Kanarya Adaları

Gran Canaria ; Kış ortasında bir vaha

Türkiye’de Kasım ayı gelince yağmur ve kar heyecanı sararken Kanarya Adalarında denize girmek kulağa güzel geliyor değil mi! Bizimle aynı fikirdeyseniz tam olarak bu noktada İspanya’nın Afrika kıtasındaki topraklarında buluşabiliriz demektir. Hatırlar mısınız, Kanarya Adaları’nı 2000’li yılların başlarında magazin programlarından öğrenmiştik ve o dönem bir çok ünlü tatile veya balayına bu adalara gelip ülkeyi buradan selamlarlarken adeta Karayip havası yaratırlardı, ne günlerdi! :) Şimdilerde ise burası eskiden olduğu kadar ülkemizde popüler değil fakat bazı ülkelerde hala popülerliğini koruyor. Mesela Almanya’dan ve İngiltere’den her yıl binlerce turist deniz tatili için buraya akın ediyor ve İspanya bu adaların ekonomisi için bu insanlara çok şey borçlu. Peki diyeceksiniz ki sizin orada ne işiniz var? Bizimki tamamen keşfetme tutkusu ve teorik olarak Afrika kıtasına ayak basma heyecanı. Bir de ucuz bilet bulma etkisi diyelim. Nasıl ucuz olduğunu da yazının devamında anlatacağız.

Başlamadan önce küçük bir bilgi; İspanya’nın Afrika kıtasındaki tek toprağı Kanarya Adaları değil. Aynı zamanda Fas sınırıyla çevirili olarak Melilla ile Ceuta isimli bölgeler de özerk il statüsünde olupİspanya’ya bağlı yerlerdir.

Kanarya adaları, 7 adet kara parçasından oluşan bir takımadadır. Bu adaların en büyüğü ise Tenerife adasıdır. İlk başta seyahatimizi planlarken iki ada arasında karar vermek zor gelmişti fakat sahillerinin daha güzel olduğunu duyduğumuz Gran Canaria’yı tercih ederek deniz tatili adına doğru bir hamle yaptığımıza inanıyoruz. Bu arada hakim görüşün aksine Adaların ismi kanarya kuşundan değil de, Latince köpek anlamı taşıyan canis’den geliyor. Bu yanlış anlaşılmanın yaygın olduğunu ada sakinleri de düşünüyor olacak ki adamızda bu köpeği temsil eden devasa köpek heykellerini sıkça görmek mümkün. Bunların en büyüğü ise şehir merkezi olan Las Palmas‘ın Santa Ana meydanında yapılmış. Bu sadece isim boyutunda sembol. Aslına bakarsanız adanın övündüğü iki tane şey var ve bunlar Kanarya kuşu ile Ada Palmiyesi. Sizi düşünmeye sevk ettik, farkındayız.

 

Kanarya Adaları’na ne zaman gidilir?

Kanarya adalarının en güzel sezonunun temmuz-ağustos dönemi olduğu söylenir, bunun nedenini üstümüzden esip geçen alize rüzgarları diye düşünüyoruz. Ayrıca yılın hemen hemen tüm ayları ortalama sıcaklık 18 derecenin altına düşmüyor. Her daim tatil kafası olarak düşünebiliriz. Dediğimiz sıcaklık ortalamasından tahmin edeceğiniz üzere Kasım ayında da yüzebilirsiniz fakat daha kabalalık bir ortam arıyorsanız Temmuz-Ağustos dönemini tercih edebilirsiniz. Biz kasım sonu gibi gittik ve ada fazlasıyla sakindi.

Gran Canaria’da Nerede Kalınır, Nasıl Gidilir?

Nasıl ucuza gittiğimizi açıklıyoruz! Ryanair ile Barcelona’dan 3 buçuk saatlik bir yolculuk ile buraya ulaşabiliyorsunuz. Zaten RyanAir ile Barcelona’dan ve İspanya’nın bir çok şehrinden buraya her gün uçuş bulmak mümkün. Fiyatlar da genelde makul durumda. (Ortalama gidiş geliş 100 euro)

Adamız ziyadesiyle büyük, kıyas yapmak gerekirse bir Mallorca kadar büyük değil ama yarısı kadar diyebiliriz. Bu arada Kanarya adalarından toplam 7 tane olduğunu söylemiştik. Bu adalar arasında feribot seferleri olduğu gibi birde Binter Canarias adlı bir havayolu firması var. Binter, Kanarya adaları Portekiz’in Madeira adaları, Fas, Senegal ve Portekiz ana karası arasında uçuşlar yapıyor.

