Barcelona Gezi Rehberi

Kendinize şu soruyu sorun, eğer yaşayacağım yeri seçme imkanım olsaydı nerede yaşamayı tercih ederdim?

Biz bu sorunun cevabını yıllar öncesinden Barcelona olarak verdik, erkek tarafımızın burada iki yıl geçirip bu şehrin tadına varmasının da burada önemi büyük. Gelin size neden Barcelona cevabı verdiğimizi anlatalım ve neden herkes Barcelona’yı görmeli bundan bahsedelim. Bu arada bizim için buranın bir diğer önemi de bu şehirde tanışmamız, e daha ne olsun ama değil mi :)

Bizce Barcelona’da yaşayan insanlar böyle güzel bir şehre sahip oldukları için çok şanslılar ve inanıyoruz ki kendileri de bunu son derece derinden hissediyorlar. Burada yaşayan insanlar ile konuştuğunuz zaman bu konuda ne kadar milliyetçi olduklarını ve şehirlerini ne denli sahiplendiklerini kolaylıkla anlıyorsunuz. Yaşadıkları yeri anlatırken genellikle üç şeyden bahsedilir, bunlar Gaudi, Messi ve Barcelona Sahili olur :)

Herkesin kendine göre bir nedeni var fakat bize göre işin aslı bu şehir insana huzur ve mutluluk aşılıyor, Barcelona sokaklarında dolanırken veya sahilinde yürürken çevrenizdeki insanların rahatlığını ve hayatlarından nasıl keyif aldıklarını görünce hem onlardan biri oluyorsunuz hem de kendinizi Dünya’nın en huzurlu metropolünde hissediyorsunuz. Bu şehirde kimsenin bir acelesi yok ve herkesin en büyük telaşı hayatı layiğiyle yaşamak. Hem insanların rahatlığı hem ikliminin güzelliği hem de şehrin güzelliği üst seviyede birleşince bundan gayri insan yaşadığı yerden daha ne isteyebilir?

Örneğin Barcelona’da araba kullanmaya gerek olmamasının sebebi sadece ulaşım imkanlarının son derece yeterli olması değil aynı zamanda şehrin büyüleyici sokaklarıyla insanı yürümeye teşvik etmesidir. Sadece parkları değil, tarihi mahalleleri, irili ufaklı meydanları, kendine has dokusundan hiç sıyrılmamış sokakları ve birbirinden güzel evleri ile birlikte kilometrelerce uzanan kumsalı sayesinde kendisini o kadar sevdiriyor ki her mevsim orada kalmanız gözünüze batmıyor ve çok büyük bir değişiklik ihtiyacı hissetmiyorsunuz. Buna ortalama dokuz ay boyunca üşütmeyen Akdeniz iklimi eklenince burada yaşayan insanların huzurunu ne kaçırabilir ki?

Ortalama iki haftada bir düzenlenen sokak festivalleri ve hiç azalmayıp aksine devamlı üstüne katan resmi tatilleri ile hem çalışanlar için hem de öğrenciler bir cennet. Düşünsenize işinizden çıkıp on dakika sonra denize gidebiliyorsunuz veya bir sokak etkinliğine katılabiliyorsunuz. Mücadele etmeniz gereken sizi zorlayıcı hayat koşulları ile, hayat akışınızı engelleyen hiçbir şey etrafınızda bulunmuyor. Stres kelimesini tamamen unutuyorsunuz ve Barcelona’nın bunu sağlayan en iyi tarafı ise tükenmeyen güneşi. Düşünün ki yıl boyunca şehirde sürekli güneş var ve her yeni doğan güneşle yeni bir sabaha pozitif başlamak için harika bir imkana sahipsiniz. Bundan daha güzel bir sebep var mı? Pek çok ömür uzatıcı nedenleri içinde barındıran Barcelona aynı zamanda çok da temiz bir şehir. Yılda 15 milyon turistin geldiği bu şehri tertemiz tutabilmek için her gece sabaha karşı abartısız olarak söylüyorum şehrin bütün sokakları baya hortumla yıkanır ve şehri kirletmeye kalkanlara anında cezai işlem uygulanır.

Ayrıca Barcelona’nın Dünya’daki en planlı şehir olduğunu biliyor muydunuz? Bunu göstermek için aşağıdaki kör edici sürreal fotoğrafı ekledik. Fotoğraf %100 gerçektir. İnsan elinin değip de yaptığı en güzel şehirdir, saygı duyulasıdır. Respect Amigos!

Barcelona’yı haberlerden sürekli olarak olayların ve protestoların yaşandığı şehir olarak görürüz. Bağımsızlık mücadelesi, isyan hareketleri ve bunun getirdiği kavga gürültü son yıllarda çokça duyuldu fakat uğruna savaşılacak şehir be! :) Hani saymakla bitmez derler ya işte bu şehirden bahsedince de olan tam olarak bu. Şehri güzelleştiren ve bir çok noktasında imzası olan ünlü mimarımız Gaudi’nin renkli kişiliği sağolsun şehre öyle güzel bir karakter kazandırmış ki onun eserlerini gördüğünüz zaman kendinizi o an için başka bir ortamda durmuş hayal kurarken görüyorsunuz. Gaudi’nin Barcelona’ya bakınca gördüğü şeylerin yansıması eserlerini de etkilemiş olacak ki şehirle arasında rengarenk bir bütünlük var. Bıraktığı izler öyle güzel ki onların hepsini şehirle iç içe oturtuyorsunuz. Olay tabii ki sırf Gaudi’nin yaptıklarında da bitmiyor; tarihi mahalleler, meydanlar, sokaklar, evler ve kumsal da dedik. Bir de bunlara İspanya kültürünün temsilci öğeleri olan, çeşit çeşit alabildiğine bar ve restoran da eklenince şehir iki katı daha fazla keyifli hale geliyor. O halde Neden Barcelona sorusunun cevabını verebilip sizi bu şehri görmeye yeterince ikna edebildiysek Barcelona gezi rehberi başlasın ve biraz daha detaylandırarak şehri birlikte gezelim.

Barcelona’ya Nasıl Gidilir?

Barcelona’ya gitme imkanları THY ve Pegasus sponsorluğunda epeyce mevcut ve gün içerisinde karşılıklı bir çok sefer yapılıyor. En avantajlı bilet fiyatlarını karşılaştırmak için her zamanki yönlendirmemizi yapıyor ve sizi skyscanner.com.tr adresine havale ediyoruz. Barcelona biletleri eskiden çok ucuzdu fakat yıllar içerisinde şehrin popülerliği git gide arttığı için bu fiyatlar pahalılaşmaya başladı. Bunda tabii ki döviz kurunun da etkisi epey fazla. Özellikle yaz döneminde ise bu fiyatlar kendini ikiye katlıyor ve 1.800 tl seviyelerine kadar geliyor. Bu noktada eğer bir seyahat planlıyorsanız bilet işini erkenden halletmenizi şiddetle tavsiye ederiz çünkü bu destinasyon için uçak biletini son ana bırakırsanız bunun hava yolu şirketleri haricinde kimseye faydası olmayacağını garanti ediyoruz.

Barcelona’da aktif olarak kullanılan iki adet havalimanı vardır. Eğer Türkiye’den seyahat ediyorsanız El Prat havalimanına inersiniz fakat Avrupa’dan seyahat ederseniz Girona havalimanına da inme ihtimaliniz vardır. Girona havalimanından şehir merkezi 1 saat sürerken El Prat’tan yaklaşık 20 dakika sürer.

Eğer başka yerlere de seyahat edecekseniz size güzel haberi veriyoruz; Barcelona aynı zamanda bir çok low cost airlines için uçuş merkezidir ve bir çok noktaya ucuza seyahat edebilirsiniz. Bu noktada Ryan Air ile Vueling Airlines biletlerine bakabilirsiniz. Hem komşu ülkelere hem de Afrika ve Latin Amerika’ya buradan uygun fiyatlı biletler bulabilirsiniz. O halde planları birleştirme zamanı! Demedi demeyin sonra.

Barcelona’da Nerede Kalınır?

Barcelona’da nerede kalınır sorusunun cevabı çok nettir. Eğer yazın geliyorsanız El Born ile Barceloneta bölgesini seçin. Baharda veya kışın geliyorsanız Gothic mahallesinde bir yer seçin. Yazın için ayrı öneri yapmamızın sebebi o bölgelerin denize daha yakın olmasından kaynaklanıyor fakat oralarda otel sayısı biraz düşük. Bu yüzden oralar için en güzeli ev kiralamak ve işte tam bu noktada sizi Airbnb’ye havale ediyoruz. Eğer tek başınıza seyahat ediyorsanız ev tutmak pek hesaplı olmayacağı için otel konusunda booking.com veya hostellere göz atmak için hostelworld.com gibi seçenekler sizi bekler.

Eğer baharda veya kışın gelirseniz Gothic mahallesi ve etrafında kaldığınızda fazlasıyla mutlu günler geçireceğinizi garanti ediyoruz. Özellikle hostellerin en yoğun bulunduğu bölgelerden olan Gotik mahallesi ve çevresinde gecelik ortalama 20 euro civarında konaklayabilirsiniz.

Eğer balayına geliyorsanız bizce Gotik Mahallesinin en güzel meydanındaki en güzel butik otel olan Hotel Neri’de kalın. İncelemek isterseniz linki burada.

Barcelona’da Ulaşım

Barcelona’da ulaşım için geniş bir metro ve otobüs ağır mevcuttur fakat bizim tavsiyemiz her şehirde olduğu gibi yürümektir. Özellikle de Barcelona’nın Avrupa şehirleri arasında yürüyerek dolaşılması en fazla keyif veren şehir olduğunu iddia ediyoruz. Günde ortalama 10 km. yürümek artık bir hayal olarak kalmayacak kshdhajs

Hem hesaplı hem de keyifli olan bu seçenek ilginizi çekmediyse dediğimiz gibi metro imkanı da mevcut ve 10 binimlik metro kartını 10,20 euro ödeyerek satın alabiliyorsunuz. Bu kart aynı zamanda otobüslerde de geçerli oluyor. Kaçak binmeyin cezayı yersiniz. Turistik bir şehir olduğu için çok sık kontrol yapılıyor.

Tek yön metro kartı 2,20 Euro

El Prat havaalanını kullanarak şehre geldiyseniz buradan şehir merkezine ulaşımı da tren ile 4,50 euro ödeyerek yapabilirsiniz fakat bu mesafeyi otobüs ile gelmek daha kolay ve daha az zahmetli oluyor. Havaalanı çıkışında direkt binebileceğiniz Aerobus otobüslerine 5,50 euro ödeyerek 20 dakikada Katalunya meydanına ulaşabilirsiniz.

Metro cumartesi günleri 7-24 çalışıyor. Cuma günü ise gece 2’ye kadar.

Akşamları bir de gece otobüsü yani Nitbus imkanı vardır, 11’den sonra çalışmaya başlar ve metronun açılış saati olan sabah 5’e kadar çalışır.

 

Barcelona’da Gezilecek Yerler

Güzide şehrimiz gezilecek yer çeşitliliği bakımından epey yüz güldürüyor. Şöyle adam akıllı her yerini gezebilmek ve şehri tam anlamıyla yaşayabilmek için bir hafta kalmanızı öneriyoruz. Bunun içerisine gece hayatını da dahil ederek söylüyoruz. Hele bir de yazın gidiyorsanız denizden keyif almak için banko bir hafta olmalı diyoruz. Fakat derseniz ki o kadar iznimiz yok siz naaptınız öyle o zaman 4 gün de her yerini didik didik etmek için yeterli olacaktır.

Gezilecek yerlere gelirsek, başlangıç noktası olarak şehrin ana meydanını yani Katalunya Meydanını seçmenizi öneriyoruz. Örneğin ilk iki gün Katalunya meydanının alt tarafını bitirebilir, 3.günden itibaren de üst tarafını bitirebilirsiniz. Bu alt üst kısmını oluşturan ve Katalunya meydanını doğrudan kesen caddenin ismi ise ‘’Gran Via de les Corts Catalanes’’ olarak geçer. Buraların altını üstüne getirmek adına burada nereleri görmeniz gerektiğini detaylı şekilde anlatmak için şehri ikiye bölüp o şekilde gezilecek yerleri sıralayacağız. İlk olarak Katalonya meydanı ve onun altında kalan yerleri sıralıyoruz. Yani denize doğru iniyoruz!

Plaza Catalonia (Katalunya Meydanı)

Burası Barcelona’nın ana meydanıdır. Şehirde bir çok irili ufakli meydan vardır ama hepsinin en büyüğü burasıdır ve şehrin tam olarak merkezindedir. 4 adet önemli caddenin birleştiği meydan olarak da geçer. Bu caddeler; Passeig de Gracia, La Rambla, Rambla de Catalunya, Portal de l’Angel caddeleridir. Bu meydanın bir diğer önemi ise bütün toplu taşıma araçlarının merkezinin burada olmasıdır. Hem metro hem de otobüsler için ana duraktır.

Herhangi bir gösteri veya kutlama olduğunda insanlar bu meydanda toplanır. Protestolar da burada yapılır, şampiyonluk kutlamaları da, hatta yeni yılı karşılama etkinlikleri de burada yapılır. Kısacası Barcelona gezisi için başlangıç noktası olarak bu meydanı almanızı öneriyoruz. Meydanda bir çok tourist info da mevcuttur.

Konum için tıklayın

 

La Rambla

Katalunya meydanındasınız, ortası ağaçlı yolu gördünüz mü? Şimdi oradan kendinizi dümdüz aşağıya denize doğru verin. Mc Donalds ve Desigual mağazasının hemen girişindeki cadde olan La Rambla’dasınız. Rambla’nın anlamı ‘yolun sonu deniz ile biten cadde’ demektir. Dolayısıyla artık bir caddenin adında Rambla görüyorsanız oranın nereye varacağını biliyorsunuz demektir. La Rambla şehrin simge caddelerinden birisidir ve cadde boyunca çok güzel bir şekilde ağaçlandırılmıştır. Burada bir çok mağaza ve restoran yer alır fakat buradaki restoranları pek tavsiye etmiyoruz zira her popüler noktadaki restoranlarda olduğu gibi burada da fiyatlar biraz pahalıdır. Caddenin bittiği yerde ise Kristof Kolomb heykeli ve Marina vardır.

La Rambla boyunca denize doğru ilerlerken sağ taraftaki mahalle Raval, sol taraftaki ise Gotik mahallesidir. Ayrıca La Rambla üzerinde sağ tarafta sırasıyla Liceo Tiyatrosu ile Mercado de Boqueria vardır. Sol tarafta ise şehrin en popüler meydanlarından birisi olan Plaza Real bulunmaktadır.

Konum için tıklayın

 

Raval

La Rambla’dan aşağı doğru inerken sağ tarafta kalan minik sokakların herhangi birinden girip devam ederseniz ulaşacağınız mahalle El Raval’dir. Raval Barcelona’nın göçmen mahallesidir ve çoğunlukla ‘’Paki (Pakistanlı)  mahallesi’’ olarak adlandırılır. Raval’da bir çok güzel restoran, bar ve gece kulübü bulunmaktadır. Şöyle kabaca bi görmek adına küçük bi tur atabilirsiniz ama zaten yeme içme rehberimizi hazırlarken buradan dahil edeceğimiz restoranlarla sizi bu mahalleye illa ki göndereceğiz.

Konum için tıklayın

 

Mercat de la Boqueria

İspanya şehirlerinin karakteristik özelliklerinden bir tanesi her şehirde bulunan sabit pazarlardır. Bu sabit pazarlarda bizde de eskiden olduğu gibi günlük sebze-meyve ile et-balık ürünleri satılır. Bir de buna ek olarak bu pazarlarda kaliteli tapas ve aperatif barlara yer verilir. Boqueria marketi de Barcelona’daki en popüler ve en güzel olanıdır. Madrid’deki kadar güzel olmasa da, en azından taze sıkılmış meyve suyu için uğramanızı tavsiye ederiz.

Konum için tıklayın

 

Barrio Gothic

Gotik mahallesi bizce Barcelona’nın en güzel yeridir, burası şehrin en eski noktası ve labirent vari minik sokaklarla pöti minyon meydanlardan oluşan eski bir Yahudi mahallesidir. Zamanında Romalılar burada ördükleri surlar ile Gotik mahallesi olarak bağımsız bir alan yaratmışlar ve bu surların bir ucu La Rambla, öbür ucu ise El Born meydanına kadar uzanıyormuş. Tarih içerisinde yıkılan bu ayrıştırıcı duvarlardan geriye kalan mahallenin içerisinde öyle enteresan bir düzen var ki bir sokağında yürürken bir sonraki sokağı merakla bekliyorsunuz. Belki karşınıza bir meydan çıkıyor, belki daha da dar bir sokak ve perspektif probleminden dolayı sonunun nereye gittiğini kestiremiyorsunuz. Mahallede yer alan binaların hepsi Neo-Gotik tarzda olduğu için çok eski gözükse de aslında çoğu 19. YY’dan kalmadır. Bunun en güzel örneği de Barcelona Katedralidir. Bu katedralin büyük çoğunluğuna dokunulmamıştır fakat façadesi neo-gotik tarz ile renove edilmiştir.

Bu mahalleyi yürüyerek keşfetmek öyle keyiflidir ki eğer dar sokakları seviyorsanız bu mahallenin hastası olacağınızı garanti ediyoruz. Yapılarının bir çoğunun tarihi 19.YY’a dayansa da aslında daha eski bir mahalle olan Gotik’te Roma dönemine ait bolca kalıntılar bulunmaktadır. Minik sokaklarında bir çok vintage dükkanının ve antikacının yer aldığı Gotik sokaklarında sadece yürüyüş değil aynı zamanda çok ilgi çekici butiklere de denk gelebilirsiniz.

Bunların haricinde kalacak yer olarak da burada hemen her türden otel mevcut. Hostelinden butik hoteline hatta 5 yıldızlı hoteline kadar seçenekler var.

Konum için tıklayın

 

Barcelona Katedrali

Burası Barcelona’nın 1339 yapımlı Gotik Katedrali ve aynı zamanda şehrin baş piskopozu’nun mekanıdır. Neo-gotik tarz ile 1850’li yıllarda façade’nin renovasyonu yapılmış ve bu şekilde günümüze ulaşmıştır. Şu an hala aktif olarak kullanımda olan katedral, daha önce Gotik katedral görmeyen bünyeler için örnek niteliği taşıyabilecek güzellikte ve görkemdedir. Gotik mahallesi turunuzun sonlarına doğru uğramanızı öneririz.

Katedralin bulunduğu meydanda da genellikle her hafta etkinlikler düzenlenir. Bu bazen dans etkinliği olur bazen 2.el pazarı olur ve bu yüzden genellikle meydan boş kalmaz.

Konum için tıklayın

 

Barceloneta

Bir 18 YY. mahallesi ve eski dönemde balıkçı ile çingene kasabası olan Barceloneta, yaz döneminde şehrin en hareketli bölgesidir, sahili ile meşhurdur. Bembeyaz kumdan oluşan Barceloneta plajı 1992 Olimpiyatları için getirilen kumun buraya taşınması ile oluşturulmuştur. Burası aynı zamanda balıkçı restoranlarıyla ve sizi 70’lere götüren minik sokaklarıyla meşhurdur. Barceloneta’nın bir müzesi, Aquarium’u ve kaliteli barları vardır. Bir de Barcelona’ya ait hemen her fotoğraf karesinde yer alan meşhur ‘W’ oteli de Barceloneta sahilinde yer alır.

Konum için tıklayın

 

Ciutadella Villa Olimpica

Barceloneta sahilinin devamı olan Ciutadella Villa Olimpica gece hayatı ve kumarhanesi ile ünlüdür. Sahil boyunca sıralanmış 7 tane gece kulübü, hemen arkasında yer alan kumarhanesi ve Port Olimpic marinasında yer alan restoranları ile akşamları şehrin en hareketli noktası haline dönüşür.

Konum için tıklayın

 

Ciutadella Parkı

Ciutadella bölgesinin en güzel yeri ise Ciutadella parkıdır. İlk yapıldığı dönemde burası şehrin tek yeşil alanıymış ve o zamanlar çok değerliymiş. Şu an içerisinde bir göl ile hayvanat bahçesi yer alıyor ve çok güzel, gösterişli bir çeşmesi bulunuyor. Bir çok çağdaş sanat öğesi ile donatılarak süslenmiş bu gösterişli parkta yerel halk her hafta sonu piknik yapmaya gelir ve epey kalabalık olur. Biraz yeşil ile buluşmak ve yerel halka karışmak için bu parka uğramanızı mutlaka tavsiye ederiz.

Eğer doğa bilimlerine ilginiz varsa burada aynı zamanda bir de Doğa Bilimleri müzesi yer alır.

Konum için tıklayın

 

Arc de Triomf

Ciutadella parkının bittiği yerde Arc de Triomf başlar. Paris’teki Zafer takının muadili konumundadır ve 1888 yılında bu parkta düzenlenen Evrensel Sergi sebebiyle yapılmıştır. Barcelona bütün uluslara hoş geldin diyor düşüncesi ile oluşturulmuş bir zafer takıdır ve üzerinde kullanılan sembol ile amblemler Barcelona krallarından gelmektedir.

Konum için tıklayın

 

Palau de la Musica Catalana

1908 yılında inşa edilen Katalunya Opera Binası UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde yer almaktadır. Modern Katalan mimarisine göre inşa edilen ve tipik Katalan mimari unsurlarını yansıtan bu bina hem dışarıdan hem de içeriden son derece göz kamaştırıcı ve özgündür. Zira yapımında kullanılan renklendirilmiş cam, seramik ve mozaik gibi malzemeler sebebiyle özel bir müzik binasıdır. İçerisine girmeseniz bile dışarıdan görmenizi tavsiye ederiz.

Konum için tıklayın

 

Montjuic

Burası Barcelona’nın en yüksek iki tepesinden bir tanesidir ve eskiden ismi Yahudi dağı olarak anılırdı. Bu tepe, stratejik konumu itibariyle zamanında Barcelona şehrinin kurulmasının ana nedeniymiş ve burayı zenginleştiren değerli bir maden ocağına sahipmiş. Günümüzde ise bu tepenin eteklerinde artık daha farklı nitelikte önemli yapılar bulunuyor. Bunlar; Palau Nacional (National Art Museum of Catalonia), Olympic Stadium, Poble Espanyol, German Pavilion ve Montjuic Kalesi’dir. Montjuic’un karşısındaki geniş meydan ise Plaza España meydanıdır.

Montjuic tepesine çıkmak için iki seçenek vardır. Ya ayaklarınıza güveneceksiniz ya da füniküler kullanacaksınız. Eğer kendinize güvenirseniz 15 dakikada yukarı çıkabilirsiniz zira çok öyle aşırı yüksek değil neredeyse 200 m. gibi bir yüksekliği var. Eğer füniküler diyorsanız bunun için ‘paral-lel’ isimli metro durağından kalkan fünikülere bindiğinizde 2 dakikalık yolculuk sonunda sizi tepeye ulaştırır. Metro kartınız ile aktarım yapabiliyorsunuz.

Montjuic tepesine çıktığınız zaman güzel bir şehir ve liman manzarası ile karşılaşıyorsunuz. Eğer şanslıysanız bazı dönemlerde burada festival etkinlikleri düzenleniyor, belki denk gelirsiniz.

Konum için tıklayın

 

Poble Espanyol

Barselona’ya geldiğinizde sadece şehir hakkında değil fakat genel olarak İspanyol mimari özellikleri hakkında detaylı bilgi edinmek ve 15 adet eyalete ait 117 tipte İspanyol köyünü temsil eden mimari yapıları görmek isterseniz, Montjuic Tepesine çıkarken ulaşabileceğiniz Poble Espanyol’u es geçmemelisiniz.

Poble Espanyol 1929 yılında düzenlenen Uluslar arası Barcelona fuarı için oluşturulmuş bir alan olup İspanyol mimari geleneğini anlatmak hedeflenmiştir. Bu alan yaratılırken bu fikrin kurucuları olan 4 kişilik ekip İspanya genelinde 600.000’den fazla alanı gezerek topladıkları objelerle Poble Espanyol’u oluşturmuştur. Bu yapılar arasında tiyatrodan restorana, zanaat dükkanlarından çağdaş sanat alanlarına kadar yerler bulunmaktadır. Burada aynı zamanda yerel yemekleri yapan restoran ve barlar da yer alıyor. Bir çok yerel ürün yapan dükkandan da o bölgelere ait ürünleri satın alabilirsiniz.

Şu bilgiyi de verelim, İspanya’da aslında 17 adet eyalet, yani bağımsız topluluk bulunuyor fakat bunlardan Kanarya Adaları ile La Rioja, Poble Espanyol’da temsil edilmiyor.

Girişi ücretli ve online bilet satın alırsanız fiyatı 7 euro. Satın almak için buraya tıklayın

Konum için tıklayın

 

*Buraya kadar her şey tamamsa şimdi de Katalonya meydanının üstünde kalan gezilecek yerler ile devam ediyoruz. Muhtemelen buraya kadar olan listeyi 2 günde dolu dolu gezip anca bitirmişsinizdir veya 3. güne kalmıştır ama olsun Barcelona bolca vakti hak ediyor.

 

Eixample

Burası Barcelona’nın en eğlenceli ve büyük ilçelerindendir, büyük çoğunluğu 19.YY başlarında inşa edilmiştir. Eixample yerel halk tarafından çoğu zaman Gay-xample olarak anılır. Barcelona zaten Avrupa’nın en fazla gay-friendly şehirlerinden bir tanesidir ve bunda insanların gösterdiği töleransın etkisi büyüktür. Avrupa çapında her yıl gerçekleşen eşcinsel etkinliklerinin bir çoğu Barcelona veya çevre kasabalarında yapılır. Eixample’de eşcinsellerin çokça yaşadığı bir bölgedir ve özellikle içinde bulundurduğu Gracia bölgesinde gece hayatı son derece hareketlidir ve bar kültürü çok gelişmiştir. Burada insanların en çok tercih ettiği ve akşamları takıldığı meydan ise Plaza del Sol meydanıdır.

Bu arada belirtmekte fayda var, Passeig de Gracia gibi şehrin en önemli caddelerinden bir tanesi ve meşhur Sagrada Familia’da Eixample içerisinde yer alır. Antoni Gaudí’nin Casa Mila ve Casa Batllo’su Passeig de Gracia’da yer alır. Lluis Domenech i Montaner ve Josep Puig i Cadafalch gibi modernist Katalanlara ait binalar da yine bu bölgede yer alır.

Eixample’nin aktif bir gece hayatı vardır ve özellikle Sant Antoni ile Gracia bölgesi bu hareketi oluşturur. Sant Antoni’de bir çok popüler bar ve cafe insanların gözdesidir. Gracia’da ise bir çok trend olmuş mekan vardır ve sayıları da git gide artmaktadır. Şehirdeki Michelin restoranlarının hepsi yine Eixample bölgesindedir.

 

Passeig de Gracia

Burası Katalonya meydanının hemen yukarısında başlayan, Barcelona’nın en çok ziyaret edilen en aktif caddelerinden bir tanesidir. Cadde boyunca bir çok mağaza ve iş yeri vardır. Ayrıca burası Barcelona ve İspanya’nın en pahalı caddesi olarak bilinir. Louis Vuitton’dan Hermes’e kadar bir çok mağaza buradadır. El Nacional gibi önemli bir lüks restoran merkezi de Art Nouveau tarzda binasıyla bu cadde üzerinde yer alır.

Eskiden bu caddede tramvay çalışırken şu an sadece çift yönlü araba trafiği vardır. Hatta tramvay’ın şöyle bir trajik hikayesi var ki o da Gaudi’nin bu caddede sarhoş gezerken tramvayın altında kalarak ölmesidir.

Bu konuyu anektod olarak bir kenara bırakırsak Gaudi’nin bu cadde üzerinde bir çok imzası vardır. Casa Batllo ve Casa Mila bu cadde üzerinde yer alır. Buna ek olarak Casa Amatller de yine buradadır. Lazım olur mu bilinmez ama bizim konsolosluk da bu cadde üstünde yer alır.

Konum için tıklayın

 

Tibidabo

Barcelona’da iki adet tepe olduğunu söylemiştik. Bunlardan en yükseği ise Tibidabo tepesidir. Yaklaşık 500 metre civarında olan Tibidabo tepesinde Sagrat Cor isminde bir Bazilika ile Tibidabo eğlence parkı yer alır. Bazilika’nın yapımı 60 yıl sürdüğü için ilgi çekicidir.

Bu bölgeye en kolay ulaşım füniküler ile yapılır ve yapısı itibariyle İspanya’da tektir fakat bazı problemleri vardır. Mesela ben orada yaşarken bir füniküler kazası olup 4 kişi hayatını kaybetmişti ve o dönem Tibidabo’ya çıkışlar bir süreliğine iptal edilmişti.

Füniküler genelde her yıl Nisan ayı itibariyle çalışmaya başlar ve Ekim gibi sona erer. Bu imkan haricinde otobüs ile de buraya ulaşmak mümkündür fakat biraz zahmetlidir. Plaza Katalunya’dan Tibibus’lar kalkar ve 3 Euro ücret ile sizi tepeye kadar çıkartır. Füniküler ücretleri direkt olarak şoföre ödenir ve kişi başı 1 euro’dur, yolculuk ise 7-8 dakika kadar sürer.

Tibidabo Lunaparkına giriş biletleri de yine Tramvay’da veya online olarak satın alınabilir. Giriş ücreti 28,5 Euro olan biletleri online satın almak için buraya tık tık.

Şehrin en yüksek noktası burası olduğu için midir bilinmez ama halk buraya Tibidabo tepesi yerine Tibidabo dağı demeyi tercih eder. ‘’Monte de Tibidabo’’ eğer şehri ayaklarınızın altına alıp ezmek istiyorsanız çıkmaya değer!

Konum için tıklayın

 

Gaudi

Barcelona dediğimizde Gaudi, Gaudi dediğimizde ise Barcelona herkesin aklına geliyor. Peki kim bu Gaudi ve neler yaptı bu harika şehir için? Bununla ilgili detaylı bir yazı hazırlıyoruz ve ayrıca paylaşacağız. O an gelene kadar bu yazıda size Barcelona’da öncelikli olarak görülmesi gereken en önemli eserlerini aşağıda listeliyoruz. Detaylı liste pek yakında geliyor!

 

La Sagrada Familia

Eveeet geldik Barcelona’nın en bilinen en popüler yapısına. Kutsal Aile anlamına gelen Sagrada Familia, sevgili mimarımız Gaudi’nin en gözde ve en popüler eseri dersek az bile söylemiş oluruz. Burası bir Roman Katolik Kilisesi ve sadece içerisini yılda en az 3 milyon kişi ziyaret ediyor. Yapımına 1882 yılında başlanan kiliseye Gaudi 1884 yılında dahil oluyor ve günümüzde hala tamamlanmadığı için adı bitmeyen kilise olarak anılıyor. Kilisede öyle fazla detay var ki Gaudi bile bu işe dahil olduktan sonra kilisenin tamamlanmış halini göremeyeceğinin farkındaymış. 1926 yılında ölmesinden sonra ise buranın sadece 4 de 1’i tamamlanmış. Şu anda ise %70’inin tamamlanmış olduğu söyleniyor ve biteceği yıl 2032 olarak ön görülüyor. Bu denli yavaş ilerlemesinin sebebi ise halkın desteği ile finanse edilmesinin yanı sıra Gaudi’nin kendine has mimari tarzının çözülememesinden kaynaklanıyor. Aynı zamanda o dönemki tekniğin ve kullanılan malzemenin günümüzde bire bir uygulanması da ayrı bir güçlük yaratıyor. Zaten yapının önüne gittiğiniz zaman eski hali ile yeni halinin arasındaki farkı gözle görülür şekilde anlıyorsunuz. Kilise İspanya için o kadar önemli ki bir çok tartışmayı da yıllar içerisinde beraberinde getirmiş. Mesela adamlar çıkıp underground hızlı tren yapalım buradan ta Fransa’ya gitsin teklifi getirmiş fakat bu hadise yapının dengesini bozar düşüncesiyle bu fikirden vazgeçilmiş.

Art Nouveau, Katalan Modernismi ve Neo-gotik tarzlarının birleşmesinden oluşan bir tarza sahip olan Sagrada Familia’da yoğunlukla doğadaki figürlerin doğal formlarında işlenmesi ve sembolizm öğelerinin kullanılmasıyla detayları oluşturulmuş. Kilise tamamlandığı zaman üç farklı façade(ön yüz) sahip olacak. İlki İsanın doğumu, ikincisi İsanın tutkusu, üçüncüsü de İsanın zaferini temsil edecek. Ayrıca 18 adet çan kulesi bulunacak fakat henüz 8’i tamamlanmış. Sagrada Familia tamamlandığı zaman Dünya’nın en yüksek kilisesi olacağı söyleniyor ve günümüzdeki haliyle dahi bu denli yüksek olmasının sebebi ise denizcilerin şehri gördüklerinde fark edecekleri ilk şeyin Sagrada Familia olsun istenmiştir ve bu yüzden mümkün olan en yüksek şekilde inşa edilmiştir.

Sagrada Familia’nın dışındaki görkemini içeride bulmak bizce pek mümkün değil. Eğer mimar değilseniz içi pek ilginizi çekmeyecektir çünkü dışındaki göz doyuruculuk içeride bulunmaz. Genel olarak Gaudi’nin eserlerinde bu durum mevcuttur. Yapılarının içindeki sadelik Casa Batllo ile Casa Mila için de geçerlidir. Yine de içini ziyaret etmek isterseniz sabah 9 ile akşam 7 arası açıktır ve giriş ücreti 15 Euro’dur. Biletleri incelemek için buraya tık tık.

Bittiğinde nasıl tamamlanacağını gösteren bir de video ekliyoruz.

Konum için tıklayın

 

Park Güell

Gaudi’nin, Sagrada Familia’sından sonra gelen bir diğer popüler eseri olan Parc Güell, 1923’de halka açılmış bir parktır. Yine doğa figürlerinin, sembollerin, rengarenk mozaiklerin ve kubbe biçimindeki çatıların bir araya gelmesiyle oluşturulan, gezmesi son derece keyifli bir parktır ve Güell ailesi adına yapılmıştır.

2013 yılına kadar parka girişler tamamen ücretsizdi fakat artık ana girişi, terası ve mozaiklerin bulunduğu diğer bölümleri gezebilmek için giriş ücreti ödemek gerekiyor. Ücretsiz olan kısımlarında ise Gaudi imzaları bulunmuyor. Fakat şöyle güzel bir haberimiz var, hem Sagrada Familia hem de Parc Güell’i birlikte ziyaret ederseniz toplu bir indirim alıyorsunuz ve bu indirimi de bilet alırken bu şekilde satın alırken daha az ödüyorsunuz.

İçeri girişlerde online bilet satın alabiliyorsunuz fakat önceden rezervasyon yaptırmanız gerekiyor. O yüzden size şimdi hem rezervasyon hem de online bilet satın alabileceğiniz linki veriyoruz ve giriş ücreti 7.5 Euro. Link için buraya tık tık.

Konum için tıklayın

 

Casa Mila ( La Pedrera )

Dalgalı ve taştan bina ön yüzüyle, pejmürde duruşuyla, demir ile sert bir mizaç verilerek oluşturulan balkonlarıyla, epey tartışmalı bir yapı olan Casa Mila da Gaudi’nin bir başka eseridir. Passeig de Gracia caddesinin paralelinde yer alan ve Gaudi’nin UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde bulunan bir başka yapısı olan Casa Mila’yı gezmek için online bilet satın alabilirsiniz. Biletlere şuradan bakabilirsiniz.

Konum için tıklayın

 

Casa Batllo

Modernist tarzda inşa edilmiş binanın neredeyse tamamı mozaik ile kaplı ve yine neredeyse hiçbir yerinde dümdüz bir çizgi görmek mümkün değil. Bu bina bizzat Gaudi tarafından tasarlandı ve her detayını kendisi işledi. Bu yüzden de yine onun baş yapıtlarından bir tanesi ve 1904 yılında tamamlanmış. Dışarıdan harika fakat içeriden biraz yavan kalan Batllo’nun bizce sadece dışını gezmeniz yeterli olacaktır. İçeriye girerseniz de mutlaka çatısına çıkın çünkü en güzel kısımlarından biridir ve bazı akşamlar saat 8’de canlı müzik yayını yapılır. Hem etkinlikleri takip etmek hem de online bilet satın almak için linki şuraya bırakıyoruz. Online alırsanız daha ucuza geliyor, haberiniz olsun.

Konum için tıklayın

 

Casa Amatller

Burası hemen Casa Battlo’nun yanında yer alan ve bir nebze de olsa onun gölgesinde kalan bir yapı çünkü Gaudi’ye ait değildir. Ondan ve Katalan Modernizm’inden esinlenen bir başka Katalan mimar olan Josep Puig i Cadafalch’ın elinden çıkan bu bina Amatller ailesine aittir. Eğer içerisini gezmek isterseniz giriş biletleri için linki şuraya bırakıyoruz

Konum için tıklayın

 

*Buraya kadar şehrin hemen hemen altını üstüne getirdik. Şimdi sırada eşsiz Barcelona meydanları var!

Barcelona Meydanları

Avrupa’da meydan dediğimiz zaman aklımıza ilk gelen Ülkeler İspanya ile İtalya olur. Bu meydan kültürünün ilk çıktığı yer ise İspanya’dır.

Plaza kelimesi İspanyolca meydan anlamına gelmektedir ve İspanya şehirlerinin karakteristiğini bu meydanlar oluşturur. Dolaştığınız her İspanyol şehrinde irili ufaklı meydanlar ile karşılaşmışsınızdır ve Barcelona bu konuda Madrid’den daha fazla mesafe kat etmiş bir şehirdir. Meydanlar genellikle bir katedrale, bir yönetim merkezine ve bir tabur askerin geçit yapabileceği büyüklüğe sahip olacak şekilde yapılırlar. Şimdi size Barcelona’da bulunan en güzel meydanları listeliyoruz.

 

Plaza Real

La Rambla’dan denize doğru inerken sol tarafta yer alan harika bir meydandır. İçerisinde bir çok üst kalite restoran ve gece kulübü yer alır. Bu konudaki önerilerimizi Barcelona yeme içme rehberi yazımızda vereceğiz.

Meydandaki lambalar bile Gaudi tarafından tasarlanmıştır. Palmiyeleriyle birlikte acayip fotojeniktir, mutlaka ama mutlaka uğranmalıdır. Eğer yaz akşamı oradaysanız meydana çöküp birer drink almanız şiddetle tavsiye edilir.

Konum için tıklayın

 

El Born

Barcelona’daki yerleri anlatırken bir çoğu için en güzel veya çok güzel dediğimiz doğrudur. Kendi içimizde konuşurken bile sıralama yapamaz durumdayız. El Born’da bu çok sevdiklerimizden biri olduğu için sınıflandırmakta güçlük çekiyoruz. Bu mahallede her şey var, bazen bohem ruhluyken bazen hareket kazanır, bazen de artistik dokunuşlar göze çarpar ve renkli atmosferiyle bir anda göz kamaştırır. Özetle vakit geçirilmesi gereken çok güzel bir meydandır. El Born’a geldiğiniz zaman bu meydanda ve ara sokaklarında şehrin en güzel bistro barlarını, tapas barlarını ve vintage butiklerini bulabiliyorsunuz. Bu mahallenin sokaklarında yürürken bir çok tasarımcıya ait dükkan, workshop atölyesi, ve butik göreceksiniz. Özellikle Flassaders ile L’esparteria sokaklarında bir çok butik bulabilirsiniz.

Kültürel aktivite olarak El Born’da iki tane müze yer alır. Eskiden La Boqueria gibi bir Sabit Pazar olan Mercado del Born artık bir Arkeoloji Müzesi ve giriş ücretsiz olduğu için boş vaktinizde göz atabilirsiniz. Diğer müze ise meşhur Picasso müzesi’dir.

El Born’un Katalanlar için sembolik bir değeri de vardır. Meydanda yer alan Basilica Santa Maria del Mar’ın hemen yanındaki meydanda hiç sönmeyen bir ateş göreceksiniz. Bu ateş, İspanya sivil savaşında ölen Katalanlar için yanar ve söylenene göre o günlerden bu güne hiç söndürülmemiştir. Olay Katalan bağımsızlığına dek devam edeceğe benziyor.

Konum için tıklayın

 

Plaza España

Şu meşhur 1929 Uluslar arası fuar ne kadar önemli bir etkinlikse adamlar bunun için bütün şehri yenilemişler. Bu meydan da günümüzde Barcelona’nın önemli meydanlarından bir tanesi olup yine bu tarihte yapılmıştır ve Montjuic tepesinin hemen karşısında yer alır.

Meydan aynı zamanda, şehrin 2 tane ana caddesinin kesiştiği noktadadır ve tam ortasında Gaudi imzalı bir çeşme bulunmaktadır. Buranın bir diğer özelliği ise Barcelona’daki tek Boğa Güreşi Arenasına ev sahipliği yapması. Gerçi günümüzde boğa güreşleri Katalonya’da yasaklandığından beri burası artık bir avm olarak hizmet veriyor. Bu şekilde söyleyince kulağa çok Türk işi geldi değil mi? :)

Konum için tıklayın

 

Plaza del Sol

Eixample’yi anlatırken bahsettiğimiz eğlenceli mahalle Gracia’daki akşam buluşmalarının en büyük adresi olan Sol meydanında bir akşam üstü drinki almaz mısın tatlı kıs? Tavsiyedir, oturması pek keyiflidir, sadece meydana bağlı kalmayıp çevredeki sokakları da keşfetmenizi öneririz.

Konum için tıklayın

 

Bonus:

Camp Nou

Barcelona şehri tabii ki de o efsane futbol takımıyla bilinir. İşte o efsane futbol takımı Avrupa’nın en büyük stadına sahiptir ve güzel haberi veriyoruz, bu tarihi stadı gezmek için turlar düzenleniyor. Bu turlar biraz pahalı olsa da hastasına hitap edeceği kesin. (25 Euro)

Stad turu için online bilet satın almak için buraya tıklayabilirsiniz.

Konum için tıklayın

 

Gezdik eğlendik dere tepe aştık ama daha bitmedi. Barcelona bu kadar değil bir de bu şehrin müzeleri, enfes restoranları, eğlenceli barları, renkli festivalleri ve birbirinden güzel sahil kasabaları var. Gaudi ve eserleri ile ilgili yazıya ek olarak bunlarla ilgili de ayrıca yazılar ve laflar hazırlayacağız. Barcelona yeme içme rehberimiz için buraya tıklayabilirsiniz.

 

Bütçe

Barcelona, Avrupa’da bu denli turistik olup da buna göre bu seviye için cepleri nispeden daha az yoran bir şehridir. Diğer Avrupa başkentlerine kıyasla yarı yarıya daha ucuzdur. Akdeniz ülkelerinin genel olarak daha makul fiyat seviyeli yerler olmasının etkisini burada görüyoruz. Tabii ki Euro’nun şu an 6 TL’ye yaklaştığı bu dönemde ne kadar ucuz olabilir diyorsunuzdur fakat yine de bir Paris veya Londra veya Amsterdam hiç değildir. Barcelona oralara göre yeterince ucuz bir şehirdir. Bunu gerek konaklama, gerek yeme-içme açısından söylüyoruz. Mini bir liste yaparsak;

Kahve: 1,5 Euro

Bira: 2.5 Euro

Ortalama bir restoranda akşam yemeği: 10-15 Euro

Lüks bir restoranda akşam yemeği: 25-35 Euro

1 günlük ortalama market alışverişi: 15 Euro

Barcelona yaşanılası ve yaşlanılası bir şehirdir. Eğer imkanınız varsa yurt dışında görmeniz gereken ilk şehrin burası olduğunu iddia ediyoruz. İşte bu yüzden Barcelona’nın bünyeye faydasını ve insan ruhuna etkisini anlamak için buraya gelip en az bir hafta kalmanızı öneririz.

Sevgiyle kalın :)

Bilinmesi Gerekenler

İspanya’ya gelebilmek için Schengen vizesi almanız gerekmektedir. Vize için şu adresten randevu alabilirsiniz. İspanya vizesi

İspanya’da geçerli para birimi Euro’dur.

Madrid, İspanya’nın başkentidir.

Barcelona, yılın 9 ayı güneş alan bir şehirdir ve en sıcak dönemi Ağustos ayı iken en soğuk dönemi de Şubat ayıdır. Yıllık sıcaklık ortalaması ise 20 derecedir.

Barcelona İspanya’nın Katalonya bölgesinde yer alır ve bu bölgenin başkentidir.

Katalunya bölgesinde yaşayan insanlar Katalan’dır ve konuştukları dil İspanyolca’dan farklı bir dil olarak Katalanca’dır. Bu dil daha çok Fransızca’ya yakındır.

Barcelona’nın nüfusu 2 milyon’dur ve her yıl ortalama 15 milyon turist şehri ziyaret eder.

Katalunya ile İspanya’nın hüsumeti bundan yaklaşık 300 yıl öncesine dayanmaktadır. Bu tarihte İspanya’nın Katalunya bölgesini işgal etmesi neticesinde bu bölge İspanya’ya bağlanmıştır ve o günden bu yana Katalan halkı İspanya’dan bağımsızlık talep etmektedir.

Barcelona denizi mavi bayraklıdır.

Barcelona’da yankesicilik çok yaygındır ve şehirde dolaşırken çantalarınıza sahip çıkmanız gerekir. Özellikle sahilde denize girerken bu konuda dikkatli olmalısınız çünkü çok sayıda hırsızlık olayı görüyoruz.

Barcelona sokaklarında içki içmek yasaktır ve polis sizi tespit ederse 25 Euro cezası vardır. Sokaklara işemenin cezası da 48 Euro’dur :)

La Rambla’nın hemen bittiği yerde bulunan Kristof Kolomb heykelinin eli ile Hindistan’ı işaret edilerek bir ironi yapılmıştır.

Gran Via caddesi Barcelona’yı ikiye bölen bir caddedir. Diagonal caddesi ise şehri Diagonal olarak kesmektedir ve bir ucu Gran Via ile birleşir.

Barcelona’ya gitmişken Gotik mahallesindeki Espadril atölyelerinden Espadril almadan dönmeyin.

İspanya’da akşam yemeği için restoranlar saat 9’dan sonra dolar, gece kulüpleri ise gece 2’den sonra başlar. Öncesinde giderseniz her iki tarafta da boş mekanlar ile karşılaşma ihtimaliniz epey yüksektir.

Paella, İspanya mutfağının en meşhur yemeklerinden bir tanesidir fakat bu yemeği sadece Barceloneta bölgesindeki restoranlarda yemelisiniz çünkü Gotik mahallesi ve La Rambla dahil olmak üzere burada hep dondurulmuş ürünlerle yapılmaktadır.

Temel İspanyolca Kelimeler

  • Si – Evet
  • No – Hayır
  • Buenos Dias – Günaydın
  • Buenas Tardes – Tünaydın
  • Buenas Noches – İyi akşamlar
  • Mucho Gusto – Memnun oldum.
  • Adios – Hoşçakal
  • Como esta? – Nasılsın
  • Gracias – Teşekkürler
  • De Nada – Bir şey değil
  • Disculpe – Pardon!
  • Socorro! – Yardım!
  • Por Favor – Lütfen
  • No entiendo – Anlamıyorum
  • Cuanto cuesta? – Bunun fiyatı kadar?
  • La cuenta por favor – Hesap lütfen
  • Que es esto? – Bu nedir?
  • Donde esta el bano? – Tuvalet nerede?
  • Puedo fumar? – Sigara içebilir miyim?
  • De donde viene usted? – Nereden geliyorsunuz?
  • Que hora es? – Saat kaç?
  • Que me recomienda para comer? – Yemek için ne tavsiye edersiniz?
  • Como puedo ir a …. ? – ….. nasıl gidebilirim?

0 Comments

Submit a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Pin It on Pinterest

Share This