Cordoba Gezi Rehberi

Tarih ile aranız nasıldır? Eğer iyiyse Cordoba’ya gelin. Burası mutlaka görmeniz gereken minik ama tarihsel anlamda son derece önemli bir Endülüs şehridir. İspanya’nın Endülüs bölgesinde yer alan Cordoba, bizlere tarih kitaplarında yüzeysel olarak gösterilen ve İspanya’da 500 yıl boyunca hüküm sürmüş Endülüs Emevi Arap Devletinin başkentidir. Cordoba’ya 206 yılında ilk yerleşen Romalılar olmuştur, ardından 711 yılında Endülüs bölgesine gelen Arap Umayyad birlikleri bu şehri alarak önce başkent olarak ilan etmiş sonra ise Cordoba Halifeliğini kurmuştur. Bu denli önemli bir başkent olmasından ötürü, 450.000 nüfusu ile döneminin en büyük Avrupa şehri haline gelmiş ve o dönemki nüfusu ile Dünya nüfusunun %0.2 oranını oluşturmuştur. Özellikle 10. YY’da inşa edilen yapılarıyla, getirdikleri bir çok yeniliklerle, sahip olduğu kültür çeşitliliğiyle, ekonomik gücüyle ve politik üstünlüğüyle o dönemin en çok konuşulan ve herkesçe bilinen Dünya şehri olmuştur. Bu noktaya gelmesindeki en önemli etki ise eğitime verilen önemin neticesinde sahip olduğu Dünyaca ünlü üniversitesi, Avrupa’daki ilk tıp okulu ve dönemin en büyük kütüphaneleridir.

1236 yılına gelindiğinde ise, İspanyolların ‘yeniden fethetme’ adını verdikleri geri dönüş hareketleri ile şehir İspanyol kontrolüne geçmiş ve bu yeni dönem sonrası şehir eski ekonomik ve politik önemini yitirmiştir. Özellikle Rönesans sonrası dönemde nüfusu 20.000’e kadar gerileyen şehirde buna rağmen hiçbir zaman değişmeyecek bir kültür mirası bulunuyor. Bu yüzden, günümüze kadar bir çok aksiyon yaşayan ve yönetiminin her el değiştirdiğinde yeni etkilere ve izlere sahip olan Cordoba şehri, bu çok kültürlü haliyle hem kendine hayran bırakmaya devam ediyor hem de şaşırtıyor. Bu sadece Arap etkisi değil, sonuçta Müslümanlar, Musevileri kendilerinden ayrı koymazmış ve birlikte yaşarlarmış. Dolayısıyla Musevi toplumun da bu dönemde fazlaca etkileri olmuş.

Hemen hemen her önemli Avrupa şehrinde olduğu gibi Cordoba’da bir nehrin etrafında kurulu şehirlerden. 500 yıldan uzun süre Arap etkisi altında olan Cordoba’da; İslamiyet, Musevilik ve Hristiyanlık gibi üç farklı kültürün birleşiminden doğan etkileri bir çok yerde ve özellikle mimarisinde görmek mümkün. Dönemin İslam mimarisinin özellikleri olan çeşme, avlu ve herbaje gibi özelliklerin Roma üzerine İslam ve devamında gelen Rönesans mimarisi ile buluşmasıyla ortaya çıkan yapılar şehre farklılık katarken, karşınıza çıkan milat öncesi Roma kalıntıları ile şehir Araplar tarafından alındığında inşa edilen benzersiz eserler, tarihte bir yolculuğa çıkmanıza neden oluyor. İspanya’nın klasik şehir düzeni olan bitişik nizamlı binalar ve arabanın dahi giremeyeceği kadar dar sokakların varlığı zaten İspanyol şehirlerine şirinlik katarken bir de Endülüs bölgesine özel saydığımız çok kültürlülükten gelen karakteristik özellikleri görünce her şey çok daha güzel bir hale geliyor. Balkonlarından begonvillerin sarktığı bu güzel sokaklarda adeta bir labirentin içerisindeymişsiniz gibi sonunu kestiremeden yürürken karşımıza çıkan meydanlar ise şehrin keyfini ikiye katlıyor. Bu durumun bizde yarattığı en büyük haz ise her sokağın sonunda yeni bir yer keşfetme hissi oluyor. Bu bazen bir meydanken bazen bir restoran veya bir cafe veya durup incelemek isteyeceğimiz gösterişte bir Katedral veya İslami yapı oluyor.

