Bilbao

Bilbao Gezi Rehberi ve Aste Nagusia Festivali

Bize kalsa bu şehri anlatırken Bask bölgesinin başkentindeyiz derdik fakat Basklılar bu toprakları sıradan bir bölgeden ziyade Bask Ülkesi olarak tanımlıyor. Yıllardır bu insanlar İspanya Krallığına bağlı olarak yaşarken bir yandan da onlardan biri olmadıklarını söylüyorlar. Hatta daha da ileri giderek, Avrupa kıtasına ilk yerleşen insanların onların ataları olduğunu ve ilk olarak buraya kendilerinin geldiğine inanıyorlar. Sahip oldukları kültür de İspanya’nın geri kalan bölgelerinden farklı olunca bu iddialarını savunmada epey ısrarlılar. Kendi kültürleri, mutfakları ve diğer dillerle hiç bir kök bağlantısı olmayan lisanları ile farklı oldukları bir gerçek. Euskara adındaki 3000 yıllık dilleri diğer hiç bir yabancı dile benzemiyor, özellikle de İspanyolca’ya. Bu kısa tanıtıcı bilgilerden sonra Bilbao Gezi Rehberi yazımıza başlayabiliriz.

San Sebastian’ı görüp aşık olduktan sonra Bask bölgesine karşı yükselen sempatimiz ile rabbim bu sefer Bilbao dedi! Bask bölgesi deyince akla ilk gelen Bilbao’yu görmemiz gerektiğine karar verip kendimizi yollara vurduk. Bu kararı aldıktan sonra bir de baktık ki o tarihlerde Bilbao’da festival varmış. Ne de güzel denk geldi ama!

Festivalimizin adı Aste Nagusia ve her yıl Ağustos ayının 18-26 tarihleri arasında düzenlenerek tam 9 gün sürüyor. Festival, şehre gelen sirk ile birlikte başlıyor ve etkinlikler boyunca Old Town içerisinde yer alan bir çok sokak, özel kostümlü insanlarla dolup taşıyor. Ateşler yakılıyor, kız kaçıranlar atılıyor, sokaklar un, su ve domates banyosu yaparken rengarenk görüntüler ortaya çıkıyor. Boğa güreşleri, boks müsabakaları, ve geleneksel dans gösterileri ile de çılgınlaşmaya devam ediyor. Duyduğumuza göre her yıl mutlaka farklı sürpriz bir gösteri yapılıyor. Bilumum saldırı ve heyecan dolu yani :) Festivalin İlk başlama vuruşu ise chupinazo ismi verilen havai fişeğin atılması ile veriliyor. Ardından saatler 5’i gösterdiğinde adeta merkeze kürekle insan atıyorlar, herkes akın ediyor. Kısaca, aşağıdaki gibi eğlenceli ortamlar 9 gün boyunca şehirden eksik olmuyor! Keşke her yer İspanya gibi hayatı festival tadında yaşasa!

İspanyolların eğlence anlayışında havai fişek gösterisi her zaman her yerde ilk sırada yer alır. San Sebastian’da ağzımızı havaya açarak izlediğimiz havai fişek gösterisinden sonra daha iyisi olamaz diyorduk fakat İspanyollar havai fişek konusunda her zaman üstüne koyarak ilerliyormuş. İspanya ekonomik kriz diye ağlıyor ama Bask bölgesi insanları eğlenmek için paraları havaya saçıyor. Zenginliklerinin AB ve İspanya ortalamasının üstünde olması boşuna değil, adamlar hakkını verip havai fişek gösterileri ile kendilerini şımartıyor.

Bilbao gezimiz boyunca, Alicante ve San Sebastian sonrası burada da yoğun bir veteran nüfusu gözlemledik. Festivalin bütün çılgınlığıyla devam etmesiyle birlikte yaşlı nüfus dahi aktif halde katılmaya devam ediyordu. Çatapat, maytap ve kız kaçıran eşliğinde millet sokakta içip devrilirken yaşlıların bu neşesini görmek komik ve etkileyici geliyor. Paseo del Arenal ve çevresinde kurulmuş Alkol satan stantlar şehrin old town bölümünü tamamen kaplarken nispeten daha sakin olan kısım ise aşağıda yazının devamında göreceğiniz Plaza Nueva meydanıydı.

