Bozcaada

Bozcaada Gezi Rehberi

Tanrı, insanların uzun ömürlü olmaları için Bozcaada’yı yaratmış!

Ne de güzel açıklamış sevgili Heredot!

Bağlarında yetişen üzümlerinin eseri leziz şarapları, ada otlarından hazırlanan mezeleri, damla sakızlı kurabiyeleri, turkuaz renkteki kristal denizi, altın ile aradaki farkı ayırt edemeyeceğiniz güzellikte incecik kumları ve sevgiliye tekrar aşık ettiren eşsiz gün batımı ile şahane bir yerdir Bozcaada. Rum mahallesi ayrı güzel, Türk mahallesi ayrı güzeldir. Hiç bir noktası bozulmamış evlerindeki pastel renkte kapı ve pencereleri, binaları süsleyen rengarenk çiçekleri ve minik sokaklarıyla size kendini sevdirirken deniziyle bütünleştiğinizde çıkmak istemezsiniz. Ne kadar sevdiğimizi güzel anlattığımızı düşünüyorum. :)

Fakat bütün bu güzelliklere rağmen siz mümkün mertebe yoğun dönemde gelmekten kaçınıp daha tenha vakitte burayı ziyaret edin ki tatiliniz maksimum mutluluk seviyesinde geçsin ve siz de bu güzel sözleri sarfedin. Bize gelirsek, ramazan bayramı bitişinin hemen sonrasında adaya giderek hafta içi 2 gece kaldık. Gayet de memnun kaldık.

Bozcaada İsmi ve Ada Tarihi

Adanın ismi biraz düşününce bulabileceğiniz cinsten. Burası Lodos ve Poyraz ile yoğurulmuş bir ada olduğu için yeterince Boz bir ortam var. Dolayısıyla boz olmasının sebebi ise aldığı aralıksız rüzgarlar neticesinde pek fazla yeşerememesinden mütevellit. Yoğun inanışa göre adanın Bozcaada ismini Piri Reis döneminde  aldığı düşünülüyor ve adanın sahip olduğu 190 metre yükseklikteki Boz tepesi sebebiyle, adanın denizciler tarafından tanınmasını bu isimle sağlamak istedikleri anlatılıyor. Ayrıca adada yaklaşık 5 asırdır Türkler ve Rumlar birlikte yaşıyor ve bildiğiniz üzere Ada 1923 yılındaki Lozan antlaşması ile bize geçiyor.

Adanın ilk dönemlerdeki ismi önce Lefkofris, Roma döneminde ise Tenedos olarak geçiyor. Heredot’un notlarına göre Adanın ilk yerlileri M.Ö. 2000 yılında buraya gelen Pleasglar denilen bir kavim. Bozcaada, etrafında yer alan irili ufaklı 10 adet adacık ile Çanakkale boğazının bittiği noktada yer alıyor. Toplamda ise 42 km2 bir alanı işgal ediyor.

Adayla ilgili bizim en hoşumuza giden bilgi ise adada Anıtlar kurulu onayı olmadan çivi çakılamaması durumu. Umarız bu durum hiç değişmez ve bu düzen bozulmaz.

Gelelim gidiş geliş ve konaklama konularına,

 

Bozcaada’ya nasıl gidilir, nerede kalınır?

Bozcaada’ya ulaşım için Çanakkale’nin Geyikli ilçesine gelerek buradan kalkan Gestaş feribotuna binmeniz gerekmektedir. Feribot için size hayati uyarılar vereceğiz, bu kısmı dikkatli okuyun.

Gelmeden önce kesinlikle feribot için online rezervasyon yaptırın ve geçiş önceliğine sahip olun. Aksi taktirde bizim gibi 2 saat sıra beklersiniz.