Özellikle Cordoba camiisinin inanılmazlığı karşısında şapka çıkarttığımız ve saygı duruşuna geçtiğimiz Cordoba, Roma duvarlarıyla çevrilmiş Avrupa’nın 2. en büyük Old Town’ına sahiptir. Sokaklarında yürürken her adımda bu da neymiş dedirten şehirlerden birisi olan Cordoba her yürüyüşte uyandırdığı merakla birlikte herkesin yaşamak üzere hayal ettiği güzellikteki sokakları ile bizleri kendinde asılı bıraktı. Tarih dolu ön bilgiler sonrasında, gelin biraz daha bu şehrin önemini ve güzelliklerini anlatalım.

Cordoba’ya Nasıl Gidilir

Cordoba’ya İstanbul’dan direkt uçuş bulunmamaktadır, bu yüzden en yakın havaalanı olarak Malaga’yı seçebilirsiniz. Malaga’ya ise THY’nin düzenli seferleri bulunmaktadır. Malaga havalimanından Cordoba’ya ulaşım için araba kiralayabilir veya havalimanının hemen önünden kalkan otobüsleri kullanabilirsiniz. Araba kiralarsanız yolculuk yaklaşık 2 saat sürüyor. Araba kiralamak için öneri sitemiz ise rentalcars.com olacaktır. Uçak biletleriniz için de skyscanner veya turna.com gibi uçak bilet fiyatı karşılaştırma sitelerini kullanabilirsiniz.

Cordoba’da Nerede Kalınır

Cordoba’da kalacak yeri Old Town’da ayarlamanızı öneriyoruz. Biz bu seyahatte Airbnb’yi tercih ettik ve Old Town’a yakın bir evde kalarak gecelik kişi başı 16,5 Euro ödedik. Özellikle grup olarak seyahat ediyorsanız ev kiralamak otel konaklaması karşısında ciddi anlamda hesaplı kalıyor. Derin booking.com araştırmalarımız neticesinde bu sonuca vardık. Kaldığımız evin anahtarını elde edene kadar adeta bir yarışma ve bulmacanın içindeydik. Anahtarı alacağımız yeri bulmak, sonra doğru kilidi bulup verilen şifreyi girmek ve en sonunda doğru daireye gitmek gibi komplike görevlerimiz vardı. Bütün bu konaklamayı hiç kimse ile muhatap olmadan yaptık ve anahtarı masanın üzerine bırakıp çıktık. İlginç bir deneyimdi ve buram buram İspanyol rahatlığı kokuyordu. Eğer bu ilginç deneyimi yaşamak isterseniz Alfonso XII 56 Apt. olarak booking’de bulabilirsiniz. Evin içi gayet güzeldi ve Cordoba camisine 10 dakika yürüme mesafesindeydi.

Cordoba’da Ulaşım

Biliyorsunuz ki bir şehri keşfetmenin en iyi yolunun yürümek olduğunu söyler dururuz. Bu durum Cordoba’da sizi istemeseniz de buna mecbur bırakıyor diyebiliriz çünkü herhangi bir toplu taşımayı biz göremedik ve zaten ihtiyaç da duymadık. İstisnai bir iki yer dışında gezilecek mekanların hepsi yürüme ile ulaşılabilir durumda. Sokakların güzelliklerinden de bahsettiğimize göre tavsiyemiz yeterince açık : ) Yürüyelim arkadaşlar!