Kalacak yer için ise bir sürü seçenek var. Bu tamamen hangi aktiviteyi istediğinizle ve ne tatili için geldiğinizle alakalı. Deniz tatili sizin için önemli değilse adanın şehir merkezi ve nüfusun en yoğun olduğu yer olan Las Palmas bölgesinde kalabilirsiniz. A yok biz cup cup yüzeceğiz derseniz plajların güzel olduğu ve adanın Güney bölgesinde yer alan Playa del Ingles’de kalabilirsiniz, zira biz öyle yaptık ve adanın güneybatısında önerilen diğer güzel plajlara da yakın olma düşüncesi ile doğru bir tercih yaptık diyebilirim.

Las Palmas’ta kalma alternatifi de var tabii ki fakat amaç denize girmekse Las Palmas bu imkana uzak bir tercih olabilir. Biricik otelimiz Apartamentos Las Góndolas’dan ise gayet memnun kaldık. Ayrıca plaja inmek yürüyerek 10 dakikadan daha az sürüyordu. Tam isabet!

Diyeceksiniz ki biz bu seçenekleri nereden bulacağız. O halde buyurun faydalı linklerimize; eğer ev tutmak isterseniz https://www.airbnb.com.tr/ üzerinden evlere bakabilir, hostel için http://www.hostelworld.com/ ve oteller için http://www.booking.com/ kullanabilirsiniz.

 

Gran Canaria’da Ulaşım

Gran Canaria’da ulaşım için eninde sonunda bi 4 tekerleğe ihtiyaç duyuluyor. İsterseniz otobüs kullanabilirsiniz, sabrınız yok fakat paranız varsa araba kiralayabilirsiniz. Araba kiralarsanız otobüs ile gitme imkanı bulacağınız yerlerin haricinde ekstra seçenekleriniz olmayacağı için burası önemli. Tercih sizin. Bir adada araba kiralamanın en güzel tarafı, araba kira ücreti haricinde kredi kartı blokesi verilmemesi. Fakat bunu Hertz veya Europe Car gibi büyük firmalar yapmaz. Yerel firmalar ile şansınızı denemenizi tavsiye ederiz. Genel olarak İspanya’dayken araba kiralanacaksa Pepe Car tercih edilebilir. Diğer firmalara nazaran özellikle alt segment araç fiyatları uygun oluyor.

Bizim ada içi ulaşımımız ise epey kolay oldu. Nereye ve nasıl gideceğinizi sorduğumuz otelimizdeki resepsiyon görevlisi, sanki adada tek bir otobüs varmış gibi bizi sürekli 1 numaralı otobüse yönlendiriyordu. Kendi aramızda adamın hakkında ileri geri söylenip sürmenaj olmuş bu adam diyorduk ama hakkını verelim ki 1 numaralı otobüs ihtiyacımız olan her yere gidiyordu. Nitekim bütün adayı dolaşıyormuş. Malum, Ada’nın genel hali dağ tepe, ve denize dik dağların uçurumlu yollarından kıvrıla kıvrıla süzülüyorsunuz. O güzel koylara gitmek kolay olmuyor yani. Bu arada otobüs ile Las palmas’ın arası yaklaşık 1 saat 20 dakika sürüyor.

Araba kiralama ücreti günlük ortalama 50 euro

Otobüs tek yön bilet 1 kişi 2 euro olup otobüsler için faydalı linkimizi şöyle bırakalım; http://www.canaryforum.com/gc/bus.html

 

Gran Canaria Sahilleri ve Gezilecek Yerler

Maspalomas Bölgesi

Gran Canaria’yı Gran Canaria yapan en popüler özelliği Maspalomas bölgesi ve burada yer alan kumullardan oluşan sahil şerididir. Playa del ingles’den başlayıp kumulları da içine alan bu koca sahilin uzunluğu 12 km. olup büyük bir kısmını kumul olan bölüm oluşturmaktadır. Burası öyle bir yer ki çöl ortasında vahayı insana yaşatıyor desek yeri var. Kumullara girdiğiniz zaman kendinizi tamamen çölde gibi hissediyorsunuz fakat kafanızı kaldırıp ileriye baktığınızda okyanusu görüyorsunuz. İlk başta buraya geldiğimizde insan burada adeta çöl tecrübesi yaşıyor diye düşünmüştük fakat bu farklı bir duygu çünkü çölde su özlemi varken burada böyle bir yoksunluk duygusu yok.