 

Bilbao’yu tanıyalım

Bilbao Bask Ülkesi’nin en kalabalık şehri ama siz yine de böyle dediğimize bakmayın çünkü bu sıfatına rağmen nüfusu 350.000 civarında. Burası aynı zamanda Bask Ülkesi’nin finans merkezi, endüstri ve sanayi olarak ise Kuzey İspanya’nın en zengin şehri. Bask ülkesinde konuşulan resmi dil Baskça olduğu için tabelalarda Baskça ve İspanyolca olarak iki farklı dil görüyorsunuz. Bir kelime minimum 10 harf uzunluğunda ve bol ‘x’ barındırıyorsa bilin ki Baskça bir şeyler okuyorsunuz.

Bilbao’nun en güzel yanı ise konumu itibariyle sahip olduğu okyanus iklimi ve bu şehir aynı zamanda Green Spain olarak adlandırılan bölgenin merkezi. Yemyeşil bir çevresi olan Bilbao kendine has bir şehir. San Sebastian kadar küçük olmasa da örneğin Valencia’dan daha küçük olduğunu söyleyebiliriz. Bu şehir geniş bir vadi boşluğuna kurulu olup çevresi yüksek ve yemyeşil dağlarla kaplı. İçinden geçen Nervion nehri, Atlas okyanusuna kavuşuyor ve vadi içindeki şehri ‘U’ şeklinde kesen bir doğal kanal ile kanallar üzerinde yer alan 13 adet köprüye sahip.

Bilbao, Casco Viejo yani old town kısmı ile modern şehir kısmı olarak 2’ye ayrılıyor. Modern şehrin en büyük simgelerinden bir tanesi olan Guggenheim Müzesi, İsviçre – Amerika kırması zengin bir ailenin yatırımı ile 1997 yılında inşa edilmiş bir yapı. Guggenheim ailesi, ölümsüzleşmek için kendi soyadlarını taşıyan bir müze ile kendilerini şımartmak istemiş ve ünlü mimarımız Frank Gehry imzalı müzeyi bu küçük liman kenti Bilbao’ya kondurmuşlar. Bunda da gayet başarılı olmuşlar ki müzenin yılda ortalama 1 milyon ziyaretçi aldığı söyleniyor. Ayrıca denilene göre Guggenheim yapıldıktan sonra şehrin bu kısmına daha fazla modern bir hava getirmiş ve sonrasında bölgenin adı modern şehir olarak anılmaya başlamış. Şehrin Old Town kısmı ise her zamankinden ortaya karışık İspanya özellikleri sunuyor. Arnavut kaldırımlı taş sokakları, adım başı barları ve bitişik nizam binaları ile samimi ve vakit geçirmek istenecek türden bir ortam buluyorsunuz.

Bilbao’da yapılacak 2 tane güzel aktivite var. İlki, festival döneminde buraya gelip şehri o haliyle görmek, ikincisi ise tapas(pintxo) barlarını keşfetmek. Eğer San Sebastian yazımızı okuduysanız Bask ülkesindeki yeme-içme kültüründen ve bizim bu duruma düşkünlüğümüzden haberiniz vardır. Buraların en büyüğü o bir başka olan tapaslarla ilgili yine bir çift lafımız olacak. Biz buna kısaca tapas effect ismini verdik. (Tapas veya diğer adıyla Pintxo effect; Bask Ülkesine ayak basmış her canlıda görülebilecek bu etki yayılmacı bir politika izler, birazdan aşağıda detaylandıracağım.)

 

Bilbao’ya Nasıl Gidilir?

İspanya’nın herhangi bir şehrinden Bilbao’ya gitmek isteyenler için hem tren hem de uçak seçeneği mevcut. Tren yolculuğu sevenler Renfe ile uygun fiyata seyahat edebilirsiniz. Tren ile Barcelona’dan yaklaşık 6 saat sürüyor ve gidiş geliş biletini 40 Euro’ya alabiliyorsunuz. Bilgi için buraya lütfen.

Uçak ile seyahat edenler ise RyanAir ile Vueling seçeneklerinden birini kullanabilir.  İstanbul’dan ise THY tarifeli uçakları ile Bilbao’ya haftanın belli günleri direkt seferler yapılıyor.

Havaalanından şehre gelirken 15 dakikalık otobüs yolculuğu yapıyorsunuz ve bu yolculuk için Bilbao Bizkaia kartını almanızda fayda var. Bu kart ile hem şehir merkezine gelirken otobüs, hem de şehir içinde metrodan faydalanabiliyorsunuz.

