor. Sokaklarda dolaşırken tarihten çok moderniteyi görüyorsunuz. Bu tabii ki şehrin her bölgesi için söylenemez. Herhalde bi’kaç gün daha kalsaydık elitizmde tavan yaparak dönecektik!

O halde buyursunlar Milano seyahat rehberi yazımıza;

Milano’ya Nasıl gidilir?

Biz Milano’ya tren ile gelen şanslı kimselerdeniz. Eğer henüz görmediyseniz Milano Central Station görülmeye değer bir yer. Gördüğümüz en büyük tren istasyonu! Tren ile Milano seyahati planlayanlar için Trenitalia linkinden biletleri kontrol edebilirsiniz. Eminiz ki gün içerisinde bir çok noktadan size uyacak bir tren seferi bulacaksınız.

Havayolu ile gelmeyi planlayanlar için haberler güzel. THY çıldırmış vaziyette ve 2017 Haziran ayı itibariyle Malpensa havaalanına günde 5 sefer düzenliyor. Pegasus’un ise SAW tarifeli ve Bergamo havaalanı inişli tek bir seferi var. Eğer Pegasus ile gelmeyi tercih ederseniz Bergamo’dan havaalanına ulaşmanız için şu linkteki otobüsü kullanabilir ve biletlerinizi önceden gidiş geliş olarak alabilirisiniz.

THY ile Malpensa havaalanına indiyseniz buradan şehir merkezi için tren ve otobüs alternatifleriniz var. Tren için buraya tıklayınız.

Otobüs için ise şuraya tıklayınız.

Yetmez ama evetçiler için ise haberler güzel. Milano’da Linate isminde bir havaalanı daha var fakat Türkiye’den buraya direkt sefer yapılmıyor.

 

Milano’da Nerede Kalınır?

Milano’da kalacak yer ararken bizce 2 lokasyon çok önemli. Bunlardan ilki Navigli bölgesi, diğeri ise Brera bölgesi. Navigli bizim için Milano’nun en güzel noktası ve kanallardan oluşan yapısı ile kendine has. Brera ise Milano’nun İtalya gibi İtalya havasına sahip noktası. Tercih sizin. Biz kötü bir tercih yaparak merkez istasyona yakın bir otelde kaldık. Otelimizi önermeye değer bulmuyoruz, bir daha gidince kesinlikle Navigli bölgesinde kalacağız. Kalacak yer ararken hangi kaynaklardan faydalanacağımızı bilmiyorsak lütfen şuraya tıklayın ve devamında ‘konaklama’ bölümünü okuyun. Milano otelleri için ise şuradan buyurun.

 

Milano’ya ne zaman gitmeliyiz?

Her güzel şehri daha da güzelleştiren en güzel mevsim hangisidir diye soran bir anketi başlatmak istiyorum. Milano için tabii ki en doğru mevsim bahar olacaktır. Milano İtalya’nın kuzeyinde yer alan bir şehir olduğu için kış mevsimleri burada yaşanan soğuk İstanbul’dakinden daha sert oluyor. Yazın ise bunaltıcı nem oranı ile insanı kendinden geçirebilir. Ayrıca Navigli bölgesini çiçekler açmışken görmenizi isteriz. Mevsim konusunda önerimiz kesindir, nettir, bahardır, şakamız yoktur bizi bilen bilir.

 

Milano’da Ulaşım

Milano’da geniş metro ağında 4 farklı metro hattı var. Metroya ek olarak 160 km. uzunluğunda tramvay ağı var.  Metro hattı ise Avrupa’nın en büyüklerinden bir tanesi. Metro biletleri tek kullanımlık 1,5 euro iken günlük bilet 5 euro’ya satılıyor.  Kısacası bu şehirde yolda kalmamız mümkün değil. Milano’da dolanırken yürüyerek zorlanmadan gidilmesi gereken yerlere ulaşabilirsiniz. Pek çok nokta için toplu taşıma şart değil. Unutmayın ki İtalya şehirlerini en güzel yürüyerek keşfedersiniz çünkü her geçtiğiniz sokak sizi şaşırtma potansiyeline sahiptir ve bu bir nevi bu beklenti ile yürürsünüz.