Cordoba’ya gelirseniz muhtemelen bir Endülüs turunun içindesiniz ve Cordoba’ya da sadece bir bakıp çıkmayacaksınız. O halde kendi kendimize konuşmuyorsak direkt önerimiz yukarıda da söylediğimiz gibi araba kiralamanızdan yana olur. Öneriye kulak verin shdhsdjk

Cordoba Gezilecek Yerler

Cordoba, kültür anlamında İspanya’nın en doyurucu şehirlerinin başında gelir. Gotik, Rönesans, Barok, Rokoko dönemleri zaten Avrupa’nın bir çok noktasına uğramış mimari üsluplardır fakat bunlara ek olarak bu şehri farklı kılan şey, bir çok yapıda aynı zamanda Magrip mimarisine (710-1492)  ait özelliklerin görülmesidir. Magrip (Moorish) mimarisinden kısaca bahsedersek; bu üslup ile oluşturulan yapılarda mukarnas, at nalı kemerleri, kemer taşları, kubbeler, renkli seramik fayanslar, deveboyunları, geniş bahçeler ve çeşmeler ön plandadır. Cordoba’daki yapılar da tamamen iki farklı dini kültürün özelliklerini barındırdığı için daha özel ve güzeldir. Bu farklı yapısal özelliklerini daha iyi kavrayarak gezmenin önemine vurgu yapıyoruz ve mümkünse bir rehber ile, veya öncesinde iyice araştırma yaptıktan sonra bilerek gezilmesi gereken bir şehir olduğunu düşünüyoruz. Rehber konusunu ise TripAdvisor üzerinden araştırabilirsiniz, bir çok tarihi mekan için TripAdvisor üzerinden rehberli turlar yayınlanıyor.

Yine bir ön bilgilendirme ile uyarımızı yaptık. Gelelim gezilecek yerlere, Cordoba’nın Avrupa’daki 2. en büyük Old Town’ına yani eski şehir kısmına sahip olduğundan bahsetmiştik. Bu labirent vari old town bölgesini hakkıyla gezmek için turunuza Old Town’ın herhangi bir girişinden içeri dalarak başlamanızı öneriyoruz. Birbirinden minik ayırıcı detaylarla farklılaşan bu labirent vari sokaklarda gezmek bizim için her zaman büyük bir keyif olmuştur. Daha önce hiç olmadığınız bir yerde merak içinde yürümenin verdiği eğlence bambaşka bir duygu!

Old town turundan sonra gitmeniz gereken ilk durağı aşağıda açıklıyoruz!

Cordoba Camisi

Cordoba’ya gelme sebebiniz olabilecek güzellikteki camiye denir.

Beklenti olmayınca her şey göze daha güzel gelir ya işte Cordoba camisi de bizim için böyle bir yer oldu. Dışarıdan baktığımızda yıllar önce Katedrale dönüştürülmüş olduğu için aha bu da bir başka Katedral çıktı şeklinde bahçesinde yürürken içeri girdikten sonra gördüklerimiz karşısında adeta büyülendik. Caminin son derece muazzam ve orantılı oluşu yanı sıra ‘’sizin yaptığınız cami bize gelmez ve işte burayı böyle Katedrale çeviririz’’ dercesine cami ile aynı güzellikte ve hakkını vererek sonradan eklenen Katedral bölümünü görünce gerçekten pes doğrusu diyerek her iki kısım için de şapka çıkarttık. Daha önce gidenler ne der bilmiyoruz ama bizim şu ana kadar gördüğümüz en güzel Cami ve en güzel Katedral burasıdır.

Bu arada caminin içindeyken tripod kullanmak ve herhangi bir duvara veya kolona yaslanmak yasak. Tripod kullanmanın yasak olmasının sebebi ise tripod’un zemin ile temas etmesi.. Şaka gibi di mi? Nedenini öğrenmeye çalıştık fakat güvenlik görevlisi açıklama yapmaktan çok uzaktı. Sonrasında öğrendik ki camide Müslüman ibadeti de yasakmış. E tripodun zeminle temasına yasaklama getiren bir ortamda namaz duruşuna da izin vermemişler, yoruma açık durumlar diyerek konumuza geri dönüyoruz.