Kart için şuraya tıklayabilirsiniz.

 

Bilbao’da Nerede Kalınır?

Bilbao’da kalacak yer konusunda Casco Viejo ( Old Town ) tarafını tercih etmenizi öneririz. Biz güzel bir seçim yaparak ‘Bilborooms’ adındaki otelde kaldık. Bilbao’ya seyahat edeceklere burayı tavsiye ediyoruz. Gerek ortamı gerek çalışanlarıyla samimi ve sıcak bir otel. Ayrıca Old Town’ın tam anlamıyla merkezinde yer alıyor. Kalacak yer için bed&breakfast tarzı bir yer seçecekseniz kişi başı fiyat aralığı 30-45 euro aralığında olacaktır.

Alternatifler için booking.com veya hostelworld.com siteleri üzerinden araştırma yapabilirsiniz.

 

Bilbao’da Ulaşım

Bilbao yürüyerek rahatlıkla gezebileceğiniz şehirlerden fakat metro imkanı da mevcut. 3 hattan oluşan bir metroya sahip. Ek olarak Bilbobus isminde otobüsleri ve bir de bizim minibüsler tadında Microbus’ları var. Bilbobus büyük otobüsler için verilen bir isimken Microbuslar Bilboların giremediği yerlere girebilsin diye kullanılıyor.

Bir de keyifli bir seçenek olarak şehirde nostaljik tramvay var ama biz ne yaptık? tabii ki hiç birinin yüzüne bakmadık ve her gezimizde olduğu gibi üstüne katarak adım atma rekorları kırmaya devam ettik. Size de tavsiyemiz bu yönde olacaktır.

 

Bilbao’da Gezilecek Yerler

Bahsettiğimiz gibi burası küçük yeşil bir şehir. Çoğunlukla İspanyol ve Fransız turistin ziyaret ettiği bir yer. Güzel vakit geçirmek adına festival dönemine denk getirecek şekilde gitmenizi tavsiye ederiz. San Sebastian’da olduğu gibi burada da gurmelik birincil aktivite olacaktır.

Bilbao turunuza Paseo del Arenal‘den başlayıp tekrar başlangıç noktasına geri dönüşü eğer Guggenhem müzesini ziyaret etmeden yaparsanız bu yolu 3 saat gibi bir sürede yürüyebilirsiniz. Fotoğraf çekmek için duraksamalar dahil.

O halde gelelim gezilecek yer listemize:

 

Plaza Nueva

Bilbao’ya ayak bastığınızda ilk turist kafilesini göreceğiniz meydandır. Bir çok Pintxo bardan oluşur ve meydanın ortasında Botellon kültürü epey yaygındır. Botellon’un ne olduğuna gelirsek, İspanyollar rom – cola karışımını çok sever ve bu karışımı sokak ortasında yapıp yuvarlanarak içmelerine Botellon ismini vermişlerdir. Dememiz o ki burası eğlenceli bir mekan. Bu tariften sonra canı rom çeken olduysa bu meydanda takılıp paylaşımcı ispanyol kardeşlerimizle sosyalleşmelidir. İspanyollar sıcak insanlardır, özellikle mevzu içki paylaşımı olunca gönülleri oldukça zengindir.

Casco Viejo (Old Town)

Bilbao turunuza Plaza Nueva ile başlayabilirsiniz. Pintxo barların dört bir yanınızı sardığı bu güzel meydanda sıra sıra barlara girerek her birinde pintxoların tadına bakabilirsiniz.  Bilbao’nun Old Town’ında karşınıza çıkacak en güzel meydan bizce burası. Sonrasında old town’da kaybolmak serbest. Çiçekli balkonlar, Kehribar rengi taştan bitişik binalar, Siyah parke taşlarla kaplı minik meydanlar, Bakır musluklarından içme suyu akan tarihi çeşme, Tezgahları iştah kabartan pintxo barlar ve rengarenk boyalı tahta cumbalar. Bunlar göreceklerinizden  bazıları olarak aklınızda bulunsun.