 

Milano’da Gezilecek Yerler

Her zaman savunduğumuz bir argüman vardır. O da bir şehrin yürüyerek keşfedilmesi gerektiğidir. (Yineliyoruz) Milano’da bu şehirlerden bir tanesidir. Bu şehirde dolaşırken toplu taşıma kullanmaya ihtiyacınız olabilir fakat aynı zamanda düz ayak bir şehir olduğu için yürümesi keyifli ve yorucu değildir. Biz Milano’ya gelmeden önce fotoğraflarını gördüğümüz Navigli’nin güzelliğinden çok etkilendiğimiz için şehir turumuza direkt olarak buradan başlamak istedik. Doğru da yapmışız çünkü buradan başlayınca güzel bir rota karşımıza çıktı. Beğeneceğinizi düşünerek hemen aşağıda sırasıyla paylaşıyoruz. Aşağıdaki rotamızı daha iyi anlamak için sizden ricamız bir Milano haritası edinmeniz. Bunun için şuraya buyurun.

Navigli bölgesi küçük bir göl olan Darsena etrafındaki kanallardan oluşan bir bölgedir. Minnoş gölümüz boyunca yürürken biraz mola vererek buradaki restoran ve cafelerde keyifli dakikalar yaşayabilir ve hatta kanallarda mini bir tekne turuna da katılabilirsiniz. Daha fazla yer görmek için ise Maggio meydanına doğru gidebilir ve sonrasında Corso di Porta Ticinese caddesinden yukarı doğru yürüyebilirsiniz. Bu cadde üzerinde yürürken San Lorenzo Maggiore Bazilikası ve hemen önünde yer alan Roma şehir sütun kalıntılarını görebilirsiniz. Colonne di San Lorenzo bu sütunlara verilen isimdir. Havalar güzelken insanlar genelde bu küçük meydan etrafında da vakit geçirir. Bu meşhur kilisenin yanındaki Milano Street Art çalışması ise bizce görülmeli, giderseniz yorumlarınızı bekleriz. :)

Ticinese caddesinin sağ ve sol paraleli ise adeta tarih ile dolu. Çünkü bu bölge eski Roma şehir merkezinin olduğu yer ve en alakasız sokak aralarında yürürken karşınıza bir anda İmparatorluk döneminden kalma kalıntılar çıkabiliyor. Roma tarihine meraklılara duyurulur.

Ticinese caddesini bitirdikten sonra dümdüz yukarı çıkarak Roma kalıntılarından sıyrılın ve sonra Corso Magenta caddesine girin. evet az ileride karşınıza Santa Maria delle Grazie katedrali çıkacak, yani Da Vinci’nin Son Akşam Yemeğini görmeye çok yakınsınız.

Dünyaca ünlü olan ‘Son Akşam Yemeği’ freskimizden sonra kısa bir yürüyüş ile Castello Sforzesco‘ya yani Milano kalesine ulaşabilirsiniz. Bu kaleye gelmişken buradaki Pinacoteca’yı gezebilir ve Michalengelo ile daha nicelerinin eserlerini görebilirsiniz. Kaleye kadar gelmişken yapılması gereken en güzel şey ise hemen arka bahçesinde kalan parkta vakit geçirmek olacaktır. Bu arada park gezisini hafta içi bir günde yapmakta fayda var. Hafta sonu müthiş kalabalık oluyor.

Kaleden çıkarken girişteki ana meydandan Via Dante boyunca ilerleyin. 10 dakikalık yürüyüş sonunda Milano’nun sembolü ve en güzel yapısı olan Duomo di Milano‘ya ulaşacaksınız. Galleria ve etrafında gezerken adeta tarih ile modernitenin birleşimine şahitlik edeceksiniz. Dünyanın en bilinen operalarından biri olan La Scala Operası da burada yer alıyor.