Tarihçilerin henüz kanıtlanamamış inanışına göre bu alanda ilk olarak bir Roma Tapınağı varmış. 572 yılında ise bu tapınak bir kiliseye çevrilmiş. Sonrası ise bildiğimiz gibi gelişerek Cordoba Emiri Abd-al Rahman bu sözde kilisenin üzerine 784 yılında Cordoba camisini inşa ettirmiş ve kendisinin tasarladığı kısmın tamamlanması çok ilginçtir ama 1 yıl sürmüş. O dönemde işler nasıl bu kadar kısa sürmüş gerçekten merak ettik. Bu arada  Caminin fikir babası olan Cordoba Emiri Abd-al Rahman, bu toprakların Mekkesi olacak ikinci bir yapı yaratmak isteyerek burayı yaptırmış, ölümü sonrasında da buraya gömülmüş. Umayyad stili Arap mimarisi uygulanarak yapılan Camii’de, gerek Roma gerekse Hristiyan mimari üsluplarından özellikler görmek mümkün. Günümüzde önemli bir değere sahip olmasının sebebi ise Magrip usulü yapı olarak hayatta kalan ender yerlerden biri olması. Kemerleri, kubbbeleri, mozaikleri ve 960 yılında eklenen minaresi ile birlikte 987 yılında tamamlanan Cordoba camiisi, Orta çağ İslam Dünyasının en önemli 4 eserinden birisi olarak sayılıyor. Caminin içerisinde 1300 tane sütun olduğu ve bu haliyle dünyada en fazla sütuna sahip yapının da burası olduğu söyleniyor. Saymak istesek de sayamazdık ama bize ‘mihrap’ ve ‘minber’ gibi kavramları öğreten ulu Cordoba camisinde emeği geçenlere buradan teşekkür ediyoruz.

Güzelim camimiz, göz bebeğimiz biraz göze batmış olacak ki İspanyolların bu toprakları yeniden fethinin hemen ardından ilk iş olarak 1236 yılında camiyi katedrale çevirmişler. Her yerde olduğu gibi minare, katedralin çan kulesine çevrilirken bütün değişimin tamamlanması 18.YY’a kadar sürmüş. En etkileyici bilgiyi paylaşıyoruz sıkı durun. Katedrale geçiş sürecinin Rönesans dönemine denk gelen İspanya kralı V.Charles bir gün katedrali ziyaret edip ne değişiklikler yapıldığını görmek ister, ve mimarlara der ki; ‘’Eşsiz olan bir yapıyı, her yerde olan bir şeyi yapmak için yıktınız’’ der. Charles başkan sana sonuna kadar katılıyoruz.. Keşke o güzelim mermer kolonlar yıkılmasaydı ve camiinin içindeki o sonsuzluk algısı devam etseydi. Keşke caminin bahçesindeki hurmaların kökünü kurutup portakal ağaçları dikmeseydiniz. Fakat yine de hakkını vermek lazım, Katedral kısmını da muazzam bir gösteriş ile yapmışlar.

Evet bilgiler bu şekilde ve diyoruz ki asla ihmal etmeyip mutlaka gidin. Giriş ücreti ise 10 Euro ve direkt girişten sıra beklemeden satın alabiliyorsunuz. Ziyaret saatleri ise 10-18 arası, en güzel fotoğraflar için ya sabah erken ya da kapanmaya yakın gidiniz.

Konum için tıklayın

Alcazar de los Reyes Cristianos

Alcazar demek saray demektir ve bu coğrafyada hemen her şehrin geçmişinde mutlaka bir saray inşa edilmiştir. Burası da Cordoba’nın Alcazar sarayıdır ve Sevilla’daki muadiline göre daha az gösterişli olsa da şehir turunuza ekleyebileceğiniz türden bir vaauuv etkisi yaratmaktadır. Camii’den hemen sonra, nehir boyunca konuşlanmış Alcazar, Araplar tarafından yapılmıştır fakat İspanyol fethi sonrasında yıkılıp sonrasında İspanyol emri ile tekrar inşa edilmiştir ve tarih boyunca İspanyol krallarının kullanımında olmuştur.