Burada hayat öğleden sonra hareketleniyor, insanlar barları dolduruyor ve en sevdikleri aktivite olan yeme içme olayına giriyor. Mesai saatlerinin sonuna doğru ise kalabalıktan adım atacak yer kalmıyor desek yeri var. İspanya geleneğidir, akşam yemeği genellikle 21.00 civarı başlar ve geceye kadar sürer. Burası öyle bir atmosfere sahiptir ki sanki herkes birbirini tanırcasına samimidir. Müşteri gibi değil de o restoranın veya barın misafirisinizdir. Toplu sohbetler yapılır, şarkılar söylenir ve bu ortamı bırakıp gitmek istemezsiniz.

 

Los Siete Calles

Şehrin en hareketli bölgesindeyiz. ‘Los siete calles’ adında 7 caddeden oluşan  ve en çok ziyaret edilen caddelerde bir çok bar bulmak mümkün. Sadece 1 blok uzunluğundaki bu yan yana sıralanmış 7 küçük cadde bize adeta Lizbon’u hatırlatmıştı. Burası başından sonuna kadar boylu boyunca dizilmiş barlardan oluşuyor. Bar kültürü ise Bilbao’da biraz farklı. Barcelona’da sokakta alkol içmenin cezası varken burada barlar dışarıya servis yapıyor ve elinde içkinle dışarıya çıkıp içmeye dışarıda devam edebilirken ceza yemiyorsun. Belki de festival dönemi olduğu içindir, bilemiyoruz.

Begoña Katedrali

Şehre tepeden bakıp fotoğraf çekmek ve panaromik zevklerinizi tatmin etmek isterseniz asansörle Begoña Katedralinin olduğu tepeye çıkabilirsiniz. Asansör ücreti kişi başı 45 cent. Sonrasında meydanın hemen yan paralel sokağında bulunan Paseo del Arenal’e gidebilirsiniz. Şehrin bir diğer yüksek noktası ise Artxanda tepesidir.

Guggenheim Müzesi

Ve geldik en meşhur noktamıza, bu yapı 1997 yılında inşa edilerek açılmış son 30 yılın en önemli yapısı olarak gösteriliyor. İspanya’daki en büyük müzelerden bir tanesidir. Buraya ulaşmak için Arenal meydanından ayrıldıktan sonra nehir kanalı boyunca yürüyebilir ve yarım saatlik bir yol sonunda Guggenheim modern sanat müzesine ulaşabilirsiniz. İçeriye giriş ücretli olup çağdaş sanatın en güzel eserleri burada sergilenmektedir. Müze eşsiz tasarımı ile kendini epey uzaktan belli ediyor. Ama siz yine de tanımakta zorluk çekerseniz müze yanındaki devasa Örümcek heykelini görünce nerede olduğunuzu anlayacaksınız. İnanın, kime sorsanız gösterecektir.

Bu müze yapılmadan önce Nervion nehri bir sürü atığın döküldüğü, gelişen endüstriden nasibini almış atıl bir vaziyetteyken müzenin getirdiği yenilik ve güzelleşme ile bu bölge de arındırılarak Bilbao’nun modern yüzü oluşturulmuş.

Modern sanata ilgisi olan her bireyin buraya kadar gelmişken bu müzeyi ziyaret etmesini şiddetle tavsiye ederiz. İçeride Modern sanat döneminin bütün aşamalarından eserler göreceksiniz. Adeta Türk insanının sanatla imtihanı!

Müze ilgili daha fazla bilgi için tık tık.

Giriş ücreti: 17 Euro

San Mames

Futbola merakı olanlar varsa Guggenheim’dan San Mames stadyumuna yürüyebilirsiniz. Şehrin takımı olan Athletic Bilbao adeta milli takım seviyesinde destekleniyor. Gündelik hayatta bir çok kişiyi takımlarının forması ile sokaklarda dolaşırken görmek mümkün. Tabii, artık San Mames’in yerini alan yeni bir stadyumu var. Eskisinin hemen yanına inşa edilmiştir.

Bilbao’da gezilecek yerler arasında size verdiğimiz güzergah boyunca şehrin kurucusu Diego Lopez anıtı, Santiago Katedrali, San Vicente de Abando ve Arriaga Tiyatrosunu görebilirsiniz.

 

Bilbao Parkları

İspanya’nın yeşil bölgesindeyken burada hiç gidilecek park olmaz mı! Tam tamına 18 tane park var! Bunlardan en büyüğü ise bir tepede yer alan Mount Cobetas parkı. Burada her yıl temmuz’un ilk haftası Bilbao müzik festivali yapılyor.