Brera nerede kaldı diye sorduğunuzu duyabiliyorum. Brera için La Scala’dan yukarı yürümeniz gerekmektedir. Önce via Giuseppe Verdi, sonra Via Brera ile hedefe ulaşacaksınız. Brera’dayken Pinacoteca di Brera‘ya mutlaka uğrayın. Burası aynı zamanda Milano üniversitesi Güzel sanatlar fakültesinin binası olarak kullanılıyor. Dünya’ya bir daha gelseniz, burada okumayı dileyebileceğiniz güzellikte bir ortam.

Bu güzergahı 1 tam gün ayırarak tamamlayabilirsiniz. Leonardo Da Vinci’yi merak edenler kesinlikle Da Vinci müzesine gitmeliler. En kapsamlı müzesi Milano’dadır. Şehrin en işlek caddesi ise Buenos Aires’tir. Corso Buenos Aires üzerinde bir çok mağaza, restoran ve otel görebilirsiniz. Aranızda harita açmayıp sadece okuyan varsa kafalar karışmış olabilir. Bu durumu düzeltmek adına gelin gezilecek yerleri aşağıda minik faydalı bilgilerle biraz daha detaylandıralım.

 

Duomo di Milano

Dünya’nın en büyük 5. İtalya’nın ise en büyük katedralindeyiz. Vatikan’a ne olmuş diyenler çıkacaktır fakat orası Vatikan, ayrı bir ülke, İtalya değil. Yapımının tamamlanması ve son halini alması ise inanılmaz şekilde neredeyse 600 yıl sürmüş. Gotik Katedral özlemi çekenlerimiz var ise en az bizim kadar fazlasıyla mutlu ayrılacaklar. Önünde büyükçe bir meydan ve hemen sağında Galleria ile lüks mağazaların bulunduğu cadde yer alıyor.

Duomo’yu her detayıyla incelemek isteyeceksiniz. Eğer yetmez de içerisine girmek isterseniz şuradan biletinizi önceden ayarlayabilirsiniz. Hatta ve hatta katedralin tepesine de çıkabiliyorsunuz. Biletler için buraya tıklayın.

 

Galleria Vittorio Emanuele II

Alışveriş merkezi seven bünyeler burayı çok sevecek. Dünya’nın en eski alışveriş merkezlerinden bir tanesindesiniz. Aslında burası zamanında Duomo’dan La Scala’ya kolay ulaşılabilsin diye yapılmış fakat günümüzde lüks mağazalar ve kafeler mevcut. Cüzdanı bırakmak veya şapkayı önünüze koyup düşünmeniz için en uygun yer diyebiliriz. Restoran ve kafeler epey turistik ve içerisi gerçekten şık bir galeri tadında ihtişamlı.

 

La Scala

La Scala’ya dışarıdan baktığınız zaman bu mu yaaa diyebilirsiniz. Fakat işin aslı öyle değil. Burası Dünya’nın en tanınan opera binalarından bir tanesi ve tarihi 1778 yılına dayanıyor. Dünya’nın en değerli opera sanatçıları burada sahne almış. İçeride aynı zamanda sahne tiyatrosu eğitimi ve bale eğitimi veriliyor.

Eğer Opera izlemek isterseniz 30 Euro civarı başlayan fiyatlara arka sıralardan bilet bulmanız olası. Önceden planımızı yapalım biletimizi alalım diyorsanız şuradan bakmakta fayda var.

 

Santa Maria delle Grazie

Leonardo da Vinci’nin son akşam yemeğini merak edenler var ise bir adım öne çıksın. Çünkü tablonun orijinali esasen bu kilise duvarına fresk olarak yapılmıştır. Burası UNESCO Dünya mirası listesinde yer almaktadır. Leonardo 17 yılını geçirdiği Milano’ya, Dük Sforza’nın isteği üzerine bu eseri bırakmıştır.