Kumulların içine doğru süzülüp güneşin altına dalmak ise tam bir delilik. Biz yaptık ve ciddi anlamda ateş bastı. Hem kumların üzerindeyken güneşin etkisini daha fazla hissediyorsunuz hem de buranın hemen yanında çıplaklar plajı var. Tabi çıplaklık anlayışına göre değişir. Herkesin özgürlüğüne saygı duyuyoruz fakat orada manken gibi kızlar filinta gibi çocuklar görsen belki yardırgamazsın ama 60 70 yaşında teyzeler dedeler görünce insanın tadı kaçıveriyor. Her neyse!

Dedeler teyzeler demişken adanın veteran nüfusundan bahsetmek lazım. Buraya gelen bütün turistlerin emekli olduğunu varsayıyoruz. Emekli ikramiyesini alan buraya koşmuş diyebiliriz. Gelmeden önce yaşlı turist ağırlıklı bir yer olduğunu duymuştuk ve Tenerife’ye gidin demişlerdi ama ne yapalım sahilleri daha güzel dediler geldik. Hemen burada bir ekleme yapalım, Türkiye’deki sahillerimizden sonra burası birazdan capsli geleceğimiz Amadores plajı hariç açıkçası sınıfta kaldı.

 

Playa del Ingles

Playa del Ingles bölgesi İngiliz turistlerin çokça geldikleri bir bölge olduğundan dolayı İspanyolca da İngiliz anlamına gelen Ingles ismi verilmiş. Sanırım onurlandırmak istemişler. Fakat hakkını vermek gerekir ki burayı kalkındıran sadece İngilizler değil. Özellikle Alman turistler de olmasa İspanya’nın hali harap olurmuş. İspanya’nın ne kadar tatil noktası varsa adamlar bir bakıma istila etmişler. Mallorca’dan sonra burada da metre kareye 5 tane Helga ve Hans düşüyor. Yerin adı Ingles olsa bile her yerde Almanca isimli dükkânlar, pastaneler, tabelalar görüyorsunuz. Bir çok restorandaki menüler zaten Almanca hazırlanıyor.

Playa del Ingles sahilinin denizi ise fena değil fakat şöyle dibi gözüken berrak bir su, efenim bir hayalini kurduğumuz karayipler tadı yoktu. Ortalama bir Antalya denizi tadındaydı. Sonuçta burası Atlantik, açık deniz. Belki de bizim beklentilerimiz biraz yüksekti. Ama yine de olsun, bünyeler okyanus tecrübesi yaşadı. Playa del Ingles’te yer alan kumullarda yuvarlanarak çöle doyabilir ve sonrasında kendizi serin sulara bırakabilrsiniz.

 

Playa de los Amadores

Bizce Gran Canaria’nın en güzel plajı Playa de los Amadores. Türkçesi (Aşıklar Plajı) olan plajımız, Playa del Ingles’ten 1 numaralı otobüse binerseniz yaklaşık 20 dakika sürüyor. Tepelerden kıvrılarak inen yolda o minnoş sahili görünce sonunda gerçekten Kanarya adalarına geldiğinizi anlıyorsunuz. Buraya geldiğinizde mutlaka gün batımına kadar kalın. Atlantik üzerinden batan güneşi seyretmek ve o harika suda yüzmek gerçekten çok keyifli oluyor.

Buyursunlar, Playa de los Amadores gururla sunar.

Diğer gidilmesi gereken yerleri ise Puerto Rico ile Mogan sahilleri olarak söyleyebiliriz.

Puerto Rico çok minnoş bir sahil kasabası fakat şans o gün bizden yana değildi. Yağmur bizi o kadar kötü selamladı ki denize girme şansımız olmayacağı için oraya uğramayıp otobüsle transit geçtik. Bu yüzden suyu hakkında yorum yapamıyoruz. Devamında ise Mogan var. Mogan daha izole bir sahil kasabası. çok şirin bir koy ve güzel marinası ile butik restoranları var. Mogan sahili, otelimizden yaklaşık 30 dakika sürüyordu. Amadores’ten sonra 10 dakika daha gidiliyor şeklinde düşünebilirsiniz çünkü aynı istikametteler. Zaten bu sahiller Playa del Ingles’den başlayıp adanın güney batısına kadar uzanıyor. Bu arada Mogan o tarafa doğru giderken ki en son sahildir. Bu yolculuk esnasında en göze çarpan yer ise, Amadores sahilinin güzelliğinin haricinde, harika bir yere konumlandırılmış RadissonBlu oteliydi. Eğer balayı için gelmeyi düşünüyorsanız bu otele mutlaka göz atın.