Merkezde yer alan Etxebarria Park ise yakınlık bakımından en çok tercih edilenlerin başında geliyor. Bu parka çıkıp Bilbao’ya panaromik bakmanın zevki bir başka! Eğer vaktiniz varsa bu aktiviteyi mutlaka yapmalısınız.

Hiking sevenler var ise de Mount Pagasarri‘de doğaya karışabilirler. Neredeyse 150 yıllık geçmişi olan bir hiking yoluyla her hafta sonu yüzlerce insanı karşılıyor.

Nehir’de dolaşmak ilginizi çekerse, kano turları yapıldığının bilgisini verelim.

 

Bilbao Yeme – İçme Konusu

Pintxo effect demiştik. Hemen konumuza geri dönelim ve itiraf edelim ki Bilbao’ya festival için değil Pintxo yemek için geldik! San Sebastian’daki güzel anılardan sonra burası için de beklentimizi yüksek tutmuştuk ve yine bir çok pintxo bara girip çıkarak yeni lezzetler deneyimlemeye gayret gösterdik. İnanın bana bu pintxos’ların insan üzerinde bıraktığı etki psikoloji literatüründe kendine yer bulabilir. Başladık Bask’ın gururu pintxoculara pıtır pıtır dalmaya. 2 yıl Barcelona’da yaşamış ve İspanya’nın bir çok şehrini görmüş birisi olarak mutfak konusunda Bask Ülkesini ayrı bir kenara koyuyorum. Mesela Barcelona ve Madrid’te yediğimiz tapaslar ile o kadar doyamazdık ki bu konsepti yadırgardım. Bask bölgesine gelince iş tamamen değişti. Buradayken bir tane ile başlayıp üstüne koyarak ilerliyorsun ve sonunda tüm cepler boşalmış halde bar’dan ayrılıyorsun. Bu kadar keyifli ve lezzetli olurken üstüne bir de güzel muhabbet eklenince yapacak bir şey yok.

Bu arada Bilbao, Michelin yıldızlı restoran sayısında da San Sebastian’dan aşağı kalmıyor. Şehirde toplam 5 adet 1 Michelin yıldızlı restoran bulunuyor. Bütün bunlarla birlikte sadece lafta kalmadık ve sizi doğru yönlendirmek adına Pintxo bar listesi bile hazırladık. Bilbao yeme içme rehberi için buraya tıklayın.

 

Bütçe

Yapacağınız harcama olarak İspanya’nın büyük şehirlerinde yapacağınız harcamanın altına düşmeyeceğinizi garanti ederiz. Bilbao, öyle kıyıda köşede kalmış küçük ucuz şehirlerden değil. Bask bölgesi ekonomisi en güçlü İspanya bölgesidir. Bir Pintxo bar’a girdiğinizde ortalama pintxo fiyatı 2 euro dolaylarında olacaktır.

Restoranların çoğunda ‘menu del dia’ adında günün menüsü sunulmaktadır. Bu menülerin ortalama başlangıç fiyatları 15-25 euro arasında değişir. Ana yemek, tatlı ve bir içecek yer alır.

Su: 1,5 euro

Rom: 8 euro

Pintxo: 2-4 euro

 

Festival dönemi burada olmanın en güzel kısmı her vakitte şehrin hareketli olması. Pazar günü dahi akşam saatleri geldiğinde gene festival heyecanı şehri sarmaya başladığı için kalabalık bir an olsun eksilmiyor. Çoluk çocuk herkes sokaklarda dev karides kostümlü kişilerin fırlattığı konfetilerle coşuyor. Tabi ulaşım olarak dezavantajları da olmuyor değil. Festival günü havaalanına gitmeniz gerekirse kapalı yolları hesaba katmanız gerekecektir. Bizim için dönüşümüz maceralı ve heyecan dolu oldu.

Bilbao’ya seyahat planlarken bir kısmını festival dönemine getirmenizi tavsiye ederiz. Festivalsiz buraların çok sessiz ve sakin olacağını hesaba katarak hareket etmenizde fayda var. 2 günlük bir plan bu yeşil şehir için yeterli olacaktır. Bask Ülkesi’ni biz çok sevdik! Özellikle mutfağı ile kendimizden geçtik ve kesinlikle tekrar ziyaret edeceğiz. Bir de bask yazı karakterini ve bunu tüm tabelalarda görmeyi çok sevdik.