Fresk 3x5 boyutlarında ve tahmin edeceğimizden de büyük. Anlam ve önemini az çok biliyoruz. İsa’nın çarmıha gerilmeden önceki son akşam yemeği anlatılıyor.

2.Dünya savaşında zarar gören kilisede, freskin bulunduğu duvarda herhangi bir sıkıntı oluşmamış. Hatta freskin gelecek yüz yıllara güvenle taşınabileceğini söylüyorlar. Meraklıları için freskin üzerinden Da Vinci detaylarının anlatıldığı bir turda var. Bilgi için buraya tıklayabilirsiniz.

Tur çok tuzluymuş biz normal yollardan girelim diyenler varsa buraya buyurun lütfen.

 

Sforza Castle

15 YY.’da Milano Dükü Francesco Sforza tarafından yaptırılmış olan kalemiz bugüne kadar hasarsız şekilde ulaşmış. Burası aynı zamanda Avrupa’nın da en büyük kalelerinden. Kale içerisindeki birkaç odada Leonardo’nun yaptığı freskleri de görebiliyorsunuz.

Sforza kalesi ve içerisinde yer alan Pinacoteca del Castello Sforzesco’da Michelangelo’ya ait bir çok eser sergilenmektedir. Özellikle son dönemlerine ait eserleri burada görebilirsiniz.

Sforza kalesi de 2. Dünya Savaşından payına düşeni alan yapılardan fakat yine de çok fazla zarar görmemiş. Kaleden çıktıktan sonra hemen arkasında bulunan Parco Sempione‘ye gidip yeşillikler içinde rahatlamayı ihmal etmeyin.

 

Navigli

Favori yerimizdeyiz. Darsena gölü boyunca, rengarenk panjurların arasında biten çiçeklerle süslenmiş yere Navigli denir. Hayatın tanımını vermişiz gibi oldu! Birbirine bağlanan kanallardan oluşan bir bölge olan Navigli, Aperativo zamanı için lezzetli yiyecekler ve şaraplar sunan sayısız mekanla dolu. Kanallar boyunca yürüyün ve hoşunuza giden ilk yere oturup keşfetmeye başlayın. Aperativo nedir diye soranlar için cevabımızı Milano yeme içme rehberi yazımızda veriyoruz. Şöyle buyurun.

Çiçekleri açmış bir Navigli gibisi yok! En güzel akşam yemekleri için Navigli diyoruz. Hele ki happy hourcu biz Türkler için Navigli restoranları gibisi yok. Tam bir akşam üstü sefası! Gündüz gelseniz de kalabalıktan bir şey eksilmeyecek, burası için her daim tıklım tıklım diyebiliriz. Özellikle gün batımını izlemek için en iyi nokta.

 

Brera

İtalya’nın karakteristiği olan dar sokaklarını ve renkli panjurlarını Milano’da bulabileceğiniz yegane yer Brera’dır. Yine de siz siz olun, beklentiyi Roma seviyesinde tutmayın sonra hemen Milano tu kaka olmasın!

Burası belki de Navigli’den sonra şehrin en güzel yeri. Brera’da kafeler, konsept mağazalar ve vintage dükkanları dalga dalga üstünüze gelirken karşınıza çıkan antikacılar ve mini sanat galerileriyle kendinizden geçeceksiniz. Lokal tasarımcıların butiklerini burada bulabilirsiniz. Aynı zamanda çok hoş çiçekçiler de mevcut. Burası öğrencilerin de çokça takıldığı yerlerden. Milano ayrıca bir üniversite şehri olup İtalya’daki en fazla üniversite burada yer alır. Duyduğumuza göre 8 tane üniversite var.