 

Las Palmas

Las Palmas’a gelirsek, ortalama bir İspanya şehrinden farksız. Küçük meydanları ve uzun 1-2 caddesi ile ara sokaklarında denemeye değer tapas barları var. Plajlarını görme şansımız olmadı ama özellikle gidin şeklinde de önerilmiyor. Burayı dolaşmak için yaklaşık 2 saatlik bir yürüyüş turu yeterli olacaktır. Eski şehir yani (casco viejo) bölgesindeki istiklal caddesi tadındaki uzun caddesinde güzel restoranlar var. Akşam yemeği için Playa del Ingles yerine bu bölgeyi tavsiye edebiliriz. Başka bir gün ve yeni bir akşam yemeği için ise Mogan’ı tavsiye ediyoruz. Şirin bir sahil kasabası ve akşam atmosferi çok hoş oluyor. Akşam yemeği demişken şunu da belirtelim, İspanya’daki yemek kültürü insanları masaya akşam 9 gibi oturtuyor. Bu alışkanlık bütün İspanya için geçerlidir.

 

Gran Canaria Akşamları

Akşam olunca Playa del Ingles bölgesi pek hareketli olmuyor. Zaten Kasım ayında geldiğimiz için genel olarak bir hareketsizlik, eylemsizlik hakimdi. Sahil boyunca devam eden restoranlar harici ekstra bir etkinlik bulmak pek mümkün değildi. Belki daha yoğun sezonda tercih edilirse farklılaşıyor olabilir. Akşam için Las Palmas’a gidip Casco Viejo bölgesi dolaşılabilir. Yukarıda bahsettiğimiz 1 numaralı otobüs ile gidiş geliş 2 buçuk saat civarı sürüyor. Bu noktada tekrardan araba kiralayın diyoruz.

Ada’daki çoğu turistin veteran olduğundan bahsetmiştik. Gece dışarı çıkmak isteyenler için az da olsa seçenek mevcut. Mesela otelimize yürüme mesafesinde Pacha isimli meşhur gece kulubünu söyleyebiliriz. Her ne kadar biraz saçma bir yer olsa da ve tasarımdan nasibini almasa da o dönemin en hareketli yeri orasıydı. Resmen bir barakayı alıp üzerine muşamba gerip gece klubü yapmışlar. Pacha da bizim bildiğimiz Pacha bu arada! hani şu Sitges merkezli olup dünyanın önemli şehirlerinde açılan meşhur gece klubünden bahsediyoruz. Bitmedi! buralarda pek Türk’e denk gelmeyiz diyorduk ama girişimci Türk mantığı her yerde çalışıyor. Gece klübünün hemen 50 metre uzağında bir de ne görelim, Bir türk dönercisi :) Samsunlu arkadaştan aldığımız bilgiye göre Gran Canaria’da 8 Tenerife’de 30 Türk yaşıyormuş. Pek satılacak bir bilgi değil ama olsun.

Akşamları sezonda muhtemelen daha hareketli oluyordur. Özellikle Las Palmas’da yeni yerler keşfedilebilir diye düşünüyoruz.

 

Kısaca;

Bizim genel görüşümüze göre Kanarya adaları, Türkiye’de biraz fazla abartılmış. Özellikle balayı çiftleri oraya gider düşüncesi biraz göreceli. Dediğimiz gibi, eğer balayı için geliyorsanız RadissonBlu oteli için ayrı bir parantez açalım, kesinlikle bu oteli tercih edin çünkü kendi koyuyla beraber çok güzel ve ayrıcalıklı gözüküyor. Ek olarak Playa de los Amadores sahilini tenzih edip ayrı bir sınıfta değerlendiriyoruz. Mükemmel bir suydu ve tarifi olmayacak güzellikte bir keyif yaşattı. Ha tabi Maspalomas kumulları var. Burası belki de Dünya’nın başka bir yerinde yaşayamacağımız bir deneyim yaşattı.