Yeniden yapılma sonrasında ise eski usulüne göre inşa edilen sarayda tamamen Magrip dönemi mimari unsurları görülmektedir. UNESCO Dünya Kültür mirası listesinde yer alan Alcazar sarayı yeniden yapılmasından sonra İspanya Engizisyonunun merkezi olarak kullanılmış. Bu dönemde hamamlar bile insanlara işkence edilen yerler ve sorgulama odaları olarak kullanılmış. Zamanla Napolyon’un garnizonu ve sonrasında hapishane olarak kullanılan meşhur saray, sonunda 1950 yılında kimliğini bularak günümüzdeki turistik mekan haline getirilmiş ve bu esaret sona ermiş.

Sevilla Alcazar’ını gören bünyeler için es geçilebilir bir saray olan Alcazar’a illa da gelmişken gidelim derseniz giriş ücreti: 4.5 euro olup Pazartesi günleri ziyarete kapalıdır.

Konum için tıklayın

Roman Bridge of Cordoba

Campo de la Verdad bölgesi ile Camii meydanını birbirine bağlayan Roma köprüsü milattan önce 1. YY’da yaptırılmış. Zaman içerisinde yıpranan köprü, Arapların bölgeye ilk geldiği dönemlerde elden geçirilmiş ve günümüzde hala kullanılmakta olan tarihin en eski köprülerinden bir tanesidir. Köprüye şöyle bir baktığımızda özellikle kemerli yapısını görünce bizleri epeyce etkiledi. Siz ne hissedersiniz bilmiyoruz ama bizim gözlere bir güzel, bir hoş geldi. Sonradan da öğrendik ki bu kemerlerin nerdeyse %80’i zamanında elden geçmiş ve köprünün ilk yapıldığı tarihten bu yana herhangi bir restorasyon yapılmaksızın ayakta kalan sadece iki adet kemer bulunuyormuş.

Köprünün, yol üstü olduğunu düşünürsek üzerinde mini bir tur atabilirsiniz.

Konum için tıklayın

Calahorra Tower

Roma köprüsünde mini bir yürüyüşe davet etmemiz boşuna değildi. Eğer camii tarafından yürüyorsanız köprünün ucunda yer alan kulenin adı işte bu Calahorra Kulesidir. Araplar tarafından yaptırılan kulenin yapılış amacı hem köprüyü korumak hem de nehir geçişlerini kontrol altında tutmak olmuş. Tehlikeler azalınca ise hapishane ve karantina yeri olarak da kullanılan kule, günümüzde müze olarak kullanılıyor.

Bu topraklarda yaşayan 8. ve 15. YY arasında yaşayan Hristiyan, Müslüman, Musevi kökenli insanların kurduğu şehir olan Cordoba ve tarihi hakkında detaylı bilgiler veriliyor. Alive Museum of al-Andalus ismindeki müzeyi ziyaret etmek isterseniz giriş ücreti 4.5 Euro

Konum için tıklayın

Medinetü’z – Zehra Sarayı

Saraylara camilere doymadık diyenlere gelsin, Medinetü’z-Zehra sarayı. Emin olun İspanyollar bu isim ile anmıyor. Onlar için buranın ismi Medina Azahara. Endülüsün dört bir yanı İslam kokuyor ve bu manzarayı İspanya’nın orta yerinde görmek gerçekten Türkiye’den gelmiş bünyelerde şaşkınlık uyandırıyor. Hele ki Arapların taa o zamanlarda bunca görkemli yapıyı bir arada yaptığına ilk kez tanık olan bizler, gezi boyunca şu sorunun cevabını aradık: ‘’Çağımızın sorunu neydi, neden bizde doğru düzgün yapı sayısı bu kadar sınırlı? Neden betona sadece beton muamelesi yapmaktan ileri gidememişiz vs. vs.’’

Neyse konumuza gelirsek, Azahara bir saray-şehir ve Cordoba’ya 15 dakika uzaklıkta bulunuyor. 10.YY’da inşa edilen bu saray şehirden geriye çok fazla bir şey kalmamış ama yine de ne denli büyük bir yapı olduğunu gidince anlıyor ve saygı duyuyorsunuz. Hele ki burası halifeliğin ana kontrol merkezi olsun diye tepelere yapıldığı için önemi çok büyük. Sarayı küllerinden yeniden doğurmak için 100 yıldır devam eden bir restoran çalışması varmış ve henüz %10’u kadar kısmı ayağa kaldırmayı başarmışlar. Daha fazlasını ortaya çıkartabilecekleri de meçhul görünüyormuş çünkü kalıntıların çıkacağı olası topraklara günümüzde kaçak yapılar inşa ediliyormuş. Sounds like Turkey, ha? Bu olayı duyduğumuza biz de şaşırdık ama demek ki bir şekilde bu tarihi burada istemeyenler var ve cevap şekli her yerde aynı olsa gerek.

UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde yer alan Azahara sarayına şehir merkezinden otobüs seferleri düzenleniyor ve gidiş geliş kişi başı 9 Euro ücreti var. Saraya giriş ücreti ise 1.5 Euro

Detaylı bilgi ve bilet satın almak için buraya tık tık

Konum için tıklayın

Calle de las Flores

Şehrin Musevi mahallesinde yer alan ve Türkçe ismi Çiçekler Sokağı olan Las Flores, şehrin en keyifli sokaklarından bir tanesi. Old Town’da fink atarken bu minnacık sokağa hava kararmadan mutlaka uğrayın. Sokağın sonunda sizi küçük bir sürpriz bekliyor.

Konum için tıklayın

Festival de los Patios

Cordoba gezimizde en çok aklımızda kalan ve merak ettiğimiz şeylerden bir tanesi de her yıl Mayıs ayının 3. haftasında düzenlenen Patios festivali oldu. Özellikle Flores sokağını görünce bi içimiz cız etmedi değil hani. Bu sokaktaki çiçeklerin bütün şehre yayıldığını ve herkesin evinin duvarlarını veya bahçesini bu rengarenk çiçeklerle süsleyerek en güzel eve sahip olmaya çalıştığını düşünün. Üstelik insanlar gelip baksınlar diye evlerinin kapılarını ziyaretçilere açıyorlar. Çok güzel bir festival anlayışı değil mi? Hala içten içe devrin Emevi Arap kültürünü de yansıtan bir festival olduğunu düşündüğümüz Patios zamanına denk gelmek güzel olabilirmiş. Ha tabi Mayıs ayında etrafın 35 derece olacağını bilmek şimdiden bi terletmedi değil.. Zaten ilk yapılmaya başlandığı yıl olan 2012’de ilk 10 gün boyunca 1 milyon insan festivale katılmış fakat Hazirana doğru geldikçe artan sıcaklıktan sonra festivali devam ettirememişler shadhdhj

Roman Temple of Cordoba

Şehir çok kültürlü dedik, her telden çalmışlar dedik, e size bir de Roma eseri gösterelim istedik. Cordoba’nın bir de Roma tapınağı var hem de Roma’da gördüklerinizden farksız. Çatısı yok ama kolonları ayakta. Eğer 1.YY’dan kalma bu eser ile tapınaklara özlem giderelim derseniz aşağıya konumunu bırakıyoruz.

Konum için tıklayın

Cordoba Meydanları

Meydanlar İspanya’nın bir klasiğidir. İşte bu yüzden Cordoba’da da ne kadar meydan varsa hemen hemen hepsine bir göz attık. Öyle bir çabaya dönüştü ki artık birbirimize meydan diye seslenmeye başlama raddesine gelmiştik. E madem bu kadar koşuşturduk, sizlere de bu meydanların listesini verelim istedik. Eğer bizim gibi meydancıysanız, bu liste yüzleri güldürecek demektir. Plaza de las Tendillas, Plaza de la Corredera ve Plaza del Potro meydanlarına uğramadan İspanya hakkında atıp tutmayın, bizden söylemesi.

Hammam al Andalus

İspanya’ya kadar gelmişken bi kese bi köpük yaptırayım diyen var mı? Varsa konumu aşağıya bırakıyoruz ve tarihi Arap hamamına davet ediyoruz. Adamlar camiyi medreseyi yıkıyorlar ama hamamların bir çoğunu günümüze kadar korumuşlar. Mallorca adasında bile Arap hamamı görmüştük.