 

Porta Nuova

Şimdi de Milano’nun en yeni semtlerinden birine uğruyoruz. İsmini tasarımcısından alan Gae Aulenti meydanı ile gezinize başlayabilirsiniz. Hemen yakınında ise, İtalyan mimar Boeri’nin şehir merkezlerinde konut yerleşimleriyle yeşil alanları birleştiren ‘Dikey Orman’ fikrinin temsilcisi iki adet gökdeleni göreceksiniz. Adeta Milano’nun yeni simgeleri haline gelen bu yapıları görürseniz Milano’yu anlamak isimli liyakat nişanını hediye ediyoruz :D

 

Cimitero Monumentale di Milano

Mezarlık önerisi vereceğimiz hiç aklıma gelmezdi ama halk bunu istiyor. Burası Milano’nun en büyük 2 mezarlığından bir tanesi ve çeşitli yerlere dağınık olarak kurulan mezarlık düzeni yerine hepsini tek bir yerde toplamak istemişler. Bunun için de bu 250.000 m2 alan oluşturulmuş.

Favori sanatçımız Giuseppe Verdi’den Einstein’in babası Hermann Bey’e kadar bir çok ünlü isim burada yatıyor. Napolyon’dan Taçsız Kral Metin Oktay’a kadar herkes bu bıçakla traş oldu der gibi oldu ama öyle hahsajhgs Neyse, İçerisi minik Yunan tapınaklarından Roma imparatoru Trajan’ın dikilitaşı vb gibi daha birçok heykel ile dolu. Buranın tasarımında mimar Carlo Maciachini imzasının yanında, bir çok sanatçının yapımında payı var. İçeriye girdiğimizde Musevi mezarlığı ve Nazi toplama kampında öldürülen 800 Milan’lı için ayrı bir alan var.

Buradaki mezar taşlarının her biri sanat eseri niteliğinde desek yanlış olmaz. İçeriye girdiğinizde üstteki fotoğraftaki gibi mezarlıklar göreceksiniz.

 

Pinacoteca di Brera

Sanat galerisi meraklısıysanız doğru yerdesiniz. Burası Milano’nun en önemli sanat galerisi olup bir çok ünlü sanatçıya ait resim burada sergilenmektedir. Ayrıca Brera Güzel sanatlar fakültesi burada yer alır, reankarnasyona teşvik eder, heykeller arasında güzel sanatlar okumak istersiniz.

Aşırı dozda Carvaggio, Bellini ve Mantegna ihtiva eder. Kısaca, İtalyan resminin en iyi koleksiyonu buradadır.

Adres: Via Brera 28

Giriş Ücreti: 10 Euro – Müze için.

 

Milano Müzeleri

Milano’da müze seçeneği bir Roma bolluğunda değil fakat yine de meraklıları için bir kaç önerimiz var ve favori müzemiz Da Vinci müzesi oldu.

 

Museo del Novecento

Duomo meydanının hemen yanındaki Palazzo dell’Arengario’da yer alan müzede, 20 YY’a ait en önemli sanat koleksiyonlarını görebilirsiniz. İtalya sınırları içerisinde 20 YY. sanatının derlendiği daha büyük bir müze olmadığı söyleniyor. Fütürist ve Arte Povera olarak bölümlere ayrılıyor. Modern misiniz? E buyurun o halde.

Giriş ücreti: 10 euro – 22.30’a kadar açık ve Pazartesi günleri kapalı.

Adres: Palazzo dell’Arengario, Via Guglielmo Marconi, 1

 

Museo Nazionale Scienza e Tecnologia del Da Vinci

Leonardo Da Vinci’yi anlamak ve tanımak için bu müzeyi görmek gerekiyor. Bir ressamdan çok daha fazlasıyken aynı zamanda şehir planlamacısı, veya döneminin military engineering adına en önemli mucitlerinden biri olduğunu görüyorsunuz.

Giriş ücreti: 10 euro – Saat 17.00’a kadar açık ve Pazartesi günleri kapalı.

Adres: Via San Vittore, 21

 

Milano Gece Hayatı

Öğrencinin olduğu yerde gece hayatı her zaman hareketli olmuştur. Milano’da da durum farklı değil. Gece hayatı için Porta Ticinese bölgesini tercih edebilirsiniz. Gezi için önerdiğimiz Navigli ve devamında bizi yukarı çıkartan cadde boyunca Happy Hour mekanlarına rastlayacaksınız.