Daha denenmesi gereken bir Tenerife var ve bu takımadanın en nadide parçası olduğu söylenen küçük mü küçük Lanzarote adlı bir ada var. Tenerife’de ise her şubat ayında Santa Cruz adlı bir karnaval yapıldığını duyduk ve Rio Karnavalından sonra dünyanın en büyük 2. Karnavalı olarak sayılıyormuş. Bir sonraki Kanarya Adaları planımız Tenerife olacak.

Bu arada plajlarla ilgili daha detaylı bilgi için aşağıdaki linkleri kullanabilirsiniz.

Top 20 plaj; http://www.gran-canaria-info.com/beaches/the-top-20-best-beaches-in-gran-canaria

 

İyi eğlenceler!

Bilinmesi Gerekenler

  • İspanya’ya gelirken Schengen vizesi almanız gerekmektedir. Vize için http://www.vfsglobal.com/spain/turkey/
  • İspanya para birimi Euro’dur.
  • Kanarya adalarında yıl boyunca ortalama sıcaklık 22 derecedir. En yüksek dönem 25 derece ile Ağustos ayı iken Ocak ayı 18 derece ile en serin dönemdir. Ortalama deniz sıcaklığı ise 23 derece civarındadır.
  • Kanarya Adaları, Kuzey Atlantik’te yer alan 4 takımadadan 1 tanesidir. Diğer 3 tanesi; Portekiz’e ait Madeira Adaları, Azores ve Bağımsız Cape Verde’dir.
  • Takımadada yer alan adaların isimleri sırasıyla; Tenerife, Fuerteventura, Gran Canaria, Lanzarote, La Palma, La Gomera, La Hierro’dur.
  • Karaya en yakın konumda bulunan ada Lanzarote olup Afrika kıyısına 100 km uzaklıktadır.
  • Kanarya Adalarında yer alan Maspalomas kumulları UNESCO tarafından korunmaktadır. Maspalomas’a ek olarak Fuerteventura ile Lanzarote adalarıda yarı-çöl olarak tabir edilir. Buraların bu şekilde olmasının sebebi Alize rüzgarları ile Sahara çölünden taşınan çöl kumudur.
  • İspanya’da yer alan 13 ulusal parkın 4’ü Kanarya Adalarında bulunmaktadır. http://www.visitcanaryislands.org/natural-parks-in-the-canary-islands
  • Kanarya Adaları yılda ortalama 12 milyon turisti misafir etmektedir. LGBT turizmi açısından Dünya üzerindeki en popüler bölgedir.
  • Bu adalar tarih boyunca İspanyol İmparatorluğu korsanlığı için çok önemli bir durak ve dinlenme noktası olmuştur.
  • Kristof Kolomb Amerika’nın fethi yolculuğuna çıkmadan önce Las Palmas’ta bir evde konaklamıştır ve şu an bu ev turist ziyaretine açıktır.
  • Las Palmas ile Tenerife’nin baş şehri olan Santa Cruz, Adaların ortak başkentleri statüsündedir.
  • Kanarya Adalarında vergi ana karaya kıyasla epey düşüktür. Örneğin ana karada 4 euro olan bir paket sigara burada 1.5 euro civarında satılır. Kısacası alkol, içki ve araba gibi özel tüketime giren şeylerde vergi düşüktür.

Temel İspanyolca Kelimeler

  • Si – Evet
  • No – Hayır
  • Buenos Dias – Günaydın
  • Buenas Tardes – Tünaydın
  • Buenas Noches – İyi akşamlar
  • Mucho Gusto – Memnun oldum.
  • Adios – Hoşçakal
  • Como esta? – Nasılsın
  • Gracias – Teşekkürler
  • De Nada – Bir şey değil
  • Disculpe – Pardon!
  • Socorro! – Yardım!
  • Por Favor – Lütfen
  • No entiendo – Anlamıyorum
  • Cuanto cuesta? – Bunun fiyatı kadar?
  • La cuenta por favor – Hesap lütfen
  • Que es esto? – Bu nedir?
  • Donde esta el bano? – Tuvalet nerede?
  • Puedo fumar? – Sigara içebilir miyim?
  • De donde viene usted? – Nereden geliyorsunuz?
  • Que hora es? – Saat kaç?
  • Que me recomienda para comer? – Yemek için ne tavsiye edersiniz?
  • Como puedo ir a …. ? – ….. nasıl gidebilirim?

Pin It on Pinterest

Share This