Bir diğer hayati uyarı ise, yanınızda feribot için mutlaka nakit para bulundurun. Çünkü Geyikli eşrafı birbiriyle sözleşmişçesine kredi kartına hayır diyor. Ne gestaş, ne de çevredeki restoranlarda kredi kartı geçmiyor. Öldük su verin deseniz nakit para soracaklar. Canlıyı görmeden kimse yüzünüze bakmıyor. Feribot sıramız geldi diye sevinirken bir de üstüne nakit para bulma avına çıkmak zorunda kaldık. Neyse ki Gestaş görevlisi insaflı çıktı ve halimizi anladı da bize ücretsiz geçiş imkanı tanıyarak adaya geçince parayı şişe içine koyup denize bırakın ben geyikliden alırım dedi. :) Şaka bir yana kimse İzel klibi çekme niyetinde değildi. Dönüşte ödememizi kendisine yaptık ve eğer şu an bu yazıyı okuyorsa buradan tekrar teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Feribot ücretini ilk geçişte 70 TL gidiş dönüş olarak nakit ödüyorsunuz. Online rezervasyonu dönüş feribotu için de yapmanız gerekiyor aksi taktirde feribota alınmıyorsunuz. Biz çektik siz çekmeyin diye de gestaş linkini paylaşıyoruz. Sefer saatleri için Gestaş Feribotu

Online rezervasyon için ise buraya tık tık

 

Bozcaada’da nerede kalınır?

Bozcaada’da butik otel, bağ evi, çiftlik evi, pansiyon ve müstakil eve kadar birçok konaklama seçeneği bulunmaktadır. Biz konaklama için Avlu Evleri’ni tercih ettik. Merkeze yürüme mesafesinde olduğu için burada karar kıldık. Doğal ortamı, çiftlik hayvanları ve ev sahipleriyle güzel bir konaklama seçeneğidir, tavsiye ederiz.

Daha fazla seçenekler için trivago.com,tr ile hotels.com‘dan seçeneklere göz atabilirsiniz.

 

Bozcaada’da Ulaşım

Bozcaada’ya araba ile gelmediyseniz ada içerisinde ulaşımınızı bisiklet ile sağlayabilirsiniz. Bir de merkez içerisinde ücretsiz hizmet veren toplu taşıma aracı var. Golf aracından hallice bir araç bu. Bunlara ek olarak da Ayazma, Habbele ve Akvaryum koyuna minibüs ile ulaşım mümkünken diğer bakir koylara sadece arabayla ulaşabiliyorsunuz.

 

Bozcaada Gidilecek Yerler

Adaya geldiniz feribottan indiniz ve kale tarafından karşılandınız. Sağ tarafınızda Rum mahallesini, sol tarafınızda ise Türk mahallesini göreceksiniz. Bu ayrımı yapmak ise çok kolay. Eğer araba ile geldiyseniz, feribottan inip takip ettiğiniz yol bu ayrımı yapmaktadır. Denize girme ve koyları keşfetme aktivitesini bir kenara bırakırsak adayı 1 günde gezip bitirebilirsiniz fakat tavsiye ettiğimiz kesinlikle bu değil.

Gelin gezilecek yerleri detaylandıralım;

Bozcaada Kalesi

Feribot ile eşsiz güzellikteki adamıza yaklaşırken sizi uzaktan selamlayan heybetli Bozcaada kalesi, günümüze kadar bozulmamış yapısı ile adeta sizi tarihte bir serüvene çıkartacak. Kalemizin tam olarak hangi tarihte yapıldığı bilinmese de, zaman içerisinde Fenikeliler, Venedikliler ve Cenevizler tarafından kullanıldığı biliniyor. Günümüzdeki halini ise Fatih Sultan Mehmet dönemine borçluyuz. Geçmişte yaşanan tahribatlar Fatih döneminde 1455 yılında onarılmış fakat bugünkü haline 1815 yılında 2.Mahmut döneminde gelmiş. Bu dönemde adeta yeniden inşa edildiği söyleniyor.