Eğer direkt olarak öğrenci gece aleminin içine dalalım diyorsanız o zaman Bocconi bölgesine gitmeniz gerekiyor. Üniversitenin hemen yanı ve etrafındaki öğrenci usulü barlar ile lokal gibi takılabilirsiniz.

Gece klubü isteyenler için seçenek çok. Underground bir yer arıyorsanız Tunnel Club ve Plastic Club kesinlikle doğru yerler olacaktır. Farklı modern kokteyller deneyelim ama bi yandan da 80’lerde gibi takılalım diyorsanız o halde Ragoo’ya gitmelisiniz. Yine 80’ler kafasında bir başka yer olarak Club Haus’u önerebiliriz.

Adres: Via Sammartini, 30 (Tunnel Club)

Adres: Via Gargano, 15 (Plastic Club)

Elektronik müzik sevenler için ise tek adres ‘Dude club Milano’. Evet adı biraz sıkıntılı gözükebilir ama striptiz club değil elektronik club olduğunu garanti ederiz. Her haftasonu İtalya’nın ve Avrupa’nın bilindik Dj’leri burada müzik yapıyor.

Adres: Via Carlo Boncompagni, 44

Rock sevenler için de bir alternatif çıkartarak bence gönüllerde şimdiden ferah bir taht kurduk. ”Rock n Roll Milano” bunun için doğru adres. Haftanın 6 gecesi açık ve canlı müzik yapılıyor.

Adres: Via Giuseppe Bruschetti 11

Bu tarz bizi açmadı biz Jazz seviyoruz diyenler için en güzel haberi sona sakladık. O zaman Milano’yu Haziran ayında ziyaret etmelisiniz. ”Biranza Caz Festivalinin” her yıl Haziran ayında yapıldığını öğrendik.

Milano, gece eğlencesi garantili olarak sizlerle! Aman dikkat Campari için gelip Sambuca’yı aşırıya kaçırmayın! Ne isimleri aynı ne de alkol oranları!

 

Milano’da Alışveriş

Ve geldik herkesin merakla beklediği hususa. Türkiye’de milletin satın alabilmek için böbreğini sattığı LV çantalar, kenzolar, armaniler ve daha niceleri için haydi kızlar Milano’ya! Biliyoruz ki LV, Kenzo, Armani ve türevlerinden bahsederek yüreklere su serptik. Şimdi biraz daha ileri gidiyoruz ve sokak ismi veriyoruz. Quadrilatero della Moda bölgesi Milano’nun en popüler alışveriş merkezlerinden bir tanesidir. Quadrilatero kelimesinin türkçe anlamı dörtgendir. Yani Moda Dörtgeni ismiyle anılan bu bölgede özellikle ‘Montenap’ ve ‘Spiga’ sokaklarında bir çok lüks mağazayı bulabilirsiniz.

Gelmeden önce alışveriş planı yapalım diyenler için dev hizmet. Evet çok olduk biliyoruz fakat buyurun size mağaza ve adres listeleri. Mağaza Listesi

Daha vintage arayışlar içinde olanlar için ise birkaç tavsiyemiz olacak. Bunun için sizi buradan Milano Alışveriş Rehberi yazımıza davet ediyoruz. Tık tık tık.

 

Bütçe

Milano için ucuz bir şehir demek doğru olmaz. Burası İtalya’nın diğer şehirlerine kıyasla pahalı bir şehir. Örneğin Navigli’de bir akşam yemeğinin size maliyeti 30 euro altında olmayacaktır. 30 euro’nun içinde ana yemek ve 1 kadeh şarap var.

Derseniz ki ben ana yemekçi değilim ve şu meşhur aperativo kültürü ile tanışmak istiyorum. O zaman iş değişir. Herşeyi bırak git ‘happy hour’ kovala ve 15 euro’ya aperativo ile karnını doyur arkadaşım.