Detaylı bilgi için tık tık

Konum için tıklayın

Flamenko Hususu

Endülüs turumuzun Flamenko konusunu Cordoba’ya bırakmıştık, iyi ki de bırakmışız. Arte y Sabores de Cordoba ismini not ediyorsunuz, konumu da aşağıya bırakıyoruz ve Flamenko için direkt olarak bu mekana gidiyorsunuz. Her gün tek bir gösteri düzenleniyor ve ortalama bir buçuk saat sürüyor. Gösteri ve içki için toplamda 30 euro ücret ödeniyor. Sahnedeki abilerimden birinin yürek burkan yanık sesi, bir diğerinin içli içli yıkıp geçen anlatımı, bir diğerinin ise bitmek bilmeyen topuk sesleri derken gösteri sonunda vaaay be diyorsunuz. Hele ki gösterinin yapıldığı mekanın eski bir Arap hamamı olduğunu öğrendiğiniz zaman o havayı sürdürebilmek için masadaki Sangria dolu sürahiyi kafanızdan aşağı boşaltmak isteyebilirsiniz. Hiç sorun yok, içki sınırsız, yenisini getirirler shjdahsdh

PS: Burası da ulu babamız UNESCO tarafından koruma altında ve 1984 yılından beri bu tip ticari faaliyetlerde kullanılıyor.

Konum için tıklayın

Casa de Safarad

İspanya’nın yeniden fethedilmesiyle birlikte sadece Müslüman halka değil aynı zamanda Musevi halka karşı da zaman içerisinde büyük tepkiler olurmuş ve Hristiyanlığa geçmeyi kabul etmeyen her kim olursa olsun İspanya’dan sürülürmüş. Tarihin o döneminde ise, 1492 yılında İspanya’dan sürülen Musevilere ilk kapıyı açan devlet Osmanlı olmuş. İspanya’daki bu karşıtlık aşırı seviyede devam etmiş olacak ki o günlerden bu günlere koca İspanya’da sadece üç adet Sinagog kalmış ve bunlardan bir tanesi de Cordoba’da, Casa de Safarad’ın içinde yer alıyor. Tarihi 1315 yılına dayanan dini mekan günümüzde Sefarad müzesinin de bir parçası olarak kullanılıyor. İlginçtir ki 1315 yılında yapılmış bir mekan olmasına rağmen burası da Moorish yani Müdeccen stili Arap mimarisiyle yapılmış. Çok sevmişsiniz be abi!

Şehrin Jewish Quarter(Yahudi Mahallesi) bölgesinde bulunan Casa de Safarad’ı gezdikten sonra bu bölgedeki sokaklara da mutlaka göz atın.

Casa de Safarad’a geri dönersek; Burası Musevilerle alakalı bir etnografya müzesi ve nereden geldiklerini, nerelere gittiklerini, neler yaptıklarını ve neler bıraktıklarını anlatılıyor. Özetle, sizi bu topraklardan sürerek sonunuzu biz hazırladık ama yine de sizi unutmayacağız tadında hazırlanmış bir müze diyebiliriz. Musevi iseniz ilginizi çekecektir.

Konum için tıklayın

Bütçe

İspanya diğer Avrupa ülkelerine göre her daim daha ucuz olmuştur. Cordoba da bütçe dostu şehirlerden biri olarak bize kendini her daim hatırlatmaya devam edecek. Örneklendirirsek, konaklama için ödediğimiz para Türkiye’deki bir motele ödediğimiz paradan daha azdı. Bir akşam yemeği için ödediğimiz para Türkiye’deki bir balık veya kebap restoranına ödediğimiz paradan daha az tuttu. Günlük ihtiyaçlar için de aynısını söylersek pahalı olarak geriye kalan tek şeyin su olduğunun altını çizelim. Bu kelimeleri yazarken Euro 6.10 ve bir suya o parayı vermek insana epey koyuyor fakat diğer bütün harcamalar bu büyük çarpana rağmen Türkiye’deki herhangi bir tatilden daha ucuza veya kafa kafaya geliyor. Gezip gördüğünüz ve deneyimlediğiniz yenilikler ve tarih bilgisi de cebinize kar kalıyor. Ekstra harcama olarak gezilecek yerlere verilen giriş ücretleri yüksek kalıyor fakat bunun da çözümü bu gezileri Pazartesi günü yapmak, böylece girişler ya ücretsiz ya da ücretsize yakın oluyor.