Kalenin içi bugün boş ve çok hareketli değil. Sadece festival dönemlerinde konserler burada düzenleniyor ve kale tekrar eski neşesine kavuşuyor. Kaleyi ziyaret etmek isterseniz saat 10.00 ile 20.00 arası ziyarete açık ve içeri girdiğinizde Kale’den çıkan amforaları, mezar taşlarını ve diğer bütün kalıntıları görebilirsiniz.

Şimdilerde ise Kale, Beşiktaş gönüllülerine ev sahipliği yapıyor. Bizce belediye başkanı banko beşiktaşlı. Erkek tarafımız bu durumdan epey mutlu, şampiyonluk kutlamaları burada da devam etti.

Bu arada şunu da ekleyelim, bizce kale gezisi zorunlu değil fakat etrafı bir turlanabilir.

 

Müze ve sanat galerileri

Bozcaada bir çok sanat galerisine sahip. Yerel tasarımcılar veya çevre illerden gelen sanatçıların eserlerinin sergilendiği ve satışa çıkarıldığı bir çok galeri dükkan bulunmakta. Bir de Bozcaada Müzesi var. Burada da 6000’den fazla adaya ait fotoğraf, belge ve objeler sergileniyor. İçeri giriş ücreti 5 TL olup ilgililere duyurulur. Müze, Rum mahallesinde yer almaktadır.

 

Üzüm bağları ve Bozcaada Şarapları

Bozcaada lodos ve poyraz rüzgarlarıyla ünlüdür. Buna rağmen denize girmek için ılgın koylar bulunmaktadır. Bu hemen aşağıda değineceğimiz bir konudur bu yüzden üzüm mevzusuna geri dönelim.

Lodos ve Poyraz dedik, şarap için güzel üzümün yetişmesi için rüzgarlar hayati önem taşımaktadır. Bu yüzdendir ki bu denli yoğun rüzgar alan Bozcaada üzümleri kaliteli üzüm sınıfına girer. Bozcaada üzümlerine değinmişken, geldiğinizde buraya has üzümlerden yapılan şarapları denemeyi ihmal etmeyin. Bunlar; beyaz olarak Vasilakis ile Çavış, kırmızı olarak ise Karalahna ve Kuntradır. Eskiden bağ bozumu zamanlarında burada şarap tadım festivalleri düzenleniyordu ve adada yerel üretim yapan 6 adet fabrika bu özel hafta boyunca bağlarının kapılarını ziyaretçilerine açarak şarap tadımı yaptırıyordu. Bağları gezerken leziz şarapları tatmanın keyfi ise bir başkaydı. Fakat bu günler geride kaldı. 3 yıl önce gelen yasaklar sebebiyle artık bu dükkan kapandı ve şimdilerde bağları bile gezmek yasak. Siz yine de şarapları denemek için o fabrikanın satış  mağazasına veya üzüm bağına gidip şansınızı deneyin, tadım konusunda bir şekilde yardımcı oluyorlar. Satış mağazaları ise Rum mahallesinde yer alıyor ve bu mağazalarla birlikte içeride aynı zamanda ‘wine bar’ konsepti de var.

Gelelim Bozcaada şarap üreticilerine, bu firmalar; Corvus, Çamlıbağ(Yunatçılar), Talay, Ataol, Amadeus, Güleyada‘dır. Bu firmalar arasında en eskisi Çamlıbağ’dır. Bir aile geleneği olan şarap üretimini, Çamlıbağ ailesi tam 4 nesildir yapmakta olup adada bu işe giren ilk müslüman aile ünvanını taşımaktadır. Ürünleri arasında 8 çeşit kırmızı ve 1 çeşit beyaz şarap bulunmaktadır. Kırmızı şarap çeşitleri arasında bilindik kupajlar da mevcut olmasına rağmen bizim tercihimiz yerel üzüm olan Karalahanadan yana oldu.

Eğer vaktiniz varsa her üreticiden bir şarap deneyin deriz. Biz Çamlıbağcıyız, bayrağı taşıyoruz. Şarap şişe fiyatları ortalama 40-50 TL olduğunu belirtelim.