Milano yeme içme rehberi yazımızda yemek detaylarının daha derinine giriyoruz fakat öncesinde şu minik bütçe bilgilerini vermekte fayda var.

Bira: 3-5 euro

Su: 1-1.5 euro

Kahve: 1-3 euro

TripAdvisor 4 yıldızlı restoranda ana yemek: 20 euro

 

Milano hakkında söylenenlere kulak asmayın, Milano çok güzel bir şehir ve keşfederken birçok yeni şey öğreneceksiniz. Umarız ki Milano seyahat rehberi yazımız faydalı olmuştur.

Güzel gezmeler, iyi tatiller!

Bilinmesi Gerekenler

*İtalya’ya gelebilmek için Schengen vizesi almanız gerekmektedir. Vize için: https://idata.com.tr/ita/tr

*Roma, İtalya’nın başkentidir ve İtalya’da geçerli para birimi Euro’dur.

*Milano Malpensa havaalanı, İtalya’nın en büyük 2. havaalanıdır. Malpensa şehir merkezine 40 km. uzaklıkta olup Bergamo havaalanı ise 45 km. uzaklıktadır. Bu iki havaalanı için ortalama yolculuk süresi 1 saattir. Linate havaalanı ise 8 km. uzaklıktadır ve yolculuk 25 dk. sürmektedir.

*Milano, Paris’ten sonra, Avrupa Birliği’nin en zengin 2. şehri konumundadır. İtalya’nın endüstri ve finans merkezidir.

*Milano’nun bu denli zengin bir şehir olmasının sebebi Lombardiyalı Bankerlerin tarih boyunca buraya yatırım yapmasıdır.

*Milano’da karasal iklime ek olarak nemli subtropikal iklim hakimdir. Milano için en yoğun ziyaret dönemi Haziran ve Eylül aylarıdır.

*Milano metrosu hafta sonu gece 2’ye kadar, hafta içi ise gece 1’e kadar hizmet vermektedir. Sabah ise 6’da başlar.

*İtalya’da her şehrin Dükü kendisine bir kale yaptırmıştır. Castello Sforza’da bunlardan bir tanesidir.

*Duomo di Milano yaklaşık 12.000 m2 alana kurulmuş bir italyan stili gotik katedraldir. 1386 tarihinde başlayan yapımı 1965 yılında tamamlanmıştır. 40.000 kişi kapasitesi vardır. Milano’daki hiç bir yapı, Duomo’yu geçecek yükseklikte inşa edilememektedir.

*Galleria Vittorio Emanuele, ismini İtalya krallığının ilk kralı Vittorio Emanuele’den almıştır ve 1877 yılında inşası tamamlanmıştır. Burası sadece kuş bakışı bakıldığında anlaşılabilecek üzere bir haç şeklinde tasarlanmıştır. Galleria’nın sekizgen şeklindeki merkezi, 4 kıta ile tarım, bilim, sanat ve endüstriyi temsil eden mozaikler yer almaktadır. Ayrıca camdan yapılmış tavanı, o dönemin mimarisi açısından önemli bir kırılma noktası ve yeniliktir.

*La Scala operası 2.000 kişi kapasiteye sahiptir.

*Meşhur Milano Moda haftası her yıl Şubat ayında yapılır. Aynı zamanda Milano karnavalı ise şubat ve mart aylarında yapılır.

*Milano açık hava tasarım festivali ise Nisan ayında yapılır.

*Milano’ya gelmeden önce Milan Pass kartı satın alarak birçok müze, restoran, turistik tur ve alışveriş imkanlarından indirimli faydalanabilirsiniz. Kartı ile ilgili bilgi almak için buraya lütfen.

3 Comments

  1. busra

    Ellerinize sağlık çok güzel yazı olmuş :)

    Reply
    • Yol Kure

      Çok teşekkür ederiz beğenmenize sevindik :)

      Reply
  2. Davut

    Zam oralarda gelmiş gordugum güzel yerlerden biri

    Reply

Submit a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Pin It on Pinterest

Share This