Kısaca kişi başı yapılacak harcamalara ortalama örnekler verirsek;

Kahve: 1 – 1.5 Euro

Bira: 1 – 3 Euro

Sangria: 3 Euro

Su: 60 cent market fiyatı, restoran fiyatı 1 Euro

Güzel bir akşam yemeği: 18 Euro

Ortalama bir akşam yemeği: 10 Euro

Ucuz bir akşam yemeği de mümkün! 7 Euro

Bu harcamaların çok üstünde sürpriz ile karşılamazsınız. Eğer tutup da Michelin yıldızlı restorana giderseniz ona bir şey diyemeyiz.

Biz Cordoba’yı çok sevdik, özellikle Old Town’ında gezmeye ve fotoğraf çekmeye doyamadık! Gideceklere tavsiyemiz ise bu şehirde 1 gece kalarak 2 gün boyunca takılmanız. Cordoba gezisi öncesinde Endülüs bölgesinin bir diğer incisi olan Sevilla’yı gezmeyi ihmal etmezseniz Sevilla gezi rehberi yazımızı da okumanız için şuraya bir tık atabilirsiniz.

Sevgiler

Bilinmesi Gerekenler

* İspanya’ya gelebilmek için Schengen vizesi almanız gerekmektedir. Vize için şu adresten randevu alabilirsiniz. İspanya vizesi

*İspanya’da geçerli para birimi Euro’dur.

*Madrid, İspanya’nın başkentidir.

*Cordoba’nın Arapça ismi Kurtuba’dır.

*Cordoba şehrinin içinden geçen nehrin ismi Guadalquivir’dir.

*Cordoba İspanya’nın ve belki de Avrupa’nın yaz dönemi en sıcak şehirlerinden bir tanesidir ve ortalaması 45 derecedir. Bu yüzdendir ki yazın gidilmemelidir.

*Cordoba Camiisi, Alcazarı ve Roma Köprüsü UNESCO Dünya Kültür Tarihi Mirasında yer almaktadır.

*Şehirde 12 adet kilise bulunmaktadır ve bunların çoğu camii’den dönüştürülmedir.

*Cordoba Halifeliği dönemindeki influencer kişilerin başında Ziryab gelir. Bir müzisyen olan bu kişi aynı zamanda kişisel hijyene önem veren biri olarak bilinir ve o dönemde İberya yarımadasına ilk deodorantı ve diş fırçasını getiren, aynı zamanda insanların mevsim şartlarına göre giyinmesini ve saç-sakal traşı olmasını öneren kişidir.

*2000 yılından beri İspanya’da yaşayan Müslümanlar tarafından Cordoba camisinin ibadete açılmasına yönelik talepler hem İspanya hükümeti hem de Vatikan tarafından reddedilmiştir.

Temel İspanyolca Kelimeler

  • Si – Evet
  • No – Hayır
  • Buenos Dias – Günaydın
  • Buenas Tardes – Tünaydın
  • Buenas Noches – İyi akşamlar
  • Mucho Gusto – Memnun oldum.
  • Adios – Hoşçakal
  • Como esta? – Nasılsın
  • Gracias – Teşekkürler
  • De Nada – Bir şey değil
  • Disculpe – Pardon!
  • Socorro! – Yardım!
  • Por Favor – Lütfen
  • No entiendo – Anlamıyorum
  • Cuanto cuesta? – Bunun fiyatı kadar?
  • La cuenta por favor – Hesap lütfen
  • Que es esto? – Bu nedir?
  • Donde esta el bano? – Tuvalet nerede?
  • Puedo fumar? – Sigara içebilir miyim?
  • De donde viene usted? – Nereden geliyorsunuz?
  • Que hora es? – Saat kaç?
  • Que me recomienda para comer? – Yemek için ne tavsiye edersiniz?
  • Como puedo ir a …. ? – ….. nasıl gidebilirim?

0 Comments

Submit a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Pin It on Pinterest

Share This