 

Bozcaada Plajları

Bozcaada, bir çok eşsiz koya sahip. Bozcaada koyları sayıca o kadar çok ki size farklı ortamlar sunuyor. En kalabalığından en bakirine ve en ıssızına kadar istediğiniz ortama göre bir koy ile karşılaşacaksınız. Adanın en avantajlı yanı ise, en rüzgarlı dönemde bile denize girebileceğiniz bir koyun bulunması. Adada Mayısın son haftalarından Eylül sonlarına kadar denize girilebiliyor. Deniz suyu sıcaklığı ise genel olarak Ege denizine nazaran biraz daha soğuk ve tam tamına 11 adet koy bulunuyor.

Koylara ulaşım konusuna gelirsek, bütün koylara minibüs seferi bulunmuyor. Bu yüzden aracınızla gelmediyseniz koylara ulaşım için bisiklet kiralamanız akıllıca olacaktır.

Gelelim koyları aşağıda detaylandırmaya;

 

Ayazma Plajı

Bozcaada denince kuşkusuz en popüler plajlardan bir tanesidir Ayazma. İncecik altın sarısı kumu, turkuaz rengi fakat çoğunlukla soğuk suyuyla sizi kendinize getiriyor. Adanın en meşhur plajı olmasının hem avantajı hem de dezavantajı var. Avantajlarından başlarsak, tesisi olan tek plaj burası. Plajın hemen arkasında yer alan Koreli restoran hem fiyat olarak avantajlı hem de lezzetli seçenekler sunuyor. Su sporları sevenler için de burada imkanlar var.

Gelelim tahmin edeceğiniz en büyük dezavantajı olan kalabalıklığına. Hem tesis olması, minibüsle ulaşım sağlanması ve yeterince meşhur olması sebebiyle buraya adeta kürekle insan atıyorlar. Özellikle sezonda gittiğinizde burada baya yoğun bir kitle sizi karşılayacaktır. Şezlong bulmakta şanslıysanız sıkıntı çekmezsiniz, biz saat 4 gibi giderek kolaylıkla şezlong bulmuştuk ve kalabalık da biraz azalmıştı.

 

Sulubahçe Koyu

Ayazma’dan minibüs ile devam ederken geçeceğiniz ilk koy burasıdır. Şemsize Şezlong bulabileceğiniz ve Ayazma kadar kalabalık olmayan, çoğunlukla yazlıkçılar tarafından tercih edilen bir koydur. Fakat yine de bakir kaldığı için bir tesis bulunmamaktadır.

 

Akvaryum Koyu

Bozcaada’nın en küçük ve suyu en soğuk koyu burasıdır. Bizim favorimiz ve en şirini burasıyken aynı zamanda isminin hakkını verdiğini söyleyebiliriz.  Buraya geldiğiniz zaman, altın sarısı kum ve turkuazdan mavinin bütün tonlarına geçen bir deniz ile karşılaşıyorsunuz.

Şezlong ve şemsiye bulunmadığı için eğer varsa rejisör koltuklarınızı getirmeyi unutmayın. Aksi taktirde taşların üzerine havlunuzu atarsınız.

Buraya günde bir kez yapılan minibüs seferi ile ulaşmak  mümkün. Herhangi bir tesis bulunmuyor. Fakat arada uğrayan mısırcı abiler ve meşrubat satan seyyar satıcılar yüzünüzü güldürüyor.

 

Batan Gemi – Beylik Koyu

Bozcaada’nın en popüler koylarından birisindeyiz, popülerliğini ise borçlu olduğu şey 2.250 gross tonluk soğan yüklü bir davetsiz misafir.