Cumartesi günleri Casco Viejo’nun nehir kısmına kurulan çiçek pazarı ile Pazar günleri Beria meydanında kurulan peynir pazarına uğrayın. Çeşit çeşit köy peynirlerini denemek için güzel bir fırsat.

Ayrıca Bask Beresi ve Espadril almadan, meşhur Bilbao fünikülerine binmeden dönmeyin.

İyi tatiller!

Bilinmesi Gerekenler

*İspanya’ya gelirken Schengen vizesi almanız gerekmektedir. Vize için http://www.vfsglobal.com/spain/turkey/

*İspanya para birimi Euro’dur.

*Bilbao, Bask bölgesinin en yoğun nüfusa sahip şehridir,

*Okyanus ikliminin hakim olduğu Bilbao’da yıl içerisinde ortalama sıcaklık 21 derecedir. 30 derecenin üstünde geçen Ağustosa karşın Ocak ayları ortalama 10 derecedir.Nisan ayı ise en fazla yağışın düştüğü dönemdir.

*Aste Nagusia Festivali, İspanya’nın 10 kültür mirasından birisi seçilmiştir. 1978 yılından beri yapılan festivale her yıl 100.000’den fazla insan katılmaktadır.

*Guggenheim müzesi, tıpkı kıvrılınca daha fazla yük taşıyabilecek bir kağıt gibi, duvarları da ağırlığını taşıyabilsin diye kıvrımlı yapıdadır. Müzenin içindeki gelişigüzel kıvrımlar ise ışığı yakalayabilmek için tasarlanmıştır.

*BBVA genel merkezi Bilbao’dadır.

*Bilbao, Barcelona’dan sonra İspanya’nın en iyi endüstrileşmiş 2. kenti konumundadır ve en büyük doğal  kaynakları madencilik ile demir cevheri üretimidir. Bu doğal kaynakların çıkartılması 1526 tarihinden beri legal olarak koruma altındadır.

*Bask Ülkesi İspanya’nın açık ara en zengin bölgesidir. İspanya ortalamasının GDP olarak %34 oranında üstünde olan Bask’lar, AB ortalamasının da %40 üstündeki gelir düzeyiyle zenginliklerini gösteriyor. Buradaki temel sektörleri çelik ve gemi inşası oluştururken Bilbao’da 19. YY’da bulunan demir cevheri bu bölgenin zenginleşmesinin temel sebebi yer altı kaynağı olarak öne çıkıyor. Ayrıca BBVA ve Iberdrola enerji şirketi gibi büyük firmalar da Bask kökenlidir.

*Baskça Avrupa dil gruplarından hiç birine ait değildir. Yazı olarak da diğer dillerden ayrılır. Kelimeleri gördükçe farkına varıyorsunuz.

*Bask Beresi; ressamların taktığı şu meşhur bere tüm Dünya’da Fransa ile özdeşleşmiştir fakat işin aslı öyle değildir. Bu bere Bask halkının ve özellikle de köylülerinin milli kıyafeti ve hemen hemen tüm yaşlılarda bu bereyi (siyah ya da kırmızı) görebilirsiniz. Fransa’da ise geçtiğimiz yüzyılda yaygınlaşan bu bere orada da “bere basque” (bask beresi) olarak bilinmektedir.

*Bask bölgesinin haritasını görmek için buraya tıklayabilirsiniz.

 

 

Temel İspanyolca Kelimeler

  • Si – Evet
  • No – Hayır
  • Buenos Dias – Günaydın
  • Buenas Tardes – Tünaydın
  • Buenas Noches – İyi akşamlar
  • Mucho Gusto – Memnun oldum.
  • Adios – Hoşçakal
  • Como esta? – Nasılsın
  • Gracias – Teşekkürler
  • De Nada – Bir şey değil
  • Disculpe – Pardon!
  • Socorro! – Yardım!
  • Por Favor – Lütfen
  • No entiendo – Anlamıyorum
  • Cuanto cuesta? – Bunun fiyatı kadar?
  • La cuenta por favor – Hesap lütfen
  • Que es esto? – Bu nedir?
  • Donde esta el bano? – Tuvalet nerede?
  • Puedo fumar? – Sigara içebilir miyim?
  • De donde viene usted? – Nereden geliyorsunuz?
  • Que hora es? – Saat kaç?
  • Que me recomienda para comer? – Yemek için ne tavsiye edersiniz?
  • Como puedo ir a …. ? – ….. nasıl gidebilirim?

Pin It on Pinterest

Share This