Alicante

Palmiyeli Cennet Alicante

Alicante Seyahat Rehberi

Alicante, İspanya’nın güneybatısında yer alan ve Valencia’ya 2 saat uzaklıkta bulunan hoş bir sahil kentimizdir. İspanya’nın en güzel sahillerinden birinin burada yer aldığını duyduktan sonra burayı boş geçmek bize yakışmazdı. Siz de Barcelona’dan kendinizi aşağı doğru bırakıp sahil boyunca ilerlerken Valencia sonrasında buraya gelerek mantıklı bir rota çizmiş olursunuz. Alicante’nin her biri birer cennet köşesi minik meydanları ve şirin sokakları bizi öyle güzel içine çekti ki her adımda huzur doluyduk adeta!

Alicante’ye Nasıl Gidilir, Nerede Kalınır?

Biz direkt hedefe oynayıp Barcelona’dan uçakla geldik. Uçakla gelmenin en can sıkıcı tarafı hava alanından şehre varışınız, eğer taksiye binmiyorsanız veya araba kiralamıyorsanız biraz yorucu olabilir. Fakat araba kiralarsanız max. 20 dakikada şehre varırsınız, aksi takdirde sizi 2 adet aktarmalı otobüs yolculuğu ve yürüyüş bekliyor. Bu da yaklaşık 1 saat gibi bir sürede şehir merkezine ulaşmanız anlamına geliyor bilginiz olsun. Otobüs ücreti kişi başı 4 euro tek yön.

Kalınacak yer ile ilgili olarak ise bizim kaldığımız otelin ismi Pension Portugal ve burayı tavsiye etmiyoruz. Bizim tavsiyemiz kesinlikle El Barrio bölgesinde kalmanızdan yana olur. Old Town ve sahile yakın. Booking veya hostelworld üzerinden bir çok düşük bütçeli tesise ulaşabilirsiniz. Burada bir Bask bölgesi pahalılığı olmadığını hatırlatır ve aksine fiyatların uygun olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebiliriz.

 

Alicante’de Gezilecek Yerler

Alicante’nin bulunduğu sahil ”Costa Blanca” yani Beyaz Sahil olarak geçiyor ve Alman ile İngiliz turistler tarafından yaz tatili için sıkça tercih ediliyor. Kumunun beyazlığından ve berraklığından mı buraya beyaz sahil deniyor bilmiyoruz ama bu tanımı hak ettiğini söyleyebiliriz. Kumu gerçekten çok güzel. Alicante’de yer alan Kale (Castillo de Santa Barbara) harici gezilecek meşhur bir yer yok. Marinanın sonuna gelince kafanızı hafifçe yukarı kaldırın. Evet işte orada tam soldaki tepeden bahsediyoruz. Alicante’nin Gardiyanı Kalemizi göreceksiniz.

Mimariye meraklı olanlar için ise belediye binası Ajuntamiento görülmesi gereken bir yer. Old Town’da bulunan bu bina 18.yy’da Lorenzo Chápuli tarafından inşa edilmiştir. Şehirde Müslümanlardan kalma iki adet eser de var. Aynı zamanda şehirdeki en eski kilise olan Santa Maria kilisesi Araplar tarafından cami olarak yaptırılmış fakat 14.yy’da Valencia Gotik tarzı ile yenilenmiş ve günümüzde kilise olarak kullanılıyor. Buradan biraz ilerleyince de karşımıza Santa Nicholas katedrali geliyor, burası da eski cami yeni kilise olarak 1600’lü yıllarda yapılmış.

Ek olarak Plaza Puerta del Mar‘a giderseniz burada otelleri, restoranları ve barları bulacaksınız. Bir İspanyol klasiği olan açık market alanları Alicantede’de var, Mercado Central‘i gezip yerel sebze ve meyveleri tadabilir, İspanyol usulü taze soğuk mezeleri tadabilirsiniz.

Alicante’yi gezmeye sahildeki yürüyüş alanları ile başlayabilirsiniz. Explanada de Espana isimli palmiyelerle dolu uzun yürüyüş yolunda bir çok cafe var ve bu yol marina sonrası sahil boyunca uzanıyor. Caddenin hemen başında yer alan Parque de Canalejas isimli parkta yer alan kauçuk ağaçları ilgi çekici. Özellikle bizim gibi daha önce kauçuk ağacı görmeyen bünyeler için ilgi çekiciydi. Kauçuk ”Ficus Elastica” olarak ispanyolcaya çeviriliyor. Eğer dediğimiz yeri bulamazsanız bu şekilde sorabilirsiniz.

Yürüyüş yolu boyunca bir çok aktivite görebilirsiniz. Biz de başladık Explanada de Espana‘dan yürümeye, marinası ve yürüme yolu (Explanada) veteran nüfus eşliğinde pek bi’ dingindi, hele ki sahil yoluna kurulmuş mini amfideki veteran orkestrası ve seyircileri sakinlik ve huzur arayanlar için bir tercih olabilirdi. Gerçi bu tip veteran orkestraları manzarası mevzu İspanya olunca çokça alışık olduğumuz bir durum ama olsun. Sanırım İspanyolların yaşlılık aktivitesi müzikle uğraşmak olmalı! Bu insanlar sokakta müzik yapmayı epey seviyorlar. Konumuza geri dönersek, sahil boyunca yürürken muhteşem yatlar dikkatinizi çekecektir. Alicante, marinasında yüzlerce harika tekneye ev sahipliği yapıyor. Yolun devamında ise beyaz kumlu plajımız Playa del Postiguet‘i göreceksiniz.

Kale konusuna geri dönersek, İlk olarak aşağıdan baktığımızda gerçekten kale dediğin böyle olur dedik, bulunduğu tepeyi tamamiyle kaplamış ve tüm yollar ona çıkıyor. Ama küçük bir problem var çünkü o kadar dere tepe düz gidecek enerji yoktu ama imdadımıza kale’ye çıkılması için kullanılan asansör yetişti. Tepenin eteklerindeki giriş kapısından bir tünele girdikten sonra asansörle 20 saniyede kalenin tepesine çıkıyorsunuz. Bu sayede Kaleye çıkışımız gayet kolay olmuştu. Şehrin en turistik noktası olunca bir anda insan kalabalığı sizi karşılıyor. Bu arada kaleye giriş için bir ücret ödenmiyor. Kalenin konumu ile ilgili hep tepe dedik fakat burası aslında dağ olarak adlandırılıyor ve ismi de Benacantil Dağı. Buradaki manzara gerçekten keyifliydi. Güneşi kalenin arkasında bıraktıktan sonra aşağı inmenizi tavsiye ediyoruz.

Alicante Akşamları

Dediğimiz gibi güneşi kalenin arkasında batırdıktan sonra El Barrio bölgesine gidebilirsiniz. El Barrio’nun hareketli kalabalığında sokak şarkıcıları eşliğinde klasik bir İspanyol akşam yemeği için hepsi ayrı birer cennet köşesi olan küçük plazalara dalabilirsiniz. Zaten Alicante dediğin küçücük memleket, El Barrio ise tüm pöti minyonluğu ve daracık sokaklarının içinde barındırdığı şirin restoranlarıyla birçok seçenek sunuyor. Özellikle muhabbeti bol gözüken barlarının ucuzluğunu görünce insan mutluluktan sarhoş oluyor :) El Barrio’yu keşfederken karşınıza en popüler iki barı olan Jager bar ve Havana bar çıkacak. Buralara uğramanızı öneriyoruz.

Akşam yemeği için Calle de Munoz’da yer alan Peppe Pizzeria isimli İtalyan restoranını deneyebilirsiniz. Biz mutlu ayrıldık. Alicante’ye özel yerel bir lezzet yok. Burada Yeme-içmede Valencia kültürü hakim. Valencia yeme içme kültürü ile ilgili bir başka yazımızda bilgi vereceğiz.

Alicante bizim için okyanus vari mükemmel ince kumu, yetime vururcasına çarpan dalgaları, uzun palmiyeleri, barlarında vakit geçirdiğimiz güzel insanlarıyla hatırlanacak. Burası için maksimum 1 gece ayırmanız yeterli olacaktır. Bu huzur dolu minik şehrin en önemli özelliğinin güzel sahili olduğundan bahsettiğimizden de anlayacağınız üzere buraya yazın gelmek en doğru tercih olacaktır.

İyi tatiller!

Bilinmesi Gerekenler

  • İspanya’ya gelirken Schengen vizesi almanız gerekmektedir. Vize için http://www.vfsglobal.com/spain/turkey/ 
  • İspanya para birimi Euro’dur.
  • Alicante’nin en sıcak zamanı ortalama 26 derece ile Ağustos ayıdır. Yine Ağustos’ta deniz sıcaklığı 26 derecedir. 
  • Şehir Valencian Community bölgesinin içinde yer alıyor ve Valencia’dan sonra en fazla nüfusa sahip 2. şehirdir.
  • Şehrin ismi Arapça’dan geliyor. Al-Laqant olarak adlandırılan şehrin ismi latincenin yardımıyla Alicante oluyor.
  • Lucentum, Alicante’de yer alan antik Roma bölgesine verilen ismiyle bugün burası bir çok organizasyonda sembolize ediliyor ve ismi geçiyor.
  • Alicante aynı zamanda şarap yapımında kullanılan ve şırası kırmızı renkte olan ender bir üzüm çeşididir. Şaraba koyu kırmızı renk ve yumuşak içim özelliği kazandırır.
  • Burada deri endüstrisi gelişmiş olduğundan özellikle ayakkabı alışverişi için güzel bir tercih olacaktır. Ekonomik olarak ise Alicante 2010 yılına kadar ki tabloda İspanya’nın en hızlı büyüyen şehirlerinden bir tanesiydi.
  • İspanyol helvası olarak diyebileceğimiz Turron’un tadına bakın. Genelde Noel dönemi yapılan badem ezmesi bazlı bu tatlıyı üretim yeri olan Alicante’de denemelisiniz.
  • Alicante’de toplu ulaşım güven esasına dayalı işliyor diyebiliriz. Ücret ödemeden toplu ulaşımı kullanmak kolay, vicdanınızla baş başasınız. 
  • Explanada yürüyüş yolunda yol boyunca toplam 6.5 milyon adet mermer çini döşenmiş. Dalgalı motifli bu yolda yürümesi epey keyifli. 
  • Santa Barbara Kalesinin geçmişi 9. YY’daki Endülüs Emevilerine dayanıyor. 18. YY’a kadar askeri amaçlar için kullanılan kale bir dönem hapishane olarakta kullanılmış olup son 50 yıldır ise ziyaretçilere açık durumdadır.

Temel İspanyolca Kelimeler

  • Si – Evet
  • No – Hayır
  • Buenos Dias – Günaydın
  • Buenas Tardes – Tünaydın
  • Buenas Noches – İyi akşamlar
  • Mucho Gusto – Memnun oldum.
  • Adios – Hoşçakal
  • Como esta? – Nasılsın
  • Gracias – Teşekkürler
  • De Nada – Bir şey değil
  • Disculpe – Pardon!
  • Socorro! – Yardım!
  • Por Favor – Lütfen
  • No entiendo – Anlamıyorum
  • Cuanto cuesta? – Bunun fiyatı kadar?
  • La cuenta por favor – Hesap lütfen
  • Que es esto? – Bu nedir?
  • Donde esta el bano? – Tuvalet nerede?
  • Puedo fumar? – Sigara içebilir miyim?
  • De donde viene usted? – Nereden geliyorsunuz?
  • Que hora es? – Saat kaç?
  • Que me recomienda para comer? – Yemek için ne tavsiye edersiniz?
  • Como puedo ir a …. ? – ….. nasıl gidebilirim?

Pin It on Pinterest

Share This