28 Eylül 2014 tarihinde önce Çanakkale Boğazında karaya oturan bu Afrika bandıralı geminin kaptanı karaya oturmaya pek bi’ alışık olsa gerek ki boş bulduğu yere oturuyor olmalı. Çanakkale boğazından sıkıldıktan sonra 29 Aralık 2014 tarihinde de standart oturma pozisyonunu almak üzere Bozcaada’nın beylik koyunu tercih etmiş. 3 yıldır bu gemi burada ebedi istirahatine çekilmiş vaziyette dururken kimse çıkıp da bu gemiyi buradan kaldırma girişiminde bulunmamış. Hatta ilk geldiğinde soğan kokuları yüzünden çevredekiler epey rahatsız oluyormuş. 2017 temmuz itibariyle biz soğan kokusu tespit etmedik. Gidip gönlünüzce yüzebilir, gemiye tırmanabilir, sprey boyanız var ise üstüne şiir yazıp kalpler çizebilir hatta eski sevgilinize göndermede bile bulunabilirsiniz.

Bir de gitmeden Ata Demirer’in videosunu izlemeyi unutmayın :)

 

Habbele Plajı

Burası biraz taşlık biraz da kumlu bir plaj olup Ayazma kadar kalabalık değil ve minibüs ile ulaşım sağlayabiliyorsunuz. Burada Bertiz isminde bir hotel iskelesiyle birlikte hizmet vermekte. Yanınızda yiyecek içecek götürmenizde fayda vardır.

 

Bu koylara ek olarak adanın yat limanında dahi denize girebiliyorsunuz. Burası aynı zamanda Türkiye’nin en temiz yat limanı ünvanına sahip. Adanın denizi o kadar temiz ki yemek için midye dahi bulmak mümkün değil. Civa ihtiyacımızı karşılayamıyoruz arkadaş!

 

Rüzgar gülleri

Belki de Bozcaada’da yapılacak en güzel aktivitedir Rüzgar Güllerinde günü batırmak. Yanınıza alacağınız rejisör koltuklarınız ve bir şişe ada şarabınız ile gün batımını en güzel yaşayacağınız noktadır. Muhtemelen bir gidince bir daha gitmek isteyeceksiniz. Fakat bu ziyareti yaparken adanın yoğun dönemini seçmeyin ki gün batımı insanların gölgesi ardında kalmasın. Kalabalıkla batmayın, bırakın tek batan güneş olsun.

Tahmin edeceğiniz üzere Rüzgar gülleri romantizm için oraya konulmamış. Bol rüzgarlı adamızda bu rüzgar gülleri sayesinde bütün adanın ihtiyacından fazla miktarda elektrik üretiliyor. Şaşırtıcı ama sadece 1 tane rüzgar gülünün ürettiği elektrik bütün adanın ihtiyacını karşılıyor.

Bu tarafa gelmek için ise herhangi bir toplu taşıma bulunmuyor. Özel aracınız veya bisikletiniz ile gelebilirsiniz.

Bütün bunlara ek olarak Bozcaada’da gezilecek yerler arasında camiiler ve kiliseyi de söyleyebiliriz. Alaybey ve K.Mehmet Paşa camileri ile Kimisis Tea Doğu kilisesi bunların başında gelir.

 

Bozcaada Yeme İçme Rehberi

Önce adayı gezip şarabımızı tattık, sonra gidip turkuaz denizimizde yüzüp rüzgar güllerinde günü batırdık. Sıra geldi Bozcaada yeme içme konusuna. Bozcaada’da akşam yemeği için 3 adet restoranı deneme şansımız oldu. Bunlar sırasıyla Hasan Tevfik, Battı Balık ve Boruzan restoranlar oldu. Fiyatlar genellikle kişi başı içeceğiniz rakı oranına göre 100 TL’nin altına pek düşmüyor.

Hasan Tevfik restoran ile Battı Balık rum mahallesinde yer alırken Boruzan limanda yer alıyor. 3 restoran arasında en çok Hasan Tevfik bizi memnun etti. Kendine has mezeleri ve adanın meşhur asma yaprağına sarılı sardalyesi çok lezzetliydi. Mezeler arasında özellikle girit ezmesi kariyerimizdeki en iyisiydi ayrıca ada otlarından hazırlanan meze ve ara sıcakları da mutlaka deneyin. Buranın bir diğer hassas noktası ise kendi zeytinyağına kendi üreterek kendi yağında kavrulması.

Battı Balık restoran ise Ata Demirer’li fotoğraflarına fazla güveniyor olmalı ki ukala ve umursamaz garsonlarıyla kendinizi diken üstünde hissettiriyor. Sizin gitmeniz önemli değil, nasılsa başkası o masaya oturacak mantığında bir politika izleniyor. Hasan Tevfik’teki hizmeti burada bulmamız mümkün olmadı.

Boruzan restoran ise daha çok ada yerlilerince tercih edilen bir restoran olup Rum mahallesindekilere göre daha az popüler fakat kalite olarak iyi seviyede olan bir restorandır.

 

Dondurma ve Bozcaada Kurabiyesi

Dondurma sevenler için ise haberler meyveli! Doğal meyvelerden yapılan Bozcaada dondurmalarını mutlaka deneyin. Dondurmacılar, feribottan indikten sonra göreceğiniz pazar yerinin hemen orada yer alıyor. Ayrıca son dönemlerin meşhur dondurması Ice Rolls’u da adada bulabilirsiniz.

Bozcaada’nın damla sakızlı ve bademli kurabiyesi ise epey meşhur ve lezzetli. Özellikle 150 yıllık bir geleneği sürdüren Çiçek pastanesinde damla sakızlı kurabiyeyi ve ada sütünden yapılan dondurmasını deneyebilirsiniz. Dondurma da ada inciri ve karadut en güzelleri.

Ek olarak Veli Dede fırını ile Serez kurabiyecisi de yine sakızlı bademli ada kurabiyesini layığıyla yapan yerlerdir.

 

Bozcaada Akşamları

Bozcaada’da gün batımı sonrası güzel bir akşam yemeği ile gününüzü sonlandırabilir veya kalenin sol tarafında sahil boyunca uzanan barlarında birer içki alabilirsiniz. Sahil boyunca 6-7 adet, farklı tarzlarda ve farklı müziklerde bar bulunuyor. Adanın en eski barı ise Fuska Bar burada yer alıyor. Eşsiz kale ve deniz manzarası ve güzel müzikli ortamı eşliğinde oturabileceğiniz keyifli bir yer. Buraya ek olarak Polente bar da adanın eski barlarından bir tanesi olup pazar yerinin karşısında yer alıyor.

Bozcaada doya doya 3 gün geçirebileceğiniz, yüzerken keyif alacağınız, yerken kriz geçirebileceğiniz türden bir ada.

Buraya kadar gelmişken ada otlarından hazırlanan mezeleri yemeden, rüzgar güllerinde günü batırmadan, rum mahallesini dibine kadar keşfetmeden, damla sakızlı kurabiyenin tadına bakmadan, çamlıbağ şaraplarını denemeden dönmeyin.

Güzel tatiller!

5 Comments

  1. Deniz Su

    Bozcaada’yı çoook özledim. Yıllardır gitmiyorum tavsiyeleriniz için çok teşekkürler akşam yemeği için mutlaka hasan tevfik restoranı deneyeceğim!

    Reply
    • YolKüre

      Merhabalar,
      Rica ederiz :) Ayrıca ada’nın güzel şaraplarını ve kurabiyesini denemeyi de unutmayın. İyi tatiller

      Reply
  2. Çiğdem

    Herşeyok detaylı ve güzel anlatılmış gezmiş gibi oldum teşekkürler…

    Reply
    • Yol Kure

      Çok teşekkür ederiz beğenmenize çok sevindik :)

      Reply
  3. Filiz Özdemir

    Çok güzel gezdim ama sizinle gezmek daha güzel oldu

    Reply

Submit a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Pin It on Pinterest